Mısır'da seçime itiraz
Mısır'da seçime itiraz
Görmez: İslam'a dışarıdan baskı var
Görmez: İslam'a dışarıdan baskı var
Emniyet'ten pasaport alacaklara önemli uyarı
Emniyet'ten pasaport alacaklara önemli uyarı
Abdullah Gül'den olur mu?
Abdullah Gül'den olur mu?
'Tanklarla evimi kuşatıp kapımı kırdılar'
'Tanklarla evimi kuşatıp kapımı kırdılar'
Ah MHP vah MHP (2)
kocak6@hotmail.com
11.05.2011





Demokratik bir yarış olan seçimlerin bir bayram havası içinde geçmesi en büyük arzumuzdur. Ancak, bu süreçte istenmedik olaylar da maalesef yaşanmaktadır.  

Bir yanda terör belası ve bölücü ihanetin siyasi arenadaki taşeronu BDP kökenli bağımsız milletvekili adaylarının pervasız ve küstahça açıklamaları, diğer yandan yine gizli kamera kayıtları, yine MHP yöneticileri ve milletvekili adaylarının iğrenç olduğu kadar tiksindirici görüntüleri ile başlayan ‘namus ve özel hayat’ tartışmaları…

Bütün bunların üzerine bir de sözüm ona bu ülkeyi yönetmeye talip liderlerin meydanlardaki ahlak ve sabır sınırlarını zorlayan hakaret dolu sözleri.

İşte bütün bunlar demokrasi kültürümüzün hangi seviyelerde olduğunu göstermektedir. Kısacası ağzımızın tadıyla bir seçim heyecanını yaşamadık diyerek asıl konumuza dönmek istiyorum.

Özel hayat, edep ve haya tartışmaları

Birinci kasetle şoke olan ülkücülerin; teşkilat içi tartışmalara yol açan o iğrenç görüntü ve konuşmaların bir benzeri olan ikinci kasete tepkisi büyük oldu.. 
Türkiye’de gündem bir anda değişti ve ‘gizli kamera, siyasi komplo ve skandal kaset’ ayrıca ‘özel hayat, edep ve haya’ gibi konular üzerinden yeni tartışmalar başladı. Kısacası siyasi hayatımızın dengeleri de alt üst oldu.  

Bundan kısa bir zaman önce ajanslara servis edilen ve iki MHP Genel Başkan yardımcısını istifa etmeye mecbur eden
(yazmaya bile haya ettiğim) o çirkin sözler ve görüntüler hakkında “Ah MHP Vah MHP” başlıklı bir yazı kaleme almıştım.
Bu yazımda Genel Başkan Sayın Bahçeli’yi “Samimi ülkücüleri uzaklaştırıp bu partiyi Ergenekoncu, alemci, alkol ve uçkur düşkünü kişilerle doldurdunuz. Bunlar mı nizam-ı alem davasını temsil edecekler?” şeklinde eleştirdikten sonra bir de “Yönetim kadronuz içinde benzeri olayların devamı olabilir, ya temizle ya da istifa et” uyarısında bulunmuştum. Kendisine “Hain ilan ettiğiniz ülkücülerden özür dileme erdemliliği göster. Bu size hiçbir şey kaybettirmez, çok şey kazandırır” şeklinde bir de çağrıda bulunmuştum.

Ancak o bu uyarılara aldırmadan kendi üslubuyla başkalarını suçladıkça suçladı. Bu arada ikinci kasetin ajanslara düşmesiyle barajın altında kalma korkusuna kapılan  MHP’de bir iç hesaplaşmanın başlamasına sebep olundu.
İnternet sitelerinde bu olaylar karşısında ülkücüler tarafından yapılan bazı yorumlarda şunları soruyorlar:

¥ Peki, siz partinize, seçmeninize ve inanç değerlerinize karşı sorumlu değil misiniz?

¥ Unutma ki;  bu değerler uğruna binlerce şehit verildi, genç kızlarımız dul kaldı, nice yavrular yetim büyüdü.  Binlerce  genç ülkücü işkencelerden geçti ve zindanlarda gün saydı. Hâlâ  binlercesi sürgünleri yaşıyor. Bunlara karşı vicdanî bir sorumluluk duymuyor musunuz?

¥ Siz bir yandan onların kanları ve ödedikleri bedeller üzerinden siyasi ikbal peşinde koşacaksınız, diğer yandan yaptığınız kepazeliklerden dolayı onlara karşı olan vicdanî sorumluluktan kaçacaksınız...

¥ Bu mu sizin Ülkücülüğünüz?

¥ Bu mu sizin dava adamlığınız?

Bu duruma sadece ülkücüler değil; ahlak değerlerinin bu şekilde bir siyasi partinin üst düzey görevlileri tarafından hiçe sayılmasını kabullenmeyen her vatandaşımız tepki göstermektedir.

Ahlaksızlık özel hayat olamaz

‘Özel hayat’ denilerek ahlak dışı davranışlara haklılık payı çıkarılmaya çalışılması utanç vericidir. Kaldı ki bu davranışlarda bulunanlar sıradan bir MHP’li değil, MHP Genel Başkan yardımcısı ve milletvekili adayları idiler.

Namuslu insanların  ‘özel hayatı’ ancak meşru eşiyle olur. Ahlak dışı ilişkiler ‘özel hayat’tan sayılamaz ve de kabul edilemez.
Görmeyelim mi, duymayıp susalım mı?

Kişilerin gizli kameralar ile izlenmesi ve kasetlere kaydedilip ifşa edilmesi ahlaksızlıktır.
Ancak öte yandan, toplumsal değer yargılarımız, inançlarımız ve aile yapımız açısından ahlak dışı kabul edilen bu görüntüler, kesinlikle edepsizlik ve hayasızlıktır.

Bu gerçekler ortada iken Sayın Genel Başkan Bahçeli bir vicdan muhasebesi yapmak, bir özeleştiri çerçevesinde hatalarını kabul ederek (gerekirse istifa etmek) yerine, geçen zaman içinde önce olayı örtbas etmeye kalktı, başaramayınca ‘Okyanus Ötesi’nde isimsiz bir suçlu ilan etti ve sorumluluğu hükümete yüklemeye kalktı.
Yahu hükümet işini gücünü bırakıp sizin pisliklerinizle mi uğraşsın?
Peki, hırsızın hiç mi suçu yok demezler mi Sayın Bahçeli;

Sizce nasıl yapalım; ne dersiniz… Bu ifşa edilenleri görmezlikten mi gelelim? Bu yaşananları konuşup tartışmayalım veya size zarar veriyor diye bu kepazelikleri kabullenip susalım mı?

Unutmayın ki; biz sussak ve görmezlikten gelsek de MHP seçmeni bunları asla kabul etmez ve seçimlerde bunun hesabını sorar.

Size bu yazımın sonunda yine bir dostane çağrıda bulunmak istiyorum; MHP’nin ve bu işin bu hale gelmesinin sorumluluğunu, kabul edip istifa edin. Aksi halde seçim sonrasında MHP’de yaşanması muhtemel bir iç isyan ve hesaplaşma ile karşı karşıya kalacaksınız. Bizden söylemesi…
Omer Bal
Boz kurt, ne alaka onlarin yaptigi ahlak, savunduklari davaya uyuyormu?
Adanadaki genel baskan yardimciniz(aileden soromlu) pavyonlarda hayati gecti ve bu adami genel baskanyardimcisi yapiyorsun.Birak kardesim bu ne pehriz bu ne lahana tursusu. Simdiye tek MHP nin bana bir tek icraatini anlatta taktir ediyim.Icraat fukaralari, sadece laf eee lafla gemi yurumuyor. Akilli olalim.
15.05.2011 13:29:40
bozkurt
Sana mı kaldı akıl vermek..kaset çıkmasaydı oyunu mhp ye mi verecektin..kaset üzerinden siyaset yapmak hangi dinde hangi kültürde var kadın satıp para kazanmakla kaset satıp oy kazanmak arasında bir fark var mı sence...
13.05.2011 19:35:53
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Yazarlar
Alıntı
Çeviri
Piyasalar
  Değer Artış
Euro 2,3110
Dolar 1,8470
Altın 93,4081
Röportaj
Gazeteler
Facebook