Mısır'da seçime itiraz
Mısır'da seçime itiraz
Görmez: İslam'a dışarıdan baskı var
Görmez: İslam'a dışarıdan baskı var
Emniyet'ten pasaport alacaklara önemli uyarı
Emniyet'ten pasaport alacaklara önemli uyarı
Abdullah Gül'den olur mu?
Abdullah Gül'den olur mu?
'Tanklarla evimi kuşatıp kapımı kırdılar'
'Tanklarla evimi kuşatıp kapımı kırdılar'
Kant ve kurtlaşan insan
mehmettepe76@gmail.com
13.01.2012




Kant ‘Ebedi Barış” denemesine politikacıların siyaset teorisyenlerini dikkate almadığını ve politikaların onları boş ve soyut düşünceli bilgiç olmakla suçladığını söyledikten sonra «İçinde gizlenmiş-saklı- yeni savaş nedeni –malzemesi – bulunan hiçbir antlaşma bir barış antlaşması olamaz» der.* Akıl sahibi, basireti ve feraseti olan bir siyasetçi hazırlanan metni iyi okuyabilen bir kişi olduğu gibi bu metnin uygulamasının nasıl olacağını ve mevcut metnin ne gibi sonuç ve uygulamalara yol açacağını iyi bilen bir siyasetçidir. Yine Kant «Hiçbir devlet başka bir devletin anayasasına ya da hükümetine zor kullanarak karışmamalıdır» diyerek sömürgeciliğe ve mandacılığa karşı çıkmıştır.

“Kant acaba bir İngiliz olsaydı böyle bir şey söyler miydi?” diye sorsak “elbette söyleyemezdi” diye bir şey söyleyebilirdik. Çünkü İngiliz ahlakı ve siyaset anlayışının Kant gibi bir adamı çıkarması pek fazla mümkün görünmüyor. İngiliz ahlaki duyumculuğun ve siyaset felsefesinin önemli temsilcilerinden T. Hobbes, D. Hume, A. Smith, J. Locke gibi filozoflar bunun en açık göstergesidir. “İnsan insanın kurdudur.” diyen Hobbes, “İnsan serçe parmağının ezilmesinden daha çok dünyanın yıkılmasını ister.” Ve yine “Çin’de açlıktan ölmekte olan ya da ölen birinden daha çok yakınında bulunan ve açlıktan ölmeyen, dilencilik yapan birini kendine daha yakın bulan” bir insan doğasından bahseden İngiliz Hume bunun en açık göstergelerinden biridir.

Bu felsefe ve yaklaşım “ötekine saygı duymamak” ve “benden olmayan canı cehenneme” diyen bir yaklaşımdır. Nitekim bu yaklaşıma sahip İngilizlerin girdiği ülkelerde iflah olmayan sorunlar ortaya çıkmaktadır. İngilizlerin girdikleri, istilah ettikleri birkaç ülkede huzur var. Bu huzuru da Amerika’da yerli Kızılderilileri, Avustralya ve Kanada’da mevcut yerlilerini katlederek edinmişlerdir. Adeta bu adamlara katliam yakışıyor. Nitekim Filistin de, Hindistan ve Pakistan’da, Kıbrıs’ta hala sorunlar devam etmektedir. Çünkü söz konusu devlet bu topraklara sorun ekerek bu topraklardan çıkmışlardır. Pakistan’da iç karışıklıklar ve eli kulağında darbe süreci hala devam etmektedir. Bugün kuzenleri ve stepnesi olan A.B.D Iraktan çekilmiş ama sorunlar katlanarak büyümüş, bölgede Saddam aranır olmuştur. Kant’ın dediği “Ebedi barış mı” mümkün görünmektedir. Çünkü ahlaki ve siyasal düşüncede büyük bir eğrilik var. Hz. Ali'nin dediği gibi "Eğri cetvelden doğru çizgi çıkmaz." Kant gibi adamlar insanın insanlaşmasını salık verirken Hobbes gibi insanlar insana adeta kurtlaşmaya teşvik ediyorlar.

*Not: İ. Kant’ın “Ebedi Barış Üzerine Deneme” eserinin üzerine bir değerlendirme yazısı yazan, bu yazıya katkıda bulunan ve kaynaklık eden Ahmet Hakan Çakır’a teşekkür ederim.
aydın doğrugören
1-Ebu zer Kur-an, Allah'ın insanla çok net ve sade bir konuşması değil mi? Allah kendi varlığını kendi bilgisiyle kaim kılmıyor mu? Zatı sıfatlarında mukim. O sana şahdamarından daha yakınsa bu demektir ki,sen de ona daha çok yakın.senin ona gidişin onun sana gelişinin bir diğer adıdır. postmodernizmin mutlak hakikati 'yok'.islamda birşeyin varlığını o şeyin bilgisinden ayrı düşünemezsin. Bu yüzden islam literatüründe 'düşünmek' değil, 'tefekkür etmek' vardır.Çünkü düşüncenin düş-müşlüğü var
25.01.2012 10:19:19
abuzer
postmodernizmle ilgili böyle kolaycı değerlendirmeler daha çok ontolojik zeminle epistemolojik zeminin aynı kabul edilmesinden kaynaklanıyor. postmodernizm hakikatin ontolojik varlığını asla inkar etmiyor. hatta denebilir ki böyle bir sorunu bile yok. onun bütün söyeldiği ki bence bu çok doğrudur ontolojik mutlaklığın hiçbir zaman epistemolojik olarak ifade edilemeyeceğidir. bu yüzden her görüş ötekine yaşama hakkı tanımak zorundadır. toplumsal yaşam için iyi bir başlangıç bu bence.
20.01.2012 23:18:20
abuzer
insanlık tarihine sadece olan açısından bakarsak hobbes gibilerin daha gerçekçi olduklarını söyleyebiliriz. böyle bir bakış açısı yani insanın kötü olduğu kabulü belki bu kötülüğü engelleyecek kurumsal gelişmenin önünü açabilir. buradan da insanı devlete ve üçüncü kişilerin saldırılarına karşı koruyan bir hukuk üretilebilir. bu yüzden iyimser filozofların sadece zihinlerde var olan iyi insanı hiçbir oluşumun kaynağı olamıyor. yani hobbesunki bir çağrıdan ziyade bir tespit gibi geliyor bana.
13.01.2012 17:41:26
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Yazarlar
Alıntı
Çeviri
Piyasalar
  Değer Artış
Euro 2,3110
Dolar 1,8470
Altın 93,4081
Röportaj
Gazeteler
Facebook