Mısır'da seçime itiraz
Mısır'da seçime itiraz
Görmez: İslam'a dışarıdan baskı var
Görmez: İslam'a dışarıdan baskı var
Emniyet'ten pasaport alacaklara önemli uyarı
Emniyet'ten pasaport alacaklara önemli uyarı
Abdullah Gül'den olur mu?
Abdullah Gül'den olur mu?
'Tanklarla evimi kuşatıp kapımı kırdılar'
'Tanklarla evimi kuşatıp kapımı kırdılar'
Baudrillard, Ermeniler, Kürtler ve Meseleler
mehmettepe76@gmail.com
26.01.2012




Son dönem filozoflarından Fransız filozof Baudrillard, “Simülasyon ve Simülakrlar adlı kitabında Yahudilerin Holocaust olayını her zeminde canlı tutma gayesine son derece eleştirel yaklaşır. Özellikle Hollywood üzerinden Holocaust’u yeniden yaşama isteğine ve Auschwitz’in televizyon vasıtasıyla yeniden canlandırıldığına vurguda bulunur. Bu gayretle TV’nin kara delik haline getirildiğini ortada suçlu kalmadığını fakat yok olmanın süreklilik haline geldiğini söyler.

Ermenilerin Fransızlar vasıtasıyla yeniden yok olma trajedisini yaşama istekleri bu bakımdan son derece trajik ve ironik bir hadisedir. Hakikatin sanal, gerçeğin sahte hale geldiği günümüz dünyasında Baudrillard’ın kulaklarını çınlatacak enteresan şeyler olmaktadır. Merhum yaşasaydı sözde Ermeni soykırım yasa tasarısına en çok eleştirel bakanlardan olurdu herhalde. Başta Cezayir’de olmak üzere yeryüzünün birçok yerinde sömürgecilik psikolojisiyle ve marazi emperyalist güdümüyle birçok soykırıma ve katliama bulaşan, yüz binlerce insan öldüren, toprakları ve insanları umarsızca sömüren Fransa’nın, yine 1915 olaylarında karşılıklı mukatelede ve mukabelede binlerce insan öldüren ve sonrasında Taşnak ve Hınçak çeteleriyle Güneydoğuda terör estirip insan öldürme çeteleri inşa eden yine 1992 Hocalı katliamında yüzlerce insan öldüren Ermenilerin bazı haleflerinin zalimken mağdur maskesine bürünmesi Baudrillard’ın dediği hakikatle sanalın, gerçekle sahtenin birbirine karışmasıdır.

İşin en traji-komik tarafı gerek 1915 olaylarında gerekse sonrasındaki Taşnak ve Hınçak çetelerinden ciddi bir şekilde canı yanan güneydoğu halkının sözde siyasal temsilcisi olduğunu söyleyen BDP’nin ironik tavrıdır. Fransızların “Ermeni soy kırımı yoktur.” diyenleri cezalandırmasını öneren düzenlemeye destek veren BDP Ermenilerle Kürtlerin bölgedeki mukatelesinde öldürülen Kürtlerin anısına hiçbir saygı duymamaktadır. Derdi üzüm yemekten daha çok her zaman bağcıyı dövmek olan BDP bu meselede de derdinin Kürtlerin hakkını korumaktan daha çok bağcıyı dövmek olduğu anlaşılmıştır. BDP, mevcut siyasal iktidarın ve onun nazarında bölgesinde Osmanlı mirasının geleneği olan güçlü ve büyük bir ülkenin varlığından müttefikleri gibi rahatsızlık duymaktadır. Ne PKK ne de BDP bölgede başka bir siyasal oluşum istememektedir. Nitekim Kemal Burkay ve Orhan Miroğluna yapılan baskılar ortadadır. Kendi çizgisine destek vermeyenleri ‘Devşirme Kürt’ olarak yaftalamaktadırlar. Örgüt, alternatif siyasal oluşumları ya başlamadan baskılarla sindirmiş/mekte ya da bu oluşumların liderlerini öldürmüştür. BDP’ye rağmen bölgesinde güçlü bir nüfuz sahibi olmaya başlayan ve Dünyanın en hızlı büyüyen ikinci ekonomisi ve Avrupa’nın 6. dünyanın 16. büyük ekonomisi olan ve Davutoğlu temsilinde güçlü bir dış politikaya sahip olan bir ülke söz konusudur.  

Kitle iletişim vasıtalarıyla hakikatin sanala dönüştürüldüğü günümüz dünyasında PKK, Ergenekon ve derin devlet denilen bağlantıların hala gün ışığına çıkarılmadığı bir kafa karışıklığı yaşanmaktadır. Baudrilalard’a göre kafa karışıklığının en büyük etkeni kitle iletişim araçlarıdır. Reklâm, propaganda ve enformasyon gibi enstrümanlara sahip kitle iletişim araçları İttihat Terakki Partisi gibi bir oluşumu meydana getirdiği gibi bu oluşuma Shayegan’ın deyimiyle “yaralı bilinçler” kazandırmıştır. Medya vasıtasıyla Abdülhamit hakikati sanala, doğrular yanlışa dönüştürülürken İttihat Terakki Partisi gibi bir oluşum sanalken hakikate, yanlışları ise doğrulara dönüştürülmüştür. Bunu anlamak için tarih ders kitaplarına bakmak yeterli olacaktır. Üçlü çete (CET (Cemal, Enver ve Talat) paşalar) eli ile koca bir imparatorluk kuşa çevrilirken Abdülhamit Bediüzzaman ve M. Akif Ersoy gibi zatlar tarafından doğru algılanamamıştır. Abdülhamit’in indirildiğini söyleyen dörtlü ekibin içinde hiçbir türkün olmaması oldukça manidardır.       

İmparatorluğun çöküş müsebbibi İttihatçılar olduğu gibi 1915 olaylarının nedeni de Filistin’de bugün yaşanan acının nedeni de İttihatçılardır.  Günümüz Kürt meselesinin ortaya çıkması da bu geleneğin temsili olan tek parti uygulamaların yol açtığı problemlerden dolayıdır. Günümüz meselelerin oluşmasında son dönem muhafazakâr demokrat (katılmadığım ve kullanmaya çekildiğim nevzuhur, anakronik ve soysuz bir kavram) gibi kavramla ifade edilen ne İslami entelijensiyanın ne de İslami kesimin katkısı yoktur. Bu mütedeyyin kesimin de siyasi temsili olan AKP ne Kürt meselesinin oluşmasında ne de 1915 olaylarında katkısı yoktur.

İslami kesimin Kürt meselesine katkıda bulunmadıkları kısmen katıldığım bir söylem. Çünkü mütedeyyin kesim meselelere Kürt meselesi olarak bakmadığı gibi meseleyi ya da meseleleri ümmet meselesi olarak görmekteydi. Bu kesimin aksiyoner kurumları cemaatler ve milli görüş çizgisinde olan siyasal hareketlerdi. Geçmiş dönemlerde bu kurumların kendi haklarını yani ümmetçi kazanımları savunmada bile yeterli fikri kabiliyete ve imkânlara sahip olup olmadıkları tartışılır. “Bu ülkede İslami kesim Kürtlerin haklarını savunmadı onların sorunlara yabancı kaldı.” söylemlerini bir fitne ve fesat söylemi olarak nitelendiriyorum.

Bu söylem İslami gelenekten gelen bir partinin varlığını ortadan kaldırarak BDP tandanslı partilere yol açacak ve çanak tutacak söylemlerdir. Bir ümmet bilincine sahip yaklaşım mümin bir kardeşinin acısına yabancı kalamaz. Bölge halkıyla İslami eksim arasında bir karşılıklı bir muhabbet söz konusudur. Yapılmaya çalışılan şey ise bu muhabbeti ortadan kaldırmak çabasıdır. Rahmetli Erbakan Hoca 1989 ve 1994 seçimlerinde bölgedeki çoğu belediye başkanlığı seçimlerini kazanmış bölge halkının kucak açmasına yabancı kalmamıştır. Nitekim Erbakan “Sen bugün çocuklara okullarda Ne mutlu Türküm diyene diye bağırtırsan Kürtünde ne mutlu kürdüm deme hakkı doğar. - “Sen “Ne mutlu Türküm diyene dersen, o da “Ne mutlu Kürdüm diyene der  ifadelerinden dolayı mahkûm olmuştur. Yine Erdoğan Siirt’te okuduğu şiirle mahkum olurken bölge halkı onu milletvekili olarak meclise göndermiştir.    

aydın doğrugören
bu yüzden chomsky 21.yy'lın tanrısı olarak medyayı herşeyin başına koyması anlamsız değil.çünkü doğruları ve yanlışları o belirliyor... kimi zaman bir ekranda kimi zamanda gazete parçalarında...
28.01.2012 10:07:20
aydın doğrugören
asabiye her zaman şeytanın üstünlük komplexine matufken, milliyetçi militarist ideolojilerin yüzünden avrupada milyonlarca insanın ölmesi bir tarafa, bir saniyede atılan bombalarla milyonlarca insan böcek öldürülür gibi öldürülen bir dünyada, her devlet kendi yapaylığını filmlerin diline çevirebilidği müddetçe kendine bir yaşam alanı açabiliyor.yani baudillardın tabiriyle en 'gerçek' yalanlar filmlerin ürettiği yalanlarla çalışıyor.şimdi sormak lazım tarih halkın gözünde ne?
28.01.2012 10:05:08
aydın doğrugören
kamuoyunun sanal yalanlarla yönetildiği bir dünyada, birgünde afganistanda küçük bir grup dünyanın en büyük teröristi olarak ilan edilebiliyor.peki medyanın iyiyi ve kötüyü belirlediği bir dünyada insanların iradeleri sinema ve medyanın diline ipotek koyulmuyor mu? yani insanın kendi seçimleri kısaca demokrasi olanaklı mı? basit bir filmle bile osmanlı, milyonlarca kişinin gözünde ayaklar altına alınabiliyor veya yüceltilebiliyorsa baudrillardın tabiriyle hangi 'gerçek'lerden bahsedebiliriz...
28.01.2012 09:58:43
aydın doğrugören
holywood tam da baudrilardın bahsini ettiği simulasyon kuramı için var.çünkü sinemanın diliyle üretilen 'gerçekler' üzerinden abd halkına 'gerçek düşmanı' gösteriyor.abd'de hristiyanlığın sağlayamadığı birliği de holywood kendi stüdyonlarında ürettiği yalanlarla sağlıyor.düşman tanımlasını önce holywood,sonra pentgon üretiyor.böylece sinema, film ve gerçekler üzerinden dünya halklarının gerçekleri çiziliyor.ne sınırsız bir dünya.sadece yahudiler üzerine yapılan filmler çok büyük yekün tutuyor...
28.01.2012 09:52:29
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Yazarlar
Alıntı
Çeviri
Piyasalar
  Değer Artış
Euro 2,3110
Dolar 1,8470
Altın 93,4081
Röportaj
Gazeteler
Facebook