![]() |
İsrail'in, takkesi düşüp, keli görününce, bizim medyada da bazılarının paçaları tutuştu.
Teknoloji harikası silahlarla donatılmış komandoların, değnekle sindirilmeleri sanki kendi ayıplarıymış gibi, uluslararası sulardaki korsan saldırıya kulp arıyorlar.
Bazı köşeciler ve haberciler 'MOSSAD soruları' soruyormuş Bülent Yıldırım'a.
Tamda MOSSAD taktiğiyle.
Aynı soruları tekrar tekrar..
Bıktırana dek..
Verilen cevapları duymamışçasına.
..
'Üç beş serseri' demek geliyor dilimin ucuna ama olmuyor.
Serseri değil bunlar.
Öyle akılsız, angut filan hiç değil.
Hinoğlu hin hepside.
Mavi Marmara'ya, onun dünyayı kendine getiren, kutsal eylemine yükleniyorlar.
Sureti haktan ayaklarına yatıp, nefret yüklü, art niyetli sorular soruyorlar.
'Ne biçim aktivist bunlar!' diyorlar.
'Niye karşı koydunuz?' diye soruyorlar.
Savaş gemilerini, zodyak botları, denizaltıları, komando dolu helikopterlerin üstünden yağ gibi kayıp geçiyorlar.
İsrail askerlerinin, daha güverteye inmeden vurdukları yardım gönüllülerini 'Siyonist bir körlükle' görmüyorlar.
..
Tankı, tüfeği, nükleeri görmüyorlar ama durmadan 'sopaları' soruyorlar.
Furkan'a sıkılan beş kurşun akıllarının ucuna gelmiyor ama..
'Neden karşı çıktınız?' '
Gazze'de ne işiniz vardı?'
'Elin Arap'ından size ne?' diye, içlerindeki magmadan iğrençlik püskürtüp duruyorlar.
Bir avuç Nazi müsveddesi dışında, bütün dünyanın sahiplendiği Mavi Marmara'dan da, içindekilerden de hazzetmediklerini açığa vuramıyorlar!
'Sizden nefret ediyoruz!' diyemiyorlar bir türlü.
'İsrail'den ilelebet korkun.' 'Ona, sorgusuz sualsiz boyun eğin.' diyemiyorlar.
'Şerefle yaşamayı da, ölmeyi de unutun.' diyecek hasbilikten fersah fersah uzaktalar.
Bütün dertleri, İsrail'in bitiremediği sorguyu hitama erdirmek.
Dünyanın en gelişmiş silahlarını kullanan bir orduya karşı neden yumruk salladınız diyerek 'Arz-ı Mev'ud'larına' yol bulmaya çalışıyorlar.
'Yardım gönüllülerini nasıl gözden düşürürüz' mevzusuna o kadar kilitlenmişler ki, her çıkışlarında, kendilerini de, savundukları İsrail'i de gülünç duruma düşürdüklerinin farkında bile değiller.
En sağlam çıkışları da 'sopalarla karşı koymasaydınız ölmeyecektiniz, şöyle yapsaydınız böyle olmazdı' türü sabuklamalar.
Üç gündür bütün temrinleri, virtleri bu.
..
Hazmedemedikleri, yardım gönüllülerinin, 'asıl mesajı' dünyaya duyurmakta ki büyük başarısı değil sadece.
İsrail'i asıl yaralayan, 'dünyanın en güçlü ordularından biri' diye yutturmaya çalıştıkları, safsatanın duvara çarpmasıydı.
O ordunun en seçkin birliklerinin, çıplak elle, sopayla kendini savunan insanlarla baş edemediğinin dünyaya faş olmasıydı.
Helikopterlerinin, savaş gemilerinin bir grup aktivistsin elinde zebun olması kahretti onları.
Bizdeki bazıları da, aynı dertten muzdarip.
Onun için, İsrail istihbaratının, Mavi Marmara yolcularına sorduğu soruları, aktivistler yurda döndükten sonra bizzat sormaya başladılar.
Ziyanı yok; sorsunlar. Takke düştü, kel göründü bir kere.
Sorabildikleri kadar sorsunlar.
Mavi Marmara'yla, o kutlu yolculuğa çıkmış barış elçilerinin verecekleri cevap değişmeyecek.
'Mermi sıktılar, yumruk attık.'
'Savaş gemileriyle ve helikopterlerle çıkarma yaptılar sopayla karşı koyduk.'
'Onlar vurdu, biz öldük.'
'Onlar vurdu, Gazze duyuldu her yerden.'
..
Sorular ve cevaplar billur gibi ortada yani.
Yapılan iş derseniz, o da öyle..
Öyleyse nedir bu yaptığınız?
Biraz insaflı olun Allah aşkına.
Edep diye bir şey var.
| Değer | Artış | |
| Euro | 2,3330 | ![]() |
| Dolar | 1,7560 | ![]() |
| Altın | 98,3360 | ![]() |


















PKK, Suriyeli muhaliflere saldırıyor
Suriyeli doktorun feryatları
















































RSS/XML
Sitene Ekle
Facebook
Twitter'da Paylaş
Mobil Versiyon