![]() |
Dede ve nineler neredeyse masallarda kaldı.
Çok zaman oldu ki sıcak tebessümleri üstümüze düşmüyor, kadife mırıltılarını duymuyoruz.
Birçokları evlerde istemiyor onları artık.
Baba ve annesiyle birlikte oturan kaç tane karı koca var?
Onlarsız bir dünya için, ya 'sağlam' bir mazereti oluyor karı kocanın ya da taraflardan biri açık açık işliyor kafasına koyduğu günahı.
Çok uzun yıllar var ki, evlenecek gençlerin ilk şartı 'birliğe gelmemek' oluyor.
'Ya onlar, ya ben' diye birbirlerine rest çekiyor çiçeği burnunda aşıklar.
Artık evler onlardan azade.
Odada, eyvanda, sofrada yoklar.
Boş evlerimiz lebalep stres dolu yalnızca.
Bu 'stres merkezlerinde' en ağır yük çocuklara düşüyor.
Yeni neslin, dizinin dibinde büyüyeceği, çok şey öğreneceği çınarlar yok çünkü.
Kimse onlara durgun ve sarsılmaz bir sükunet vaat etmiyor.
Dinginlik ve güven vaat eden bir bakış yok üzerlerinde.
Onun için çok yalnız ve huysuz büyüyorlar.
Aileyi, dünyayı anlayamadan, bir karmaşanının içerisinde tüketiyorlar günlerini.
Gürültülü, kaygı dolu; saygı ve sevgiyi muttasıl aşındıran bir vaveylanın ortasında sadece boy atıp büyüyorlar!
..
Anne ve babalar titriyor çocukların üzerine veya öyle görünüyor bu hay huyda.
Her şey üç aşağı beş yukarı çocuklara göre dizayn ediliyor. Yatmalar, kalkmalar, yeme içmeler, tatiller.
'Onlar ne derse o olur' havalarında her şey!
Yalnız bir tek çalışma hayatından ödün vermiyor ebeveynler.
Konforu katmerlemek için harala gürele çalışıyorlar.
Çalışmaktan başka bir şeye ayıracakları zamanları olmuyor bu arada!
Çocuğa da, büyüğe de olmuyor..
Ne gökyüzüne bakmak, ne toprağa basmak geliyor akıllarına.
..
Kreşlere ve huzurevlerine her geçen gün yenileri ekleniyor.
Çocuğun anne ve babasından ayrı kaldığı her ay için yeni bir eşya katılıyor aile arasına.
Dedesiz ve ninesiz evler 'prens ve prensesler' için yarı açık hapishanelere dönüyor.
Onların olmadığı evlerde torunların yüreği daralsa da, karı kocalara böylesi daha elverişli ve aydınlık geliyor.
Cennet'in ayaklarının altında olduğu anneler (nine) ve torunları koklayıp sevmeye en fazla hakkı olan babalar (dede), huzurevlerinde ölümün meçhul şafağını sayıyorlar.
Bireyin putlaştırıldığı bir çağda, dede ve nine evlere yakıştırılamıyor bir türlü.
Torunların sıcak bakışlarından koparılıp ruhsuz, soğuk kamplara terk ediliyorlar.
Sevmenin, paylaşmanın, birlikte sevinip ağlamanın çok uzağındaki çukurlara..
Ölüm bile olmayan, insanı olanın pek bulunmadığı yaşamlara..
..
Çocuklar, onlarsız bir dünyaya şaşkın ve hırçın doğuyorlar.
Ve kimsenin onlara veremeyeceği 'kutsal hediyelerin' katillerinin bitmeyen koşuşturmaları arasında büyüyorlar.
Çizgi filmlerle, saçma sapan oyunlarla uyuşturulan obez ve şizofren bir nesil için elbirliğiyle çalışıyor 'çekirdek aile'.
Hayata, telafisi mümkün olmayan yanlışla başlamış olan dünün şansız çocukları, bu gün gazetelerin üçüncü sayfalarını kırmızıya boyuyorlar.
| Değer | Artış | |
| Euro | 2,3285 | ![]() |
| Dolar | 1,7665 | ![]() |
| Altın | 97,2196 | ![]() |


















PKK, Suriyeli muhaliflere saldırıyor
Suriyeli doktorun feryatları
















































RSS/XML
Sitene Ekle
Facebook
Twitter'da Paylaş
Mobil Versiyon