27 Mayıs 2012 Pazar
![]() |
Taraftar, taraf tutmaz
kasimtiryaki@timeturk.com
Taraftarın, taraftarla alıp veremeyeceği bir şeyi olmaz.
Havada, karada şampiyonluğu garanti 'üç takıma' gönül verenler içinde bu böyledir, ötekiler içinde. Gençlik heyecanıyla heyheylenmeleri dışında bir problemleri olmaz birbirleriyle. Zaten nadir ve sayılı lokal vakalar dışında da olmamıştır bu güne kadar.
Birbirini en iyi taraftar anlar. Sıradan taraftardan da daha iyi 'fanatik taraftar' anlar.
Birbirini anlamayan paradır, çuval çuval dolardır, mevki ve servettir. Onlarda taraftarda yoktur zaten; onun için anlaşılmaz değildir birbirleri için taraftarlar.
'Taraftarın birbirini anlama işini' en son Fenerbahçe - Trabzonspor maçını seyrederken anladım.
Bir taraf pusarken öteki taraf ayağa kalkıyordu. Bir taraf 'oley oley' diye coşarken öteki taraf tırnaklarını yiyor, kızılcık şerbeti içiyordu. Ama her halükarda birbirlerini çok iyi anlıyorlardı.
Allah var, neredeyse bütün pozisyonlarda, her iki tarafta Cüneyt Çakır'a aynı anda kızıp, aynı anda sövdüler.
Sadece Gökhan Gönül değil, maçı seyreden ne kadar Fenerbahçeli varsa onlarda çırpındı Aykut'a çıkan ikinci sarı kartı engellemek için ama olmadı.
Direk kırmızı olmasa bile, ikinci sarıyı yüreklerinde peşinen verdi iki tarafta Gökhan'a, ama o da olmadı.
Hakem sanki, yapılan harekete değil de zemine, zamana ve en çok da renklere tepki veriyordu.
Sahada ki yirmi üçüncü adam sadece Trabzonspor'u yakmadı, bir yerde Fenerbahçe'nin şaibesiz galibiyetini de çaldı orada.
Son bir yıl içinde, 'Rakibi budayan bir hakemle kazanmaktansa, yenilmek daha şereflidir.' sözünü ne çok Fenerli arkadaştan duydum ve hepside samimiydi bu düşüncelerinde.
Onun için taraftara değil, insan sadece bu işi paraya ve 'kuru bir şampiyonluğa' indirgemiş zihniyete hınç duyuyor.
Futbolun ölüm fermanı
Bu gidişle elimizde futbol mutbol kalmaz. Sadece, para ve entrikayla, 'ya sahada, ya masada' diye özetlenen özdeyişle kazanılacak anlamsız, heyecansız kupalarımız olur.
Futbol mücadele demektir oysa. Kora kor, dişe diş bir mücadele. Terin toza, tozun kana bulandığı maskülen bir spordur futbol.
Futbol sonucu bilmemek, son dakikaya kadar her ihtimale açık olmak demektir.
Centilmenliktir futbol.
Yenerken de, yenilirken de rakibini kollayabilmektir. Ayağa kafa sokmak, burnu kanayan rakip yüzünden en verimli atağı yüzüstü bırakabilmektir.
Futbol bedenleri güçlü, ruhları yumuşak ve damarları adaletle dolu insanların kaldırabileceği bir iştir.
Futbol dürüstlük, namus ve alın teridir.
Bunların olmadığı yerde sporda yok demektir.
Gerçekleri görmek
Önceleri adı 'Birinci Lig' olan Türksel Süper Ligde şampiyonun kim olacağını beşikte ki bebekte, yetmişlik nine de, üç aşağı, beş yukarı, bilir. Hep 'üç ihtimal' vardır çünkü şampiyonlukta.
Ve benim memleketimde ayıp olan bunu bilmemek değil öğrenmemektir.
On sekiz takım oynar. Üç takımdan birisi şampiyon olur. Diğerleri bakar melül melül.
Futbolcusu, yöneticisi, seyircisi ayrı ayrı bakar.
Futbolcu, akan alın terine yanar da ona bakar.
Başkanlar Digitürk'ten, sağdan soldan gelecek yeşilliklere bakar. Kasaya, keseye bakar.
Seyirci 'su akar Türk bakar' der bakar. Olacağı budur der bakar. Kah melül, kah mahzun bakar.
Bu ligde üç takımdan başkasının şampiyon olacağına inanmak başa beladır
Bir zamanlar nasılsa Trabzonspor bilememiş bunu, altı kere defolu mal gibi fırlamış birincilik kürsüsüne. Ne denge bırakmış memlekette ne bişe.
Kimyası bozulmuş nöbetleşe kupa kucaklayan 'üç takımın' sahiplerinin.
Bir kez de Bursaspor yaptı aynı şeyi.
Kaderin cilvesi, onu da Trabzonspor'un günah hanesine yazdılar. Fenerbahçe'nin son maçı Trabzonspor ile olmasaydı, Bursaspor'u yüz sene daha şampiyon yapmazlardı. Birinciliği yüz defa, bin defa hak etmesi bir şey değiştirmezdi. İşte buraya dikkat buyurun; hak etmek zinhar yetmez bu ülkede.
Anadolu'dan şampiyon çıkarmazlar
Anadolu kulüplerinin taraftarları da elbette ister şampiyonluk. Bazen inandıkları da olur buna. İyi giderler başlarda. Neredeyse koca bir sezonun yarısını lider olarak getirirler. Taş gibidirler. Uyum, kondisyon, form tutma o biçimdir ama olmaz yinede. Bir kere bile olmaz.
En başta yöneticileri köreltir ve öldürür her seferinde inançlarını. İnandırılırlar hayatta birinci olamayacaklarına. Şampiyonluk olacak iş değildir. Daha makul, mantıklı ve olabilmesi yakın işler peşine düşer onlarda. Bazen para, pul için, bazen de başka şeyler
için devrederler taraftarlarının hülyalarını. Para düşkünü kara adamlar, rüyalarını, baharlarını satıp satıp dururlar o güzelim şehirlerin.
Oysa çocuklar vardır, gönlünü Kayseri'ye, Antep'e Eskişehir'e kaptırmış. İşin başında bir sevdadır Samsun, Adana, Diyarbakır küçük yüreklerde. Her galibiyet doğduğu, sevdiği, sevildiği o şehre olan muhabbetini perçinleyecektir. Her atılan golde, minik kalbi gönül verdiği renklerin kuluçkası olacaktır. Her galibiyetle o kuluçka bereketlenip güçlenecek ve bir gün gelecek şampiyonlukla sarsılmaz bir çınar olacaktır.
Ama nerede! Böyle bir şey mümkün mü bu ülkede?
Mutluluk hırsızları varken, hakka, hukuka inanan insan mumla aranırken olmayacak bir hayaldir bu.
Adalete olan inanç sarsıldığı zaman
En büyük cinayet adalete olan inancı yıkmaktır. Vicdanları yaralamak ve onları örseleye örseleye hissizleştirmektir.
Cumhuriyet tarihinde çok acılar yaşandı. Bu acılar seksen yıl geçse de unutulmuyor işte. Bin yıl geçse de unutulmayacak.
Güçlü olmak suçları, haksızlıkları örtse de yok etmiyor.
Dersimde, İskilip'te olduğu gibi.. İkinci Dünya Savaşı Avrupa'sında yaşananlarda ve Kızılderililerin yüzlerce yıl önce yaşadıklarındaki gibi..
Bu gün Türkiye'de, Türk futbolunda yaşananlar, soyut olarak bu acılarla karşılaştırılabilecek evsaftadır.
Cinayet değilse de cinayet, katliam değilse de katliamdır futbol sahalarında yaşananlar.
Haksız yere verilmiş bir kırmızı kart, binlerce taraftarın sırtına saplanmış bıçak etkisindedir bu gün.
Hiç hesaba katmadığınız Keşanspor'da da olsa bu böyle, Eruh Belediye Spor'da olsa böyledir.
İnsanların gözüne baka baka, rengine gönül verdiği takımı mağdur etmek, onların yüreklerindeki adalet duygusunu ilanihaye öldürmek, vicdanlarda ki beyaz bulutları yakıp çöle çevirmektir.
Haksızlık her yerde ve her şeyde haksızlıktır. Sürekli haksızlığa uğramak insanda ruh kuraklığına sebep olur. Kuraklığın sonu ise yokluktur.
Alicengiz oyunlarıyla insanların ruhlarını yok etmek, faili meçhul cinayetten daha basit bir olay değildir.
Çünkü vicdanı, ruhu berhava olmuş her fert, kaybedilmiş bir insandır.
Adalet duygusu ilelebet bitirilmiş her insan, hakkı yanlış yollarda aramaya aday demektir.
Taraftar, taraf tutmaz
Yinede taraftar olsun herkes. Taraftar, taraf tutmaz çünkü. 'İyi oynayan kazansın' der. Tuttuğu takım, kötü gününde de kazanınca sevinir ama asla hakem düdüğüyle galip gelmeyi yediremez onuruna.
Katletmeyin taraftarları..
Bırakın hakem, hâkim olmayı. PFDK, MHK gibi ağır ve gizemli kısaltmaların arkasına saklanıp, saklanıp öldürmeyin heyecan dolu yürekleri.
Gelin taraftar olun. Hep beraber taraftar olalım. En az Aykut'a verilen gereksiz sarı karta isyan eden Gökhan Gönül kadar adaletli bir taraftar. En az, Gökhan'a verilmeyen karta isyan eden Fenerbahçeli taraftar kadar vicdanlı.
Gelin taraftar olun.
Onlarca kez hakkı yenildiği halde onurlu, vakarlı duruşundan asla vazgeçmeyen Trabzonsporluların binde biri kadar olun yeter.
selman
ben antepliyim. beşiktaş taraftarıyım ve ikinci takımım her zaman GAZİANTEP olmuştur. bundan niye rahatsız oluyorsunuz. herkes istediği takımı tutsun. isteyen iki takım tutsun.
27.12.2011 18:46:40
serdar
Hakem son maçta (ordu-trabzon) Trabzonsporu tuttu. Hemde açık biçimde. Bunu da yazsana yazar arkadaş. Taraftar, taraf tutmazsa bunuda yazmalısın.
26.12.2011 00:42:01
Osmanlı
Hükümetin de içinde olduğu şike çetesi işini yapmaya devam ediyor Kasım abi, ne yazsan boş. Bahis icat oldu mertlik bozuldu zaten. Bu şike olayı patladı da kurtulduk afyonumuzdan şükürler olsun. 6000 kişiyle miting yapanlar kendilerini daha da komik duruma düşürmesinler ve önceliklerini yeniden gözden geçirsinler (örneğin %xx vergi artışına sessiz kalıp, Aziz Yıldırım için sokağa dökülmek nasıl bir uykudur?).
25.12.2011 22:02:14
raskolnikov
iyi bir trabzon fanatiğisin bu belli...aykuta gösterilen sarıdan kırmızı bencede doğru...geçen sezon antepe verilen kırmızı yı ne çabuk unuttunuzda şimdi hakıdan bahsediyorsunuz sanki trabzona yapılıyormuş bütün haksızlıklar hatalar bütün külüplere yapılıyor...bencede şuan anadoludan şampiyon çıkmamalı (çıkması için anadolu kulüplerinin daha çokyol katetmesi lazım)...anlaşılan trabzonlulara fener mağlubiyeti çok ağır gelmiş hazmedemeyenlere kızılcahamam sodası tavsiye ederim hazmı kolaylaşıtırır
24.12.2011 18:27:04
raskolnikov
iyi bir trabzon fanatiğisin bu belli...aykuta gösterilen sarıdan kırmızı bencede doğru...geçen sezon antepe verilen kırmızı yı ne çabuk unuttunuzda şimdi hakıdan bahsediyorsunuz sanki trabzona yapılıyormuş bütün haksızlıklar hatalar bütün külüplere yapılıyor...bencede şuan anadoludan şampiyon çıkmamalı (çıkması için anadolu kulüplerinin daha çok yol katetmesi lazım)...anlaşılan trabzonlulara fener mağlubiyeti çok ağır gelmiş hazmedemeyenlere kızılcahamam sodası tavsiye ederim hazmı kolaylaştırır
24.12.2011 16:12:36
horoz
taraftar taraf tutmaz cümlesi cuk oturmuş. başka şeylerde anlamış olabilirim. koptum bağlandım-yazıdan- bukadar.
24.12.2011 13:29:31
müjdat
Anadolu kulüplerinin başkanları dik durabilse, onlar içinde şampiyonluk hayal olmaz. İŞ parada ve sağlam başkanda. Anadolu insanı kendine mecburen birer istanbul kulübü seçmiş. İdare edip gidiyorlar emanet kulüplerle. Hangisine sorsan ikinci, takımını memleketinin takımı olarak ikrara ederler. Bari çocukları kendi şehirlerinin takımını tutabilse.
23.12.2011 20:06:22
müjdat
Anadolu kulüplerinin başkanları dik durabilse, onlar içinde şampiyonluk hayal olmaz. İŞ parada ve sağlam başkanda. Anadolu insanı kendine mecburen birer istanbul kulübü seçmiş. İdare edip gidiyorlar emanet kulüplerle. Hangisine sorsan ikinci, takımını memleketinin takımı olarak ikrara ederler. Bari çocukları kendi şehirlerinin takımını tutabilse.
23.12.2011 20:06:22
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Foto
Video
Yazarlar
Alıntı
Çeviri
Piyasalar
| Değer | Artış | |
| Euro | 2,3110 | ![]() |
| Dolar | 1,8470 | ![]() |
| Altın | 93,4081 | ![]() |
Röportaj
Gazeteler
Facebook
































Uzayda artık özel sektör de var
İnönü Stadı'nda fetih coşkusu
















































RSS/XML
Sitene Ekle
Facebook
Twitter'da Paylaş
Mobil Versiyon