Görmez: İslam'a dışarıdan baskı var
Görmez: İslam'a dışarıdan baskı var
Emniyet'ten pasaport alacaklara önemli uyarı
Emniyet'ten pasaport alacaklara önemli uyarı
Abdullah Gül'den olur mu?
Abdullah Gül'den olur mu?
'Tanklarla evimi kuşatıp kapımı kırdılar'
'Tanklarla evimi kuşatıp kapımı kırdılar'
İzmit Körfez Geçişi'ne tam not
İzmit Körfez Geçişi'ne tam not
Pişmiş aşa su katma Sema Hanım!
kasimtiryaki@timeturk.com
14.01.2012




Konu, 'kadınların cuma veya bayram namazına gidip gitmemesi' olunca herkes ağız birliği edebiliyor.

Konu, 'evde kadının mı, yoksa erkeğin mi sözü geçecek' oldu mu hiç çatlak ses çıkmıyor.

Konu, 'kadının çalışması ve maddi özgürlüğünü mutlaka elinde bulundurması gerektiği' üzerinde dönünce cırtım farklı söz duyamıyoruz.

Herkes anlaşmış gibi, aynı sözcüklerle aynı savunmalar yapılıyor.

Sağ, sol, merkez, taşra, gerici(!), ilerici üzerinde ittifak edebiliyor.

Eyyamcı takılanda, misyon sahibi olanda aynı şeyleri söyleyebiliyor.

Ateistinde de, İnanç sahibi bilinenin de görüşü üç aşağı beş yukarı aynı.

Ha, arada farklı bir ses, renk belirdi mi 'hurra' üstüne çullanıyorlar.

Özellikle bu konuda farklı düşünenlere karşı, ancak Orta Çağ Avrupa'sında görülebilecek şiddette bir tahammülsüzlük ki ancak olur...

Hani sizin fikir özgürlüğünüz? Hani güzel, cicili demokrasiniz? Niye çirkefleşiyorsun? Senin gibi inanmak zorunda mı herkes?

Neyse..

Neler diyor Maraşlı..

Acayip bir konu bu!

Aslında birden çok konu gibi görünen tek bir konu.

En son yazar, eğitimci Sema Maraşlı'nın şiddet görmesine sebep olan konu.

Gözünün üstünde kaşın var demeden, eline kalem geçiren kadın - erkek cümle yazar taifesi tarafından resmen linç edilmek istendi.

Maraşlının söyledikleri: “Evlilik üzerinde medyanın oyunlarına dikkat etmek gerekir. Kadınlar eğer duygusal bir boşluktaysa ve çok fazla dizi izliyorsa, o dizideki aşklardan ve kadın üstünlüğünden etkileniyorlar. Dizilerdeki kadınlar çok erkeksi, dediğim dedik, akıllı ve kendini beğenmiş. Bu izlenimler, kadınları yanlış yönlendiriyor. Bu noktada kadınlarda erkekleşme başlıyor. Kadınlar hiçbir zaman edasını kaybetmemelidir. Hz. Muhammed, erkekleşen kadınlara, kadınlaşan erkeklere lanet etmiştir. Allah’ın kurduğu sistemde her şey zıttıyla vardır.”

“Kadınlar, okuyan kız çocuklarını bile elinde mesleğin olsun, kendine güven, eşine muhtaç olma diye yönlendiriyor. Bu bilinçle yetişen kızların ileride evlilikleri yürümüyor. Evliliklerin psikolojiden ziyade inançla yürütülmesi gerekir. Bu noktada, kadınlar erkeklerin üstünlüğünü kabul etsin. Kuran-ı Kerim’de de evin reisi erkek olduğu bildirilir. Kadından otorite olmaz.”


“Erkek ve kadın doğuştan farklı yaratılmıştır. Allah kadınları şefkatli ve teslimiyetçi yaratmıştır. Erkekler ise güç, iddia ve başarı üzerine yaratılmıştır. Erkeğin hayata bakışı serttir. Kadınlarsa duygusaldır. Zaten normal olan erkeğin kadın gibi olmamasıdır.”

Söyledikleri bunlar.

Merkez ve merkez olmayan medyanın neredeyse tekmil yazarları, internet yazarları, yazmayıp ekranlarda konuşma fırsatı bulanları ittifak halinde Sema Hanım'a saydırıyor.

Dün, neredeyse bütün gazete ve eklerinde en az bir köşe yazısı Sema Hanım'a ayar vermeye ayrılmıştı. Yazılanların ana teması 'ne kadar büyük saçmaladığı ve ne kadar çağ dışı olduğuydu'.

Bir çoğunu anladım. Mazur gördüm. Ama bazılarını maalesef anlayamadım.

Birde anladığım ama hayret ettiklerim oldu. Nihal Bengisu Karaca mesela..

O da eleştirmiş. Eyvallah..

Ama eleştiri konusu ettiği başlıklarla Sema Hanım'ın yazdıkları apayrı şeyler.

Hani 28 Şubat medyası, Refah Partili bir milletvekilinin veya bir hoca efendinin konuşmasından cımbızla bir kelime veya cümle alır ve onun üzerinden bütün inanç sahiplerine vururdu ya..

Dahası Nihal Hanım, aslında Sema Maraşlı sanki hiç bir şey söylememiş, konuşmamış gibi takılmış da denebilir.

Bilinen reformist, modernist yaklaşımları serpiştirmiş yazısında.

Müslüman camia hanımlarının 'kırık feminist duruşunu' özetlemiş.

Bu tür kadın yazarlarda (entel Müslüman/elbette hepsi değil) trend şudur. 'Feminist değilim' diye başlayıp olayı yine oraya bağlamak.

Mesela Sema Hanım'ın, 'talebi karşılayacak kadar kadının, doktorluk gibi bazı mesleklere sahip olmaları gerektiğini' söylemekten dilinde tüy bittiği halde, Nihal Hanım bunlardan hiç haberi yokmuş gibi eleştirisini tam da o taraflara kaydırmış.

Neden?

Çünkü ne zaman bu mevzular tartışılsa yumuşak karın orasıdır.

'Hassasiyet sahibi kadınlar erkek jinekoloğa mı gitsin?' diye soruyor Nihal Bengisu Hanım!

Bak, bak, bak!

Nasıl bir ajitasyondur bu, nasıl bir sömürü ve insafsızlıktır?

'Tabi, tabi!' demekten başka ne yaparsın.

'Sen hala orada mısın?' demekten başka ne yapayım..

Nihal Hanım, yazdığı gazeteye yaranmak için böyle absürt yazılar yazıyor olabilir mi?

'Anlayış kıtlığı' ve hatta 'Sema Hanım'ı kıskanmak' gibi şıklar da geliyor aklıma ama karar vermek zor.

Demokrasinin geldiği nokta

Burada ki karşı çıkışın özünde aslında 'tek tipçi' anlayış var. Yazan çizen insanlar artık farklı düşünceyi kabul edemiyor.

Efendi konumundaki 'liberal/kapitalist dünya krallığı' neleri onaylamışsa, söz ve yazılarda o çerçevenin dışına taşmamaya özen gösteriliyor. Değil kadın konusunda, 'İslam'ın ne olup, olmadığı' konusunda bile onların verdiği ayar muteber kabul ediliyor.

'Kökten dinci', 'Radikal İslam' gibi batı menşeli kavramların amacının ne olduğunu sanıyorsunuz?

Farklı yazarsan ya Taliban olursun, ya barbar, ya da daha beter bir şey.

Ama asla farklı düşünen, olaylara farklı bakan özgür bir insan olamazsın.

Merak edenler için söyleyeyim, Sema Maraşlı daha başka şeylerde söylüyor. İnternetten kolaylıkla ulaşabilirsiniz.
 
horoz
site yetkilisi doğru göremeyen aydın bey diye yazılan yorumu yayınlamama nedeninizi bilmek isterim. aydın bey. çağdaş kardeş. ayetide kabul edemiyorsan senin fikirlerinle ilgilenemeyiz. sen nekadar bilmişlik yaptığının farkında değilsin. yada tam anlamıyla öylesin. bir sen anlamışsın kimse anlamamış. nekar yücesin!!! hangi islamdan bahsediyorsun. nakilden anlamazsın akıldan anlamazsın. sen peygamberimizle beraber mi yaşadın. şaşkınsın daha ne diyeyim.
26.01.2012 13:15:54
horoz
sayın site yetkilileri neden yorumumu yayınlamadınız. bilmek istiyorum.
22.01.2012 00:14:48
aydın doğrugören
Bu ara murat kardeşim ben islama ne modernist ne de geleneksel yorum biçiminden bakıyorum.Ne nakilci ne de Akilciyim.Bunların hepsi İslamı anlama biçimimizi sakata uğratır.İslama bir bütün olarak indiği dönemin dilinden bakmak en doğru yöntem olur.Hz peygambere ahlak nedir? diye sorduklarında,birbirine farklı ama birbriyle çelişmeyen çok değişik tanımlar verebiliyor.kişinin anlama seviyesini gözönünde bulundurarak konuşur...
20.01.2012 17:30:47
aydın doğrugören
ben laf anlatamam... ayetin arapçasını okuyup tefsiflerden istersen bak..
20.01.2012 15:40:19
murat
'Yöntemli Hadis Okuması'ndan önce, ayet ve hadisleri karıştırmamayı öğrenmek lazım. Erkeğin evin yöneticisi, idarecisi olduğu ayetle sabittir. Parası veya işi olan idarecidir anlayışı İslami değil, modernist bir yaklaşımdır. Para, zenginlik Hz. Hatice'deydi ama 'evin reisi benim, Resullah değildir (haşa)' dediğini zannetmiyorum. İşi olan veya işi, parası daha iyi olan değil, her zaman idareci erkektir. İslam bu konuda nettir. Kafası karışıklar başka düşünebilir.
18.01.2012 00:38:48
raskolnikov
abdulselam ın yorumuna katılmamak elde değil çok güzel bir tespit yalnız aydın doğrugören bu sefer yanlış görmüş olmalı sen yorumunu tekrar oku da yalnış gördüğünü sende gör
16.01.2012 17:47:13
aydın doğrugören
şairin dediği gibi, ''her aşkta on kişi vardır;fakat dokuzunun aşkı yalandır,sadece birinin aşkı gerçektir''.. herkesin islam aşkı var.ama o aşkı anlamak için kimse işin aslını zahmet edip kitabından öğrenmeye çalışmıyor.gerçek aşık olma o kadar kolay değildir.olmamalıdır da.
16.01.2012 12:08:34
aydın doğrugören
karşıklıklı görev tanımı, rollerin belirgenliştirme, fikir alışverişi dediğimiz istişare, evliliklerde önemli konular.Yöntemsiz hadis okumaları yaparsak, elimize geçen bir hadisten dolayı 'erkek evin reisidir' diyebiliriz.Ama resullullahın ev içinde hanımlarına nasıl davranırdı? diye hadislere bakarsanız karşınıza ev işlerinde hanımlarına yardım eden, kendi söküğünü dikmeye çalışan,çocuklara bakması gibi son derece normal hayatın içinde olan görev tanımı belirgin durumlar vardır.Hadislerin tamam
16.01.2012 11:23:48
aydın doğrugören
önyargılı insanlara laf anlatmak ne kadar da zormuş.Erkeğin üstünlüğü iktisadi bir gerekçeye dayanıyor murat kardeşim.İslam, kadın erkek ilişkilerinde sosyal anlamda üstünlükten bahsetmiyor.Bugün evde oturupta çalışmayan kocalar var.Karısının maaşıyla geçiniyor.Hal böyle olunca evin reisine hala koca diyebilir misin? Hem erkek çalışmayacak, hem de evde otoriterlik yapacak.Boşanma verilerine bakarsanız bu gerçeği daha net anlarsınız.Türkiyenin sosyolojik yapısı bu.Aile içi şiddet de bu var.
16.01.2012 11:18:31
murat
Ondan sonra, paran kadar konuş diyen kapitalizm'de de idareciyi ekonomik güç belirler. İslam'da ise idarecinin erkek olduğu ayetle sabittir. Erkek idarecidir, koruyucudur ve hakimdir. Hadislerde böyle der. Birisi çıkıpta kadınlar idarecidir diyemez mi, der elbette. İslam için Marks'ta, Ebu Cehilde bir şeyler dedi. Herkes istediğini elbette söyler. Ama biz, Ehli Sünnet ne derse onu biliriz. Kuran ve Sünnetin yolunda gidenleriz. Gerisi hakara, makara...
15.01.2012 22:49:50
murat
Ehli sünnete göre şia bidattır, vahhabilik bidattır. ne demek? onlar islamı doğru görememişler. Bazıları kafalarındaki sosyalist veya feminist düşünceleri hz Aişe (ra) yamamaya çalışınca aklıma ister istemez bidat ehli ve sapık fırkalar geldi. Tabi iyi niyetli birisi de fevkelade yanılabilir. Ama, İslamda, ailede idarecinin erkek olduğunu bilmeyen yoktur. Ama bazıları bunu bile saptırmaya çalışıyorlar. Ekonomik gücün idareciyi belirlediğisistem başta komünizmdir. Sonra paran kadar konuş diyen
15.01.2012 22:40:13
aydın doğrugören
Ynlış anlaşılma olmasın,ben Maraşlının dizilerle ilgili tespitlerine sonuna kadar katılıyorum.Ama 'evde kadının mı sözü geçecek yoksa erkeğin mi?' meselesinde, Hz resulun örnek uygulamasının 'istişare' yani karşılıklı fikir alışverişi ve görev tanımı olduğuna sanıyorum.Yoksa otorite-itaat ilişkisi çoğu zaman ezen-ezilen ilişkisine ve anlaşmazlığa dönüşebiliyor.Hal böyle olunca da evlilikler çabuk ölüyor.Kadının şefkat dolu tabiatından itaat çıkmaz,bu fıtrat konusudur.Yoksa hz aişe orduya komutan
15.01.2012 11:45:57
aydın doğrugören
Abdulsamed kardeşim,ben sana alemlere örnek ve rahmet olarak inmiş bir kitabın övdüğü hz resulün ev halkından örnek sundum.'Onlar aralarında istişare ederdi'.Doğru allah erkekleşen kadınlara(feminizm) lanet eder.Kadınlaşan erkeklere lanet ettiği gibi.Çünkü islam bunu fıtrata savaş olarak görür.Fakat ben sosyal hayatın içeriğinden bahsediyorum.Üstünlüğün iktisadi olduğunu birçok alim belirtir.Armuta, elma muamelesi yapmak için özel çaba sarfetmeye gerek yok...
14.01.2012 16:41:44
aydın doğrugören
Abdulsamed kardeşim ben ce sen ya yazıyı anlamamışsın, ya yazıyı tam okumamışsın, ya da aklına kadın ve erkekle ilgili gelen fikirleri öylesine yazıyorsun.Hem sanalı itici bulurken bile, sanaldan yazmanda işin başka çelişkisi.Her neyse.Hz.aişe, hz Ali ile ilgili giriştiği savaşta komutanlık yaptığını nasıl izah edeceksin?İslam tarihinde bunun gibi birçok örnek var. mesele kadın-erkek fıtratı da değil.İtaat meselesi.Batıda kadının cinsel objeye dönüşmesi kapitalizmle kar güdüsüyle ilgili...
14.01.2012 16:31:58
raskolnikov
sema hanıma katılıyorum kadın evinin sultanı olmalı...ama şuda bir gerçekki bu konu ehli sünnet tarafından tekrar tekrar gözden geçirilmesi gereken bir konudur diye de düşünüyorum
14.01.2012 12:14:14
ABDULSELAM
doğal olarak kadın erkekten başka bir varlıktır.bedenleri farklı olduğu gibi ruhlarıda farklıdır.erkek hayata fiziksel güç ve akli güç ölçüsüyle yönelirken kadın ruhsal sezgi ve duygusal bilinç ile yönelir.bazı sanal aydın yanlışgörenler batının kadını nesneleştiren yaklaşımını müslümanlara benimsetmeye uğraşıyorlar.nesneleşen kadın sosyal hayatta erkekle eşitmi oluyor yoksa sömürülüyormu.erkekleşen kadın nesneleşen kadındır.sevgi duyulacak değil şehvet duyulacak bir boşaltım nesnesine dönüyor
14.01.2012 11:28:56
aydın doğrugören
Mesele ayet vermesi değil hocam.Ayetleri nasıl algıladığı.Yüzyıllarların geleneği bozulmasın diye ondan sonra gelen her yanlış, geleneğin 'doğruluğu' içinde yorumlanıyor.Mesela Kuran yeryüzüne insanları özgürleştirmek için gönderildiği halde, içinde geçen 'köle' ve 'cariye'lik yanlış yorumlanıp 14 asır boyunca özellikle de osmanlıda cariyelik diye bir kurum varolageldi.İçlerinden bir Fahreddin Razi çıktı da bu durumun yanlışlığını izah etmeye çalıştı.Kadının 'itaati' de bu cariyelik algısı üzeri
14.01.2012 11:13:49
aydın doğrugören
Fakat Maraşlı İslamın kadınlarla ilgili bölümüne iyi çalıştığına inanmıyorum.Çünkü islamda ne erkeğin otorite olması, ne de kadının 'itaat etmesi gereken' anlayışı var.Hadislerden öğrendiğimiz kadarıyla Hz. Resulün uygulması istişareydi.Erkeğin üstünlüğü var idiyse bu iktisadi bir üstünlük olabilirdi.Şimdi buna göre düşünürsek doğu karadenizde sırtında çay taşıyan kadınlar,kahvehanede oturan erkeklerin neyiine itaat etsin ki? durduk yerde temeli olmayan marjinal açıklamalar yapması zarar veriy
14.01.2012 11:02:38
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Yazarlar
Alıntı
Çeviri
Piyasalar
  Değer Artış
Euro 2,3110
Dolar 1,8470
Altın 93,4081
Röportaj
Gazeteler
Facebook