![]() |
Erdoğan hakkında yazma niyetim yoktu aslında ama..
Muarızlar tarafından, Başbakan'ın CHP'ye işaretle 'Biz Türkiye'nin partisiyiz, siz sahillerin.' sözünün çarpıtılıp, 'biz sahillerin dışında ki yerlerin partisiyiz' gibi sunulması da insana pes dedirtiyor.
Değil Başbakan, halktan herhangi biri söylese bile bir söz bu derece çarpıtılmaz.
'Ak' diyen birinin gözüne baka baka, 'kara' dedin diye diretilmez.
Ama bu ülkede böyle durumlar oluyor işte.
Bu derece ölçüsüz ve sınır tanımayan saldırı da herkesin harcı olmasa gerek.
'Özkökçe' bir yaklaşım
Ertuğrul Özkök, Hürriyet'in başından ayrılacağını ilan edince, bu tarz çıkışlara biraz ara verir diye umutlanmıştım.
Olmadı.
'Eski kuyruk acılarının intikamını alma çabasına' kaldığı yerden tam gaz devam ediyor.
Muarızına saldırırken yazıda da, sözde de şehvetin dibini buluyor.
Sayın Özkök, Başbakanı sevmeyebilirsin..
Fikirlerinden hazzetmeyebilirsin..
Referandumda ölümüne 'hayırcı' safta yer alabilirsin.
Ama Başbakan'ın, ne manaya geldiği apaçık belli sözünü saptırmak da neyin nesi!
En saf insanın bile anlayacağı bir şey söylüyor Başbakan.
Ama sen onun söylediklerini, hiç söylemediği, ima bile etmediği başka cümlelerle değiştiriyorsun.
Hangi kitapta yazar çarpıtarak, yalana dolana başvurarak mücadele etmek?
Kinin, gözü dönmüşlüğün bu kadarı fazla değil mi?
Başbakanla olan hesabını daha dürüstçe, daha anlaşılabilir ve tahammül sınırları içerisinde yürütsen daha şık olmaz mı?
İki Eylül tarihli yazından bahsediyorum sayın Özkök..
O yazı baştan ayağa çarpıtma ürünü.
Baştan ayağa dilimin varmadığı nitelemeleri hak eden bir yazı.
'Biz Türkiye'nin partisiyiz, siz sahillerin.' dedi ya başbakan..
Biz bu sözden, 'biz sahillerin de partisiyiz.' anladık.
Biz bu sözden 'CHP'nin, sahiller dışında oy alamadığını' anladık.
'CHP'nin İç Anadolu'da, Doğu ve Güney Doğu Anadolu'da neredeyse seçmeni kalmadığını' anladık.
'CHP ve MHP'nin de, BDP gibi mahallî partiler konumuna düştüğünü' anladık.
Ve tabi ki bu sözden, 'AK Partinin (sahillerle birlikte) bütün Türkiye'nin partisi olduğunu' anladık.
Sahillerde Türkiye sınırları içerisinde olduğuna göre..
Ben böyle anladım.
Başbakanın sözünden bunlar çıkmıyorsa söyleyin.
Ya siz, siz Sayın Özkök, 'Biz Türkiye'nin partisiyiz, siz sahillerin.' sözünden ne anlamışsınız?
Ben hatırlatayım da doğru anlayıp anlamadığınıza okur karar versin.
Yaklaşımınızda, izan ve insaf var mı yok mu görsünler.
Yaklaşımınızda zerre kadar iyi niyet ve samimiyet var mı bilsinler?
Okuyup karar versin insanlar.
İşte:
'Ya yarın bugün o sahiller kalkıp, "Bu sahiller bizim, o anayasa sizin" derse
'ya "Bu benim anayasam değil" diye diklenirse ne cevap vereceksiniz?'
Anlamanın, şerh etmenin kralını gördünüz mü?
'Biz sahillerin de, dağlarında, vadilerinde partisiyiz' diyen birine bu soruyla mı mukabele edilir?
'Türkiye'de ki bütün etnik ve dini unsurların partisiyiz' diyen bir siyasetçiye sorulacak soru mudur bu?
'Gazetecidir, sorar' diyelim ama ona bu soruyu sordurttuğunu izhar ettiği cümle böyle dememize müsaade etmiyor.
Yazık değil mi?
| Değer | Artış | |
| Euro | 2,3330 | ![]() |
| Dolar | 1,7560 | ![]() |
| Altın | 98,3360 | ![]() |


















PKK, Suriyeli muhaliflere saldırıyor
Suriyeli doktorun feryatları
















































RSS/XML
Sitene Ekle
Facebook
Twitter'da Paylaş
Mobil Versiyon