27 Mayıs darbecilerinin İngilizce propagası
27 Mayıs darbecilerinin İngilizce propagası
Bosna'da savaş kurbanları toprağa verildi
Bosna'da savaş kurbanları toprağa verildi
Karzai rejimi: Yardımlar sadece lafta
Karzai rejimi: Yardımlar sadece lafta
Mood: Hula'da en az 32 çocuk öldü
Mood: Hula'da en az 32 çocuk öldü
Bakan Şahin'den açıklama: 4 gözaltı var
Bakan Şahin'den açıklama: 4 gözaltı var
'Olağanüstü' iftar
kasimtiryaki@timeturk.com
22.08.2010




 

 

Tamam, sen haklısın.

İftarı savaşa çevirdiler. Bir yudum su içirmediler, bir lokma ekmek yedirmediler.

 

Medyanın ve misafirlerin önünde olmayacak rezilliği reva gördüler sana.

 

Tamam, bu yapılanlar düşmana bile yapılmaz.

CHP kongrelerinden alışık olduğumuz görüntülerden bile beterdi orada olanlar.

 

Hepsine tamam.

Hepsine tamam da, sizlere ne oldu ki böyle 'kanlı, bıçaklı' oldunuz az bir zaman içinde?

 

Daha bir kaç ay önce ortalık süt limandı.

O saadetli günlerden, bu alengirli günlere ne çabuk gelindi!

..

Her şey 'olağanüstü' bir kararla başladı.

Bir kongre oldu ve işler sarpa sardı.

Öyle mi oldu gerçekten?

 

Numan Kurtulmuş

 

Bu günde, baştan beri de sen haklıydın diyelim..

Fatih Beyin ve Elif Hanımın ileri geri sözleriyle bir sıfır öne geçmiştin zaten.

 

Ve dün iftar basan kendini bilmez güruh yüzünden skor üstünlüğünü iyice pekiştirdin..

 

Son düzlüğe bir şey kalmadı.

Yolun açık olsun.

Rahatsın.

O rahatlıkla güzel, sakin, toparlayıcı açıklamalar yapıyorsun.

Davudi sesinle, dosta düşmana şefkat dolu mesajlar veriyorsun.

 

Ama..

Ama bütün sözlere ve bütüncül mesajlara karşın bir eksiklik hissi peşimi bırakmıyor.

Kocaman bir yanlışın soluğu ensemden hiç kesilmiyor.  

Bütün bu itiş kalkışın, kavganın fonu senin cüssenle dopdolu nedense.

Anlamıyorum, neden arka plandaki yıkım müziğinde hep senin sesin çınlıyor?

 

Çok mu aceleci davrandın?

 

Tamam, ihtiyarlardan da, ihtiyarlara körü körüne bağlı gençlerden de kurtulmak gerekliydi.

 

Ama başında bulunduğun hareketi bu günlere getirenlerden kurtulmak için bu kadar aceleci olmasa mıydın yoksa?

 

Öyle ya, sevaplarıyla, günahlarıyla teşkilatın adamlarıydı onlarda.

 

Seni örgüte alanda, örgütün başına teklif edende yine onlardı!

Dünün iyi ve fedakâr adamlarıydı onlar!

 

Bir de Necmeddin Erbakan faktörü vardı işin içinde.

Çok yaşlanmış olsa da gençlerin sevgilisi, Milli Görüşün gözbebeğiydi.

 

Bu teşkilatta, işler onun sözüne kulak vermeden yürümezdi.

Doğru veya yanlış, Milli Görüş'ün kuralı buydu.

Lidere itaat şarttı!

 

Daha önce de bu harekete baş olmak isteyenler çıktı.

Ama olmadı.

 

Hoca varken olamadılar.

 

Onlarda bunu anlayınca, 'sen sağ, ben selamet' deyip kendi partilerini kurdular.

 

Hocanın rahle-i tedrisatında ömür tüketen o insanlar bu gün Türkiye'yi yönetiyor.

 

Sende bu yolu deneyebilirdin.

Hadi 'o uzun iş' dedin, bari 'olağan kongreye' kadar bekleseydin.

 

Yangından mal kaçırır gibi 'olağanüstü kongreye' ne gerek vardı!

Tamam, ayakların yere bastı..

 

Tamam, artık 'aksakallara' ihtiyacın kalmadığını bihakkın anladın..

Bir an önce partide, teşkilatta benim olsun mantığı güttün..

Ama Milli Görüş geleneği, hiç bu kadar ayağa düşmemişti Sevgili Numan Hoca.

 

Hem de, her şey olağanüstü yolunda giderken.

Parti yüzde yedileri, sekizleri yakalamışken.

 

Acele olağanüstü kongreye gidecek ne vardı?

 

'Küçük olsun benim olsun' mantığı güdecek biri olmadığını biliyorum.

Yinede bir yerde hesap hatası yaptın Numan Hoca?

İşte o hatayı bir an önce bulup düzeltmek lazım.

 

Ve o hatayı bulup, düzeltmek sana düşer sevgili Hocam.

Çünkü Partinin başında olan sensin.

Önde olan, sözüne bakılansın.

Bu yıkımı durdurmaya bir yerden başlamak lazım.

Ama birilerini saf dışı bırakma fırsatçılığı ile değil..

Birilerine ceza kesme, şehvetine kapılarak değil..

Özeleştiri yaparak, bağışlayarak..

 

Kurtulmuş'un liderlikle imtihanı

 

Dünkü iftarda yaşananlar tek kelimeyle rezaletti.

Kimden yana olursa olsun, neci olursa olsun orada yapılanları kimse savunamaz.

Bu hengâmede en çok dikkat edilmesi gereken, yanlışların üstüne yeni yanlışlar eklememek noktasında gösterilecek aşırı hassasiyettir.

 

Hangi amaca hizmet ettiği bilinmez bir grubun, 'çete mantığıyla' yaptığı saldırganlıkları 'Erbakan yaptırdı' türü ipe sapa gelmez iddialarla kaşımamak gerek.

 

Bu tür afakî suçlamalar, hiç kimseye fayda getirmeyeceği gibi olayları içinden çıkılmaz hale getirir yalnızca.

Lider, bu badireyi en az hasarla atlatmanın yolunu bulmak zorundadır.

 

Ve bu süreç, hangi safta olursa olsun, Milli Görüş erlerini heba etmeden, dağıtmadan yürütülmeli.

Suçlu aramadan, kırıklıkları tamir etmenin kırk yolunu bularak..

Lidere düşen budur.


Onaylı yorum bulunamadı.
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Yazarlar
Alıntı
Çeviri
Piyasalar
  Değer Artış
Euro 2,3110
Dolar 1,8470
Altın 93,4081
Röportaj
Gazeteler
Facebook