Nükleer dünyanın hukukundan, hukukun üstünlüğüne
kasimtiryaki@timeturk.com
31.05.2010




Yine bir şeyler oluyor.

Üzen, sevindiren, korkutan ve heyecanlandıran olaylar peş peşe geliyor.

Artık menzile çok ama çok yaklaşıldı demek ki!

Öyle ya; her biri, sahtekâr dünyanın ipliğini pazara çıkaracak onlarca adım tamamlanmak üzere.

Doğunun ve cümle ezilmişlerin makûs talihi ya değişecek, ya da bir kez daha kararacak.  

Artık 'gelişmişler' için 'ya herrü ya merrü' denecek zamandır anlaşılan.

İçeride ve dışarıda 'bende varım' diyen Türkiye, artık onlar için gerçekten de çok olmakta.

 

..

 

Her gün şehit veriyoruz.

Her geçen gün saldırının dozunu artırıyorlar.

'Artık Devlet Kürtlerle barışacak' korkusuyla uykuları kaçıyor.

'12 Eylül Anayasası değişecek' diye çıldırıyorlar.

Hele Ergenekon köşeye sıkıştırıldıkça hepten şaşkınlaşıyorlar.

Sonra da, çocuk kandırır gibi 'PKK'ya bakın' diye dizlerini dövüyorlar...

..

 

Bitmiyor oyunları..

Türkiye, sınırları zorlayıp Afrika'ya açılmaya başlayınca, yeni bir kalleşlik startı veriyorlar.

Balkanlara, Kafkasya'ya barış götürmek için çırpındıkça daha da heyheyleniyorlar.

AB'nin ve ABD'nin, İran'ı kan gölüne çevirme palanları suya düşünce bir kez daha mayına, pusuya, envai çeşit kalleşliğe sarılıyorlar...

 

..

 

Bunlarda numara çok..

Başbakan 'Bizim hinterlandımız sadece Avrupa değildir; batıdır, doğudur, kuzeydir, güneydir.' dedikçe halüsinasyonlar görüyorlar.

Bakanlar, iş adamları Moskova'yı, Alma atayı, Tahran'ı, Bosna'yı, Pekin'i ziyaret ettikçe zıvanadan çıkıyorlar.

Her ziyaretten, her hayırlı seferden sonra şuursuz saldırılarını tekrarlıyorlar.

 

..

 

Hükümet adamları 'Uranyum zenginleştirmek yalnızca zenginlerin, İsrail'in, işgalcinin hakkı değil herkesin hakkı.' dedikçe akılları başlarından gidiyor.

Başbakan 'Artık dünyada üstünlerin hukuku değil, hukukun üstünlüğü hâkim olsun' mottosunu dillendirdikçe bir yerlere daha saldırıyorlar.

Türkiye, küresel terör çarkına çomak soktukça, şehit cenazelerini nümayiş ve kışkırtma pazarına çeviriyorlar.

..

 

Her güzel hareketten sonra saldırıyorlar.

Her ziyaretten sonra askere, sivile kurşun sıkıyorlar.

Bizi Anadolu'ya hapseden köhnemiş sorunları, 'ritmik tekmelerle' tuzla buz ettikçe daha bir insafsızca kullanıyorlar maşalarını.

'Nükleer dünya', Türkiye karşısında ölüm kalım savaşı veriyor.

Ve bekleyecek zinhar vakitleri kalmadı anlaşılan..

 

..

 

Onlarca yıllık İMF tefecisini, Wall Street'e kadar kovalayınca akılları başlarından gidiveriyor.

El açacak hale geldikçe, daha bir huysuzlaşıyorlar.

Mutatları üzere, çoluk çocuğu öldürmelerine, birisi çıkıp 'one minute' diyince hazmedemiyorlar.

Mazlumlara ekmek, su, ilaç taşıyanlara tahammül edemiyorlar.

Hasta adam zindeleştikçe verem oluyorlar.

Hastalıkları arttıkça da salya sümük saldırıyorlar...

 

..

 

'İki yüz elli yıldır belini doğrultamamış bir millet, bir kaç senede nasıl ayağa kalkar.' diye saç baş yoluyorlar.

Yetmiş senelik ezberler, üç beş günde nasıl bozulur diye dengesizleşiyorlar.

Dengesizleştikçe, her türlü meşrebi müsait varlığı saldırtıyorlar.

Hem de her gün, terörü kınayıp, barış diskurları çekerken kalleşçe saldırtıyorlar.

 

..

 

Suni kavgaları bitirmiş bu halkla baş edemeyeceklerinin kaydı hala silinmiş değil hafızalarından.

Komşularıyla sorunlarını halletmiş bir Türkiye'nin eline bakacaklarının fena halde farkındalar.

Dünyayla alış verişi olan Anadolu coğrafyasının, kimseye müdanası olmayacağı gün gibi aşikâr hepsi için.

'Anayasa reformu' tamamlandığı gün, Türkiye'yi bir daha tutamayacaklarını çok iyi biliyorlar.

Onun için arttı saldırılar.

Onun için kalleşlikte, iki yüzlülükte sınır tanımıyorlar.

 

..

 

PKK'mı!

Hani her saldırıdan sonra ismi ortalıkta dolaşan örgüt.

Efendisinin önünde, gassalin elindeki meyyit gibi duran tetikçiler topluluğu.

Çıkarları zarar görenler için hazır kıta maşa.

İsrail'in, zor zamanda her bir işine koşturttuğu potansiyel tetikçi.

Son olaylarla, Ergenekon taşeronluğu sağır sultan tarafından da tescil edilen güruh.

 

Nasılda sektirmiyor vazifesini..

Tamda yardım konvoyu Gazze ye doğru yola çıkmışken..

Tamda Başbakan Latin Amerika'da ülkesi için bir şeyler yapmak için didinirken..

Tamda Anayasa değişikliği için referandum süreci başlamışken..

Tamda Anayasa Mahkemesi, referandumun önünün kesip kesmeme konusunda bir karar vermek için kendini zorlarken..

Tamda İMF'yi tokatlamışken..

Tamda serin ve dingin günler beklerken..

Tamda düze çıkma ümidine iyiden iyiye kapılmışken...

!

PKK'nın ne olduğunu anlamayanınız kaldı mı?

Hala 'PKK, Kürtler için savaşıyor' mu diyorsunuz?

Hay sizin aklınıza..


Onaylı yorum bulunamadı.
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Yazarlar
Alıntı
Çeviri
Piyasalar
  Değer Artış
Euro 2,3285
Dolar 1,7655
Altın 97,5195
Röportaj
Gazeteler
Facebook

Copyright © 2007 TIMETURK
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz