![]() |
Yıl 2012.
Yer Türkiye Cumhuriyeti.
Nüfus 73 milyon.
Nüfusun yüzde yüze yakını Müslüman.
Aşağıda yazılanlar üç gün önce, bu ülkenin, Bursa vilayeti, İnegöl ilçesinde yaşandı.
***
Teftiş edenler, Milli Eğitim Bakanlığı müfettişleri. Neyi teftiş edip de, neleri tespit etmiş bu müfettişler.
· Kadın öğretmenler, derslere başörtülü olarak giriyorlar.
· Kız öğrenciler, derslere başörtülü olarak giriyorlar.
· Kız ve erkek öğrenciler, ayrı sınıflarda ders görüyorlar.
İşte, yurdum müfettişlerinin bir okulda problem olarak yakaladıkları üç konu.
Taze Cumhuriyetin sevgili müfettişlerini rikkate getirip, okul yönetimi hakkında tutanak tutmalarına sebep olan üç büyük günah.
Suçun büyüğünü, en af edilmezini, lanetlisini yakalamışlar İnegöl İmam Hatipte.
“Cumhuriyetin kullarına –imkânsız- yakıştıramadığı” suç, suçlar neyse tam da onu yakalamışlar.
Tesettürlü kızlar, kadınlar..!
Ayrı ayrı sınıfta ders gören kız ve erkek öğrenciler.
Çıldırmış olmalılar o an.
Çıldırmış olmalılar “iyi bir iş çıkardık” diye.
Kim bilir, “Bu çocukların babalarının verdiği vergilerle ödenen maaşımızı ancak hak ettik.” diye mutluluktan yarılayazmıştır yürekleri.
Cevval adamlarmış, gözü kara adamlarmış!
Ki, anında okul idaresine basmışlar tutanağı.
Mili Eğitim Müfettişlerinin birinciye gelen işi..
Ey müfettiş; Sizden istenen ‘biricik ve öncelikli, kesinlikli iş’ bu mudur yani?
Açık konuşun; bunu mu ister sizlerden amiriniz, müdürünüz, üstünüz?
Yoksa, Bakan Ömer Dinçer mi ‘bu işe baş koyun; gerisi teferruat’ talimatı verdi?
Hiç ama hiç zannetmiyorum; Sayın Bakan’ın bu ülke insanının varoluş kodlarına bomba koymak anlamına gelecek işlerle alış verişi olacağını zannetmiyorum.
Öyleyse bir kez daha ne diye sardınız bu işlere?
Kanunu, tüzüğü zorlayarak, ıkına ıkına mı tuttunuz o tutanakları?
Ne diye başını örten, isteyerek örten, canından aziz bilerek örten, o örtü için onlarca onlarca kez ölmeyi göze alarak örten o insanlara çarparsınız kendinizi?
Her şey süt limanken İnegöl’de, her şey dört dörtlükken..
“Sırf başlarını örttüler diye” bula bula kızları mı suçlu buldunuz?
“Tanrı uludur Tanrı uludur
Polistir babam
Cumhuriyetin bir kuludur” meşrebinden gitmeyen hiçbir ‘memur, bürokrat’ ilgilenmiyor artık bu işlerle.
Ama siz, kız ve erkeler ayrı sınıflarda ders görüyor diye çığlık çığlığa inlettiniz İnegöl’ü, Bursa’yı tutanaklarınızla.
28 Şubat’la kaçırılan ve İnegöllü anne ve babaların yüreklerine yeni yeni avdet başlayan huzuru bir tutanakla, bir teftişle berhava ettiniz bir kez daha.
Kanunlar mı dediniz.. geçiniz..
“Kanunlar istedi de yaptık.” demeyin sakın.
‘İşimiz vardı, uykumuz geldi’ deyiniz. Hepsini anlar, tekmilini anlayışla karşılarız.
‘Kanunlar istediği için tuttuk tutanağı’ yollu mazeretlere değil biz, külahlarımız bile güler.
Avrupalılar bile vaz geçti bu saçmalıklardan. Her gün yeni bir batı ülkesi kadınlara özel okul, otobüs vesaire tahsis ediyor.
Kim demiş kız ve erkekler aynı sınıflarda okuyacak diye?
Geçin bunları artık.
Neye hizmet ettiği belirsiz, ‘arkaik bürokrat fantezilerini’ bırakın.
Diyelim ki tuttuğunuz tutanakların kanunda yeri var.
Ne yapacağız?
Kanun ne derse onu yapacak, ses çıkarmadan tapacak mıyız?
Küfreder gibi, söver sayar gibi, hakaretin en tavan yapmış hali gibi kanun mu olur?
Başlarda ki örtüyü değil, ‘örtüyü çıkarın’ diyen, ufkumuzu ve rüyalarımızı flulaştıran insanlar, kanunlar, tüzükler ve başka her neyse, ne varsa onlar çıkarılmalı pinekledikleri yerlerden.
***
Yıl 2012
…
| Değer | Artış | |
| Euro | 2,3110 | ![]() |
| Dolar | 1,8470 | ![]() |
| Altın | 93,4081 | ![]() |
































Uzayda artık özel sektör de var
İnönü Stadı'nda fetih coşkusu
















































RSS/XML
Sitene Ekle
Facebook
Twitter'da Paylaş
Mobil Versiyon