Yemen'de çatışmalar: 34 ölü
Yemen'de çatışmalar: 34 ölü
Akdoğan:Erdoğan olmazsa sistem tıkanır
Akdoğan:Erdoğan olmazsa sistem tıkanır
Filistinli lider Salah İstanbul'da
Filistinli lider Salah İstanbul'da
İsrail'den sonra Avrupa'ya çattı
İsrail'den sonra Avrupa'ya çattı
Kabe'de bile Fenerbahçe!
Kabe'de bile Fenerbahçe!
Deniz görmemiş çocuklar
kasimtiryaki@timeturk.com
02.09.2010




Deniz görmemiş binlerce çocuk var bu şehirde.

Bu şehirde; yani boğazın ve Marmara’nın kıyılarını yaladığı İstanbul’da.

İmkânsızlık ve tembellikle göveren bir yara gibi durur ufkumuzda bu dert.

Sebep ne olursa olsun sonuç değişmez.

Günlerini çirkin ve renksiz sokaklarda tüketen çocuklar için kahrolmaya engel bir durum yoktur ortada.

Onca çocuk ve yaşlı, ne övgüsünü duydukları boğazı görebilir, ne de doğup büyüdükleri yerlere dönebilir.

Ve ben, sen, o; yani hepimiz acayip üzülürüz bütün bunlara!

Aynı şehirde, birlikte yaşadığımız insanlardır hepside.

Denizin, boğazın adını duymuş ama bir kez olsun görmemiş on binlerce anne, nine, dede baba.

Her geçen yıl derinleşen ‘sosyolojik’ vaka.

En büyük trajik showroom. 

Yıllardır böyle!

Haberliyiz hepsinden.

Ve hepsine üzülürüz.

Hepsi dert olur içimize!

Her sene böyle..

Her duyuşta, yeniden saman alevi gibi depreşen beylik bir dert.

Havalı, rahatlatan, dinginleştiren acayip bir şey!

Durumu olanlar her yaz gider İstanbul’dan.

Terin oluk gibi akmaya başladığı günlerde yolunu tutar memleketin.

Şehrin, ter kokulu, bunaltan silueti uzaklarda kalır.

Bu yılda öyle oldu.

Şehri geride bıraktık.

Şehri ve şehirdekileri.

Gecekonduları.

Zayıfları, açları.

Bulunduğu ilçeyi dahi terk edecek imkânı olmayanları.

Ebedi mahkûmları.

Açık cezaevi müdavimlerini.

Uğrunda berrak bir gökyüzünde savaşılacak milyonları.

Çocukları.

Havadan, karadan, acayip mutlu bir panikle, terk etme yarışına girdik iyice cinnet beldesine dönen şehri.

İyi kötü arabalara doluşarak, gaza insafsızca yüklenerek kaçtık.

Kaçtık ve unuttuk!

‘Yaşamak nedir?’ sorusunu şehirde bırakıp, serin sularda dirilttik bedenlerimizi.

Derimizi sıhhatten parlattık.

Her geçen gün biraz daha fazla karardı ‘gön’ümüz.

Nostaljik müzik eşliğinde serin pınarlardan sular içtik.

Isı ‘gölgede kırk dereceyi’ gördüğü günlerde yaylalara kapak attık.

Yayık ayranlarıyla, Babilin asma bahçelerine döndü içimiz.

Günlerimiz ‘yaşamak, her şeyi unutarak, günü gün etmektir’ felsefesine gark oldu.

Yarın: Yaz bitti; hüzün çenemize vurdu yine

Onaylı yorum bulunamadı.
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Yazarlar
Alıntı
Çeviri
Piyasalar
  Değer Artış
Euro 2,3110
Dolar 1,8470
Altın 93,4081
Röportaj
Gazeteler
Facebook