Görmez: İslam'a dışarıdan büyük baskı var
Görmez: İslam'a dışarıdan büyük baskı var
Emniyet'ten pasaport alacaklara önemli uyarı
Emniyet'ten pasaport alacaklara önemli uyarı
Abdullah Gül'den olur mu?
Abdullah Gül'den olur mu?
'Tanklarla evimi kuşatıp kapımı kırdılar'
'Tanklarla evimi kuşatıp kapımı kırdılar'
İzmit Körfez Geçişi'ne tam not
İzmit Körfez Geçişi'ne tam not
Ali Bulaç'tan Diyanet'e zor sorular
kasimtiryaki@timeturk.com
20.12.2011




Mevcut Diyanet İşleri Başkanı fırsat buldukça 'Cenaze, cuma ve bayram namazlarında kadınlara yer açmalıyız' diyor. İnsan, 'anlaşılan acil bir durum söz konusu ki, Sayın Başkan işe bu noktadan giriş yapıyor' diye düşünmeden edemiyor. Hatırlarsanız önceki Başkanın da en büyük derdiydi bu konuydu. Yani son yıllarda, 'ne yapıp edip kadınları cemaate katmalıyız' problemine yoğunlaşmış durumda Diyanet.

***
Bu, kadın - cemaat meselesi çok enteresan.

Bir kere sahipleneni çok. Sadece dindarı veya az çok dinden haberdar olanı değil dinsizi, ateisti de bu konuyla yakından ilgili.
Geçenlerde seyrettiğim bir programda 'kadınlar mutlaka cemaate katılmalı' diye naralanıyor alnı secde görmediği bilinen bir konuşmacı.

Yine başka bir programda 'Ben ateistim ama kadınların cuma namazına, cemaate katılmaları gerekir. Böyle olur mu? Kadınlar ikinci sınıf insan mı ki cenaze namazı kılmıyor?' diyor bir başkası.

Şahıs iki bir etmeden, bu işin menşei nedir demeden/bilmeden fetvayı patlatıyor yani. 'Kadınlar cuma namazına gidecek. Bundan böyle kadınlar namazları cemaatle kılacak.' Bitti.

Ben bekledim, başka konularda da hüküm versin. 'Kerahat vakti uygulamasıyla yapılan zaman faşizmine son verilsin' gibi. Ama o sadece kadınlar konusunda fikir beyan etti.

***

Ali Bulaç'ın can havliyle yaptığı çıkış

Gerçekler günümüzde olduğu adar hiç bir dönemde baskı altına alınmamıştı. Farklı düşüncelere, seslere ve fikirlerin reel karşılığı olan sistemlere zerre kadar hoş görü tanınmamaktadır günümüzde.

Ali Bulaç, bir çok İslam mütefekkirinin bildiği ama dile getirmekten imtina ettiği hükümleri köşesine taşıyınca amiyane tabirle çarşı karıştı.

Mevzuyu Ali Bulaç'ın son yazılarından bazı kısımları alıntılayarak biraz açalım. Hatta açmayalım, mevzuya sıfırdan giriyormuş gibi (ama biraz bodoslama olarak) yapalım.

Birinci alıntı: "..gelişmişliğin ölçütü" olarak küresel resmî ideoloji/emredici ve dönüştürücü politika olarak bütün dünyaya, ama öncelikle İslam toplumlarına empoze edilmektedir. Bugün NATO'nun Afganistan'da ve Pakistan'da giriştiği sivil katliamların neredeyse elde kalan tek gerekçesi "Afgan kadının özgürleştirilmesi"dir. BM Kalkınma Örgütü, bu çerçevede "Cinsiyet Eşitliği Endeksi"ne bakarak ülkeleri sorguya çekmektedir."

İkinci alıntı: "Aslında kadınların cuma, bayram ve cenaze namazlarına katılmasını engelleyen amir hükümler yok, özel bir teşvik de yok. .. Ala kaderi'l imkân kadınlar arzu ederlerse söz konusu namazlara katılırlar. Şu var ki icma ile söz konusu namazlar kadınlara farz değildir, bu konuda Sünni-Şii, Zeydi-İbadi İslam mezhepleri arasında herhangi görüş ayrılığı bulunmamaktadır. Tarihte bütün Müslüman toplumların takip ettiği örf şöyle teşekkül etmiştir: Kadınlara cami yolu açıktır, ancak cami merkezli ibadetler farz değildir; zira "ev daha hayırlıdır". Şimdi Diyanet, bu örfü değiştirmeye, en azından kadınları kendilerine farz olmayan cami merkezli ibadetlere katılmaya teşvik ediyor."

***

Bu kadar alıntılama yeter.

Ama bana sorarsanız, Bulaç'ın yazdığı altı köşe yazısının tamamını okumak daha iyi olur. Yazıların sonunda Ali Bulaç, öyle sorular soruyor ki, bu sorular şu an itibariyle Diyanet İşleri Başkanı ve onun direktiflerini yerine getirmekle görevli altları için -neredeyse- itikadı bir durum arz ediyor.

Soruları tersten okuyunca, karşımıza şöyle bir tablo çıkıyor

* Bin beş yüzyıldır, ayet ve hadisler ışığında, ittifakla oluşmuş icma değiştirilmek istenmektedir.
* İslam'ın ev ve aile tasavvuru yıkılmaya çalışılmaktadır.
* 15 asırlık ittifak ve tatbikat değiştirilmeye çalışılmaktadır (kadınlar, kendilerine farz olmayan namazlara ve vakit namazlarını cemaatle kılmaya teşvik edilmekte).
* -Diyanet İşleri Başkanlığı, özelde 'devletin', genelde de 'küresel piyasanın' kadını evin dışına çıkartma projesini hayata geçirmek için var gücüyle çalışmaktadır.
* Bu program ve projenin ana karakteristiği, Batı modernizminin, feminizmin ve liberalizmin diliyle konuşmasıdır. Ve bu proje sonunda ortaya çıkacak insan tipi elbette ki onların boyasıyla boyanmış bir insan olacaktır.

***

Sorulardan değil de, yazıların bütününden hareketle ne anladığımıza gelecek olursak;

* İslam kadını cemaat'le namaza mecbur tutmamış.

* -Kadın daha fazla sevap almak istiyorsa, Allah ve Resulünü razı etmek peşindeyse namazlarını evinde kılsın.

* -Cuma namazı, bayram namazı ve cenaze namazı kadınlara farz değildir.

* Kadını cemaate teşvik etmenin altında yatan asıl sebep onu iş hayatına sokmak, kapitalist çarkın işlerliğine katmaktır.

* -Asıl amaç, İslam'ın öngördüğü aile düzenine uygun insanı ortaya çıkarmak değil, küresel kapitalizmin ihtiyaçlarına cevap verebilecek, sömürü nesnesi haline gelmiş kadını ortaya çıkarmaktır.

('Kadının evden, iş piyasasına çıkarılması için başlatılan seferberlik' çerçevesinde, dünyada ve Türkiye'de yapılanların kısa bir özetini de vermiş yazar. Bu kapsamda, son bir kaç senede yapılanlar bile asıl amacın anlaşılması bakımından ibret verici.)

* -Kadının asli yeri evidir. "Ev, kadına farz olmayan ibadetlerin camide eda edilmesinden daha hayırlıdır. "Ev" kadın için hayatî faaliyetlerin merkezi "ana karargâh"tır (33/Ahzab, 33). Toplumsal hayatın da ana merkezi, her biri mescid hükmünde olan "ev"dir. Ev kıbleye yönlendirilmeli, mekân kullanımı ve hayat tarzı buna göre kurulmalıdır. (10/Yunus, 87)

İcmalen

'Ağzı olan konuşuyor' derler ya, büyük kitle için tam da öyle bir konu bu. Onun için 'bana göre' diye başlayıp mevzuyu bağlamak gibi bir niyetim yok.

Hoca değilim. Müçtehitlik iddiam zinhar olmadı, olamaz.

Ama yukarıda ki konu çerçevesinde; hem adı zikredilen yazarın yazısında geçen, hem de görüşlerine başvurduğum ilim sahibi zatlardan dinleyip not aldığım bir kaç hadisi naklederek bitireyim.

'Kadının yalnız başına namaz kılması, cemaat içinde kılmasından yirmi beş derece daha efdaldır.' (İbn-i Ömer -Müsned'ül Firdevs ve Camiu's Sağir'de var-).

'Kadınların en hayırlı namazı, evlerinin en tenha köşesinde kıldıkları namazdır.' (Taberani).

'Kadınlarınızın mescide gitmelerine engel olmayın; ama evleri onlar için daha hayırlıdır.' (Ebu Davud)

'Kadınların, evinin en tenha köşesinde kıldığı namaz, salonda kıldığı namazdan efdaldir. Salonda kıldığı namaz ise, camide kıldığından efdaldir.' (Ebu Davud, İbn-i Ahmed).

'Biz hanımlar cenazenin arkasından gitmekten men edildik. Fakat cenâze teşyii bize kesin olarak haram kılınmadı.' (Ümmü Atıyye)

Durum bundan bundan ibaret anlayacağınız.
Mustafa AKÇAER
Muhterem kardeşim,Peygamberimiz zamanında üç oda mı vardı diyor.Niçin öyle anlıyorsunuz ki,Bir odası bile varsa, bir çadırda bile oturuyosa,tek odasının en muhafazalı..görünmeyen yerinde kılması en çok sevap almasına sebeptir...
19.05.2012 22:55:05
mualla gülnaz
şu kadar yorum içinde tek aklı başında yorum Caner polatınki. barbaros kardeşin paniklemesi de anlaşılır.
02.01.2012 20:17:42
Barbaros
Bütüncül bir sosyal hayat düşüncesi yok.Müslüman toplum ortadan kalktı.Her şey günlük hayat.Cihat toplumu değiliz mesela.Erkeklerin Müslüman erkeği kadınların Müslüman kadını olduğu bir toplum değil mesele.Tartışma çıkarıp edille-i şeriyye silsilesine yaslı birikimİslam hukukunu modern hukukla eşitlemektir.Kadınların camiye gitmesi yada kadına şiddet vurgusu ajitasyondur.Bu İslam dünyasında kadının modernleştirilmesi projesidir.Kısacası İslamın kadın üzerinden dönüştürülmesi.Yalama oldu bu oyun!
23.12.2011 23:10:55
horoz
... ama sanki öyle söyleyen varmış gibi lanse edlmeye çalışılıyor. şunu anlamalısınız arkadaşlar. bugün yapılmak istenen sokaktaki kadını camiye çekmek hareketi değildir. henüz sokağa savrulmamış kadınları sokaklara dökmek çabasıdır. bunu anlayamazsanız bizim görüşümüzü anlayamazsınız. birde ehli sünnet çizgisini benimseyen ve kendi çizgisinide belitmeden yazanlar var. bu kişiler neyi savunduklarını fikirlerini dayandırdıkları bir akım varmıdır, kenilerimi içtihat yapmaktadırlar,yoksa şiayımı sa
23.12.2011 16:13:50
horoz
sistemli bir din projesi var olduğu aşikar. din projesi diyorum çünki reform desem sanki var islamın yenilenmesi anlaşılacak. oysa islamı yenilemek onu çağdaş yapmak gibi şeyler islam değildir. o yeni bir dindir. bunu iyi anlamak lazımdır. yorumcuların bir kısmının bazı doğru sözlerle başlayıp yanlış sonuca gittiklerini görüyorum. zaten kadın sokaktadır camiye gitse kötümü olur. oysa bunu dedirtmek için yıllarca çalışma yaptılar bunu anlamak gerekir. camiye gitmesin diyen yok zaten. devam...
23.12.2011 16:07:33
Sedad Kurdî
Biz, Türkiyeli Müslümanlar olarak, bu ülkede İslam'ı tekeli altına almaya çalışan ve bunu büyük oranda başarmış olan bu kuruma birlik olup sesimizi çıkarmadıkça, rejim bekçiliği yapan ve gayet kötü niyetleri olduğu her icraatında anlaşılabilen bu kurumun lağvedilmesi için çaba göstermedikçe bu tür olayları daha çok göreceğiz maalesef. Susup bir şey yapmamak da tam onların istediği zaten... Bol bol konformist ve reformist Müslüman...
23.12.2011 08:34:18
koman
Erkan kardeşe katılıyorum. Rasulullah döneminde kendisinin üç oda bir salon evi mi vardı ki hadiste salon geçiyor. Hücre-i Saadet diyoruz; yani tek oda!
22.12.2011 19:38:19
ramazan ören
Benim yazdıklarımı yayınlamayan kardeşe- her kim ise- sesleniyorum: 'Şahsî' kriterlerinizi lütfederseniz ona göre yazarız ekselansları! Malum mühür kimdeyse sultan o!
22.12.2011 19:35:10
Ahmet
Kadinlar zaten sokakta, daha nereye cikacaklar
En azindan camiye gitsinler carsilarda gezeceklerine..
21.12.2011 22:18:30
ramazan ören
Gene bi dünya laf kalabalığı. İslam adına konuşanların fikirlerini âyet ve sağlam hadislerle delillendirmesi gerekir. Müslümanlar Uhud Savaşı'nda yenildiklerinde suçu kendilerinde aradılar, emperyalist Bizans ya da Sasaniler'de değil! Zayıfsan güçlünün gücünden şikayet hakkın yoktur. Hem müslüman kadınlara bu güvensizlik niye ? Onlar bizim 'annelerimiz', ve onlar neyse biz de oyuz. Kadınlar hakkında Allah'tan korkmayı Efendimiz (sav) Veda Hutbesi'nde söylemedi mi?
21.12.2011 18:59:31
Barbaros
Diyanetin kadın düzenlemeleri ve kadın sempozyumları Ali bulaç'ın kadınlara dönük gazte köşesi çıkışlarıyla telafi edilecek bir durum değildir.Bu çılgı kapitalist protestan dini üretme projesi köşelerden salvolarla bertaraf edilemez!Ortada çok sağlam tezgahlanmış dinsel sosyal müghendislik projesi programı var!Çok çok yönlü.ŞAhsen ben bu çok yönlü sistmatik projenin BOP dışında düşünülemeyeceğini söylüyorum.Ben kimim?Elhamdulillah Müslümanım!1000 tane echelon herşeyi kaydediyor!bu mu komplo:))
21.12.2011 17:22:23
Barbaros
Misal beni işkillendiren bi sempozyum da sakaryadaki İslamcılık sempozyumuydu!Yasin Aktayın İsmail Kara'nın alandaki mutlak hakimiyetine dönük salvoları,Yerlilik kavramsallaştırması eleştirisi ajitasyonun haklılık duygusu uyandırabilirliği dışında bence bir anlam ifade etmemişti.Bu sempozyum bende İSmail Kara'nın yıkımı için yapılmış izlenimi uyandırdı!Çünkü İsmail Kara koskoca kale!Ve İslamcılık gavurlaşmak demek diyor.Ve Karaya göre diyanet protestan1devlet dini üretme teşekkülüdür.Görevi bu!
21.12.2011 17:17:38
Barbaros
Cübbeli manuplasyonu yetmedi.Darulhikme ve Rıhle ve bireysel şahısların çıkışları hala tehditken Cübbeli hapse tıkılıp hem İslami çevrelere göz dağı verildi hem de cübbeli bertaraf edildi!Cübbeli operasyonu protestan modern din endüstrisinin sorunsuz seri üretimi ve pazar payını kapması için kaçınılmazdı!Manuplasyonla afişe edip ehli sünneti mahkum etme çabaları halkın irfanıyla Hocanın samimiyetiyle boşa çıkınca Cübbeli aradan çıkarıldı!Bunların hepsi operasyonel sosyal muhendislik!Uyanmak şart
21.12.2011 17:07:17
Barbaros
Dib mehmet Görmez'in Arafat vaazı kaç ülkede yayınlandı?İlahiyatlar ve diyanet Yahudi ve hristiyanların küfrünü meşrulaştıırıp kadın ajitasyonunu tüm islam kaynaklarını modernleştirme-gavurlaştırma faaliyetlerine döktüler.Küfürle hılfulfudul kardeşliği! ayağını özgürder,mazlumder vs STK'lar üstlenyor.Bunlara dönük siyasallaştırılmış kurtuluş ilahiyatı protestan itikadını AKABE ve SOL İSLAM üretiyor!Tezgah çok sağlam kurulmuş ve tıkır tıkır işliyor!Ehli sünnet karşı koydu!Cübbeli manuple edildi!
21.12.2011 17:01:00
Barbaros
Ehli sünnetin tüm vahşetinin! bertaraf edildiği protestan bir din teşekkül ettirilip Türkiye eliyle İslam dünyasına pazarlanıyor.Resmen diyanet,STK ile de AKABE vb!Hoşgörü adında üçlü mabedler İmanın üstünlüğü itikadını yıkarken,Kadın ajitasyonyla İslamın bu topraklarda ürettiği tüm yaşam biçimleri,ilmihal,hukuk,ahlak,adap,gelenek tırpanlanıyor!Akabe kitap! seri üretimine başladı reddiyeleri hiçe sayıp.Protestan külliyatı umarsızca zenginleştirme ve kalıcı yıkım çabası!Kadın işi de diyanetin!
21.12.2011 16:55:16
Esma Gül
Maksadı nemaz kılmak olmayanlar ayet ve hadisleri istediği gibi yorumluyor. Allah onları ıslah etsin. Elbette kadınlar üzerine oyunlar oynanıyor. Kadınlara cami yasaklanmamış. Kimse bunu tartışmıyor zaten. Ama reformcuların tek derdi camilere sandalye sokmak, kadınlara cenaze namazı kıldırmak. Herkesin dini kendine.
21.12.2011 15:51:30
Esma Gül
Maksadı nemaz kılmak olmayanlar ayet ve hadisleri istediği gibi yorumluyor. Allah onları ıslah etsin. Elbette kadınlar üzerine oyunlar oynanıyor. Kadınlara cami yasaklanmamış. Kimse bunu tartışmıyor zaten. Ama reformcuların tek derdi camilere sandalye sokmak, kadınlara cenaze namazı kıldırmak. Herkesin dini kendine.
21.12.2011 15:51:30
Esma Gül
Kadının asli yeri evidir. 'Ev, kadına farz olmayan ibadetlerin camide eda edilmesinden daha hayırlıdır. 'Ev' kadın için hayatî faaliyetlerin merkezi 'ana karargâh'tır (33/Ahzab, 33). Toplumsal hayatın da ana merkezi, her biri mescid hükmünde olan 'ev'dir. Ev kıbleye yönlendirilmeli, mekân kullanımı ve hayat tarzı buna göre kurulmalıdır. (10/Yunus, 87)
Yeryüzü Müslümanlara mescit kılınmıştır. Cami merkezli ibadetler de kadınlara farz kılınmamış. Deme ki reformcuların niyeti belli.
21.12.2011 15:48:56
ERKAN PALA
TEKNİK HATA YAPILIYOR. ELMA İLE ARMUT TOPLANIYOR. KADINLARIN ÜZERİNDE OYNANAN OYUNLAR BAŞKADIR, KADINLARIN CAMİLERDE CEMAATLERE KATILMALARI BAŞKADIR. ŞİMDİ ŞUNU MU DİYECEĞİZ:' EY KADINLAR ÜZERİNİZDE OYUNLAR OYNANIYOR, SİZİ SOKAĞA ALIŞTIRIYORLAR, CAMİLERE GİTMEYİN'. KİMSEYİ ALLAH'IN MESCİDLERİNDEN ALIKOYAMAZSINIZ. BU YETKİYİ KİM KENDİNDE GÖREBİLİR?
21.12.2011 10:42:12
hayatcemresi
Kadınlar hala kendi üzerlerinden oynanan oyunların farkında değiller,
Allah ve Rasulü(s.a.v)kadını yerini belirlemiştir,bunun aksine olan her şey kadın değersizleştirir,
İslam düşmanlarının oyuncağı haline getirir.
Keşke kadınlar üzerlerinden yürütülen büyük rant yarışının farkında olsalardı...
21.12.2011 08:37:20
Fevzi
Kadının veya erkeğin toplumsal yerini, görevlerini İslam belirlemiştir. İsteyen kabul eder, isteyen etmez. Elbette inanan, inanmayan herkesin bir görüşü vardır. İnsan hakkı veya batılı seçmede özgürdür. Allah (cc), inkar edenlere lekum, dinikum veliyedin der. İşte, LEKUM, DİNİKUM, VELİYEDİN. Yazı güzel ama eksik. Her şeyi daha açık ve cesurca yazmak lazım.
20.12.2011 19:44:59
ERKAN PALA
Peki bu hadis diye aktarılanların gerçekten Rasulullah'ın söyleyip söylemediği tarafınızdan araştırıldı mı? Hadis diye aktarılanların hepsinin gerçekten hadis olduğunu mu zannediyorsunuz. Biraz da Rassulullah döneminde cemaatle kılınan namazlardan bahsetseniz. Bakalım orada kadın erkek cemaate geliyorlar mı gelmiyorlar mı? Bi araştırın bakalım cuma ve bayram namazlarında rasulullah'ın namazlara kadın erkek her kezi nasıl teşvik ettiğini. Belli kesimin görüşleriyle din adına konuşulmaz.
20.12.2011 18:28:51
raskolnikov
kadının yeri evidir katılıyorum...kadının çalışma ortamını islam dini çizmiştir bu çerçeve içerisinde tabiki çalışabilmelidir...katılıyorum kadın nesnel bir araç durumuna düşmüştür (üzülüyorum)...güzel bir yazı olmuş tebrik ediyorum
20.12.2011 17:20:14
CANER POLAT
yine aklımız karışık ve her halde kılavuzluk iddiasında olanların da aklı karışık.
kadının evde olması gerektiğini söyleyen eski bir gelenek, kadının dışarıda olmasını isteyen yeni bir gelenek (modern). neyin hangi ölçüde kabulü için öyle çok da imkanları zorlamaya gerek yok. kadınlar evde olsun zihniyeti ile kadınlar dışarda olsun zihniyeti arasında hiçbir fark görmüyorum. ne zaman kadınlara bir cins değil de insan nazarından bakacağız. iki görüşü de sağlıklı bulmuyorum.
20.12.2011 17:06:39
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Yazarlar
Alıntı
Çeviri
Piyasalar
  Değer Artış
Euro 2,3110
Dolar 1,8470
Altın 93,4081
Röportaj
Gazeteler
Facebook