![]() |
Çocukluğumda dinlediğim bir karedeniz türküsü vardır ki ölsem unutmam.
Şarkının mısra-ı bercestesi de şöyleydi.
'Ha bu bizim halumuz gastelere yazılsun.'
Aşağıda yazılanlarda gazetelere yazılsa yeridir. Bende onun için yazıyorum zira..
Atatürk 'muasır medeniyetleri yakalamayı' hedef göstermiş, bizim ahali bundan 'alafranga tuvalete' geçmeyi bellemiş.
'Çağdaş kafaların', Koca Gazi'nin 'İstikbal göklerdedir' sözüyle karayı ve denizi silip atmaları gibi.
Daha başka güzel ve tumturaklı sözler de söylemiş ama Gazinin ağzına bakanlar, ya ters anlamış ya da hiç anlamamış.
Yoksa o sözleri dinleyenler, kulaklarına küpe etselerdi ülke bu halde olmazdı!
Ama beni asıl geren 'alafranga tuvalet' mevzudur.
Yani koca ülkenin tek derdi buymuş gibi zengini, fakiri, çaycısı, işletmecisi alafranga tuvalete zor vermiş durumda.
Hani 'Ayranı yok içmeye, fener alayı ile gider s.çmaya' derler ya, vaziyet fena halde o hal üzere.
Sanırsınız ki, milli gelir seviyesi o tuvaletlere, onların sayısına göre belirlenecek.
Bu konuda ki gayret haddi aşmış durumda.
AB, yeni faslı 'alafranga tuvaleti yaygınlaştırma' başlığı altında mı açtı?
Bu seferberliğin ardında, sağlam bir ferman var ama ferman kimden onu söktüremedim daha.
Bir de şayiadan bahsediliyor. 'Bu tarz klozeti evine, dükkânına koyanlar her dertten beri olacak. Geçim derdi, karı dırdırı, hastalık neyim onlara işlemeyecek.'
İnanılacak gibi değil ama söylenti yayılıyor.
Daha bir sürü tezvirat, tevatür dolaşıyor ortalıkta.
Akıl almaz bir iş!
Malum klozet, kutuplaşmaya düşkün insanımızı öyle bir birleştirmiş ki ancak olur..
Her işte kanlı bıçaklı olan 'Ulasalcılarla, liberaller' veya 'laiklerle, muhafazakârlar' bu işte adamakıllı ittifak halinde.
Batı, doğu bir. Güney neyse, kuzey de o.
Yolum Trabzon da köftesiyle nam yapmış bir restorana uğradı. Deniz kenarında, çok şık ve tertemiz bir mekân.
Garsonundan patronuna kadar herkes işinin hakkını veriyor.
Lakin ihtiyaç halinde, işinizi rahatça göreceğiniz bir tuvaleti veremiyor.
Hacetini ille de Alafrangada görmek zorundasın.
Dördü de aynı.
Türk usulü bir tane yok.
Yer darlığı dersen o da yok.
'Hemşerim ötekinden yok mu?'
Yokmuş.
'Çok ayıp ettiniz. Adam bir de ötekinden koymaz mı?' tarzı çıkışımıza, 'AB kriterleriyle' karşı çıktı kasada ki arkadaş.
Haliyle bu duygusal tepki karşısında tekmil azalarım seğirdi.
'Boş konuşuyorsun' demeye getirince de yönetmelikten, tüzükten filan bahsetti.
O da bize kapak oldu haliyle!
Silme 'şeriatçı' diyebileceğim kurumlarda da durum aynı.
Ecnebilerin icadı olanla, Türk usulünü bir arada koymayı bile kerih sayıyorlar.
Hiç tuvalet koymayanı da anlıyorum ama ille de ve yalnızca alafranga tuvalet ısrarından bir şey anlamıyorum.
Acaba o yoldan bir mesaj mı veriyorlar?
'Medeniyete buradan gidilir.'
Veya 'bana tuvaletini söyle, sana çağdaşlık durumunu söyleyeyim'.
Artık her yere bunları koymak muasırlık işareti
Statü farkının, en önemli alamet-i farikalarından biri de bundan böyle 'k.nef taşı' olacak demektir.
Ona göre dikkatli olun.
| Değer | Artış | |
| Euro | 2,3330 | ![]() |
| Dolar | 1,7560 | ![]() |
| Altın | 98,3360 | ![]() |


















PKK, Suriyeli muhaliflere saldırıyor
Suriyeli doktorun feryatları
















































RSS/XML
Sitene Ekle
Facebook
Twitter'da Paylaş
Mobil Versiyon