27 Mayıs 2012 Pazar
![]() |
Mısır'da futbol ve siyaset
JoostLagendijk
Tıka basa dolu bir statta, ezeli rakipler arasındaki bir futbol maçında bulunmuş olan herkes muhtemelen o huzursuz edici endişe duygusunu tanır.
Her iki tarafın en fanatik taraftarlarının sahada veya stat etrafında birbirine girmesine ya da peşinize düşmesine göz yumulması halinde neler olabileceğini bir düşünün. Tribünlerden aşağı inmeye çalışan, dar koridorlarda itişip kakışan, derken kapıların kapalı olduğunu gören paniğe kapılmış bir kalabalıkla nasıl başa çıkarsınız?
Ezeli rakipleri El Ehli'yle yaptıkları maçı kazandıktan sonra Port Said futbol stadında sahaya akın eden El Masri taraftarlarının fotoğraflarını gördüğümde ve stadın içindeki dehşeti yaşayan görgü tanıklarının anlattıklarını okuduğumda aklımdan bu düşünceler geçti. El Ehli taraftarları bıçaklandı, yüksek stat korkuluklarından atıldı, kaçmaya çalışırken geçitlerde sıkışıp kaldı, kapalı kapıların önünde yığılıp boğuldu. 70'ten fazla genç, tarihteki en vahim futbol facialarının birinde hayatını kaybetti.
Bariz sorular şunlar: Bu olay nasıl gerçekleşebildi ve yaşananların Mısır'da süregiden siyasi gerilimlerle alakası ne? Zira, New Yorker dergisinden Wendell Steavenson'ın da söylediği gibi: "Bir devrimin ortasındayız ve her şey siyasetle ilgili." Komplo teorilerinden pek hazzetmem, fakat olan bitenlere bakınca ve çeşitli tanık anlatımlarını okuyunca, bu katliama sadece futbol şiddeti gözüyle bakmanın zor olduğunu söylemek zorundayım. Stadyuma girerken silah araması yapılmaması başka nasıl açıklanabilir? Maç bittikten sonra sahaya giden bütün kapıların koordineli bir şekilde açılması, bu arada polislerin, sahayı işgal eden ve El Ehli oyuncularıyla taraftarlarının peşine düşen taraftarları öylece seyredip engellemek için hiçbir şey yapmaması nasıl mümkün olabilir? Farklı insanların Reuters ve Guardian muhabirlerine, maç öncesinde ve esnasında El Masri taraftarlarının arasına sızan kimliği bilinmeyen silahlı ajitatörlere dair anlattığı hikâyeler nasıl izah edilebilir?
Böylesine garip şartlar altında bu kadar çok insanın öldürüldüğü hangi olay yaşansa, bu tür sorular insanın aklına gelir. Mısır örneğinde kuşkucu olmak için özel bir sebep daha var. Saldırıya hedef olan El Ehli taraftarları, bir yıl önce Tahrir Meydanı'nın Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek'e bağlı polis güçlerine karşı savunulmasında kilit rol oynayan Ultralar adlı sıkı futbol fanlarının parçası. Ultralar, Mübarek rejimini deviren devrimci mücadelenin zirveye çıktığı günlerde en gözüpek savaşçılar arasındaydı. Polisten nefret ediyorlar, polislerle dalaşmayı seviyorlar ve polis de onlardan nefret ediyor. Port Said trajedisinden hemen sonra hem Ultraların hem devrimci Tahrir Meydanı ruhunu temsil eden başlıca siyasi gruplardan 6 Nisan Gençlik Hareketi'nin polisi suçlaması tesadüf değil. Polisin, ordunun da desteğiyle, organize haydutların Ultraları öldürmesine göz yumarak intikam aldığını söylüyorlar. Bu komplo, yaşanan dram öncesinde yayımlanan diğer yazılarla da uyum gösteriyor. Söz konusu yazılarda ordunun iç uyumunu ve ülke üzerindeki kontrolünü sürdürmek için "şeytanlar" yarattığı (sözgelimi geçen yıl ekim ayındaki Kıpti protestocular veya ekim ve kasımdaki Tahrirci gruplar) iddia ediliyordu. Ultralar, işte bu profile kusursuz bir şekilde denk düşüyor.
Yaşananlardan nihai sonuçlar çıkarmak için henüz çok erken, peki bu dramın siyasi yan ürünü ne olabilir? "Ortadoğu Futbolunun Fırtınalı Dünyası" adlı sevilen blogun yazarı James Dorsey, Ultraların, devam etmekle birlikte istikrar ve ekonomik iyileşme hasreti çeken geniş halk kesimlerinin gözünde giderek popülerliğini yitiren sokak protestolarına ölümcül bir darbe vurmak isteyen ordunun ve polisin onlar için hazırladığı tuzağa düşmüş olabileceklerini iddia ederken haklı mı? Ya da saygın blogcu Issandre El Amrani, birçok sıradan Mısırlı için Port Said'de temel güvenliği garanti edemeyen bir ordu imajının oluştuğunu ve bu yüzden, güçlü Müslüman Kardeşler de dahil, birçok çevrenin ordunun iktidarını meşrulaştırmak için kaosa göz yumup yummadığı (hatta kaosu teşvik edip etmediği) sorusunu sorduğunu öne sürerken doğruyu mu söylüyor? Çok sayıda genç futbol taraftarının ölümü muhalefeti bölmek yerine, sokaktaki protestocuları ve yeni seçilen parlamenterleri Mısır'da sivil yönetim kurma mücadelelerinde birleştirmiş olabilir.
Onaylı yorum bulunamadı.
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Foto
Video
Yazarlar
Alıntı
Çeviri
Piyasalar
| Değer | Artış | |
| Euro | 2,3110 | ![]() |
| Dolar | 1,8470 | ![]() |
| Altın | 93,4081 | ![]() |
Röportaj
Gazeteler
Facebook
































Uzayda artık özel sektör de var
İnönü Stadı'nda fetih coşkusu
















































RSS/XML
Sitene Ekle
Facebook
Twitter'da Paylaş
Mobil Versiyon