![]() |
Türkiye Solu, Sol olmadığı gibi; Sağı da Sağ değil. Dünyanın herhangi bir ülkesinde apayrı, birbirinden çok farklı kaynaklardan doğan bu iki ırmak, Türkiye'de aynı kirli kaynaktan fışkırırlar: Resmî ideoloji ve tertiplerinden...
Onun için kavgalı olmalarına rağmen gerçekte birbirilerinden farklı değiller. İnsiyakları, düşünce ve hareket tarzları, mukaddesleri ayniyete yakın bir benzerlik arz eder. Kavgalı oluşlarının sebebi, Sağ ile Solun bütün dünyada kavgalı oluşu. Kavgayı doğuran, taklit insiyakı.
1920'lerde Ankara'da inşâ edilen yeni devlete çehresini kazandıran zihniyet, merkezî ve cebrî bir idâre tarzına angaje olmuştu. Savaş şartları, çöken cihân devletinin harâbeleri üzerinde inşâ mecburiyeti, Batılı düşmanlarının kadife eldiven geçirilen pençesinin yeni inşâda belirleyici rolü kaptırmaması, yeni inşânın bütünüyle millete rağmen oluşu bu müstebidâne, tiranvarî idâreye hâkim mevkidekileri mecbur bırakmıştı yahut o mevkidekiler öyle düşünüyorlardı.
Bu sebepledir ki, Takrir-i Sükûn ile bir cehennem zemini meydana getirilip, dalda öten kuştan, kovana bal taşıyan arıya kadar bütün canlılara susmaları emredilir. Konuşmak isteyenleri ya Ortaçağ zindanlarına rahmet okutan hapishaneler bağrına basar yahut İstiklâl Mahkemeleri'nin zulüm ve elem damlayan idam sehpaları selâmlar.
Kuruluş devrinin ruhunu aksettiren hamâkati târihin yüzüne, makamında beynine bir kurşun sıkarak hayatına son veren, Cumhuriyet ricâlinin çarpıcı simâlarından Ankara Vâlisi ve Belediye Reisi Nevzat Tandoğan kusar:
"Ulan öküz Anadolulu! Sizin milliyetçilikle, komünizmle ne işiniz var? Milliyetçilik lazımsa onu biz yaparız. Komünizm gerekirse onu da biz getiririz. Sizin iki vazifeniz var: Birincisi, çiftçilik yapıp mahsul yetiştirmek. İkincisi, askere çağırdığımızda askere gelmek."
Türk Solu da Sağı da Ankara'nın birleştirdiği bu kirli kaynaktan fışkırır. Onun için ikisi de isimden ibaret birer hilkât garibesidirler, onun için dünya Sağ ve Solu ile yegâne benzerlikleri isimlerinden ibarettir.
Sağ, bütün dünyada ezelî değer ve mukaddeslerin bekçisidir... Ahlâkî olmak, târih ve mâneviyata sahip çıkmak, değerleri korumak ona düşer. Muhafazakârdır... Çünkü Solun aramakta olduğunu o çoktan bulmuştur. Aslî vazifesi mevcudu muhafaza etmektir, yeni arayışlarda ihtiyatlı olmaya mecburdur. Mecburdur, çünkü kaybedecekleri bulmayı ümit ettiklerinden çoğu zaman çok daha kıymetlidir.
Ya Sol? Sol öyle mi? Sol'un kaybedilecek nesi var? Korumakla mükellef olduğu tek dildâde, hayâlleri... Hayallerini kaybetmemek için daha çok harekete, daha çok cür'ete mecburdur.
Türkiye'de Sağ yok!.. Çünkü ezelî mukaddesleri korumakla mükellef Sağ, bizde bütün değerlere düşman hâkim zihniyetin fedâîsi. Devletçidir, milliyetçidir, "ulusal"cıdır, yâni varlık sebebiyle tezât halindedir. Türkiye'de devlet, millete rağmendir ve temas ettiği bütün mefhumları zehirlemiş, meflûc etmiştir. Mefhumların vazifesi, maskeli balo serserilerinin çehrelerini gizlemek, Sağ da öyle.
Sonra, Türkiye Sağı ne demek? Karşımızda saf bir kitle yok. Kim Sağ? Devletin güdümünde katı bir ırkçılığa demirlemiş olan milliyetçiler mi? Liberal ekonomiden dem vuran sıkı devletçiler mi? Devletsiz adım atamayan cemaatler mi? Osmanlı'nın yıkılışı ile tespihin ipi kopmuş, tanelerin her birisi bir başka zemine düşmüş, farklı bir renge, farklı bir tabiata bürünmüştür.
Hülâsa: Türkiye'de Sağ da isimden ibaret bir hilkat garibesi, Sol gibi...
Makalenin imkânları dar; haftada bir yazmak, bağlayıcı... İster istemez her makale bir parça yarım ve eksik kalıyor. Gerisi belki başka bir zamana...
| Değer | Artış | |
| Euro | 2,3110 | ![]() |
| Dolar | 1,8470 | ![]() |
| Altın | 93,4081 | ![]() |

































Uzayda artık özel sektör de var
İnönü Stadı'nda fetih coşkusu
















































RSS/XML
Sitene Ekle
Facebook
Twitter'da Paylaş
Mobil Versiyon