![]() |
Aslî vazifesi; milletin
saâdet ve bekâsına hizmet etmek. Yâni: Efendi değil, hizmetli... Türkiye
Cumhuriyeti, kaidenin çarpıcı istisnası. Hayatî vazifesi: Osmanlı'nın
Batılı düşmanlarına rahat bir uyku bahşetmek, altı asırlık korkularını
depreştirmemektir. Millete dayanmaz, millete rağmendir. Tehlike,
milletin ta kendisi. Ayakta kalması, payandalara bağlı. Belli başlıları:
Ordu, CHP, yargı, üniversite ve en geniş mânâsıyla bürokrasinin
tamamı...
Tek parti devrini
müstebidâne bir idâre ile geride bırakan devletin ilk tökezlemesi,
varlığına bir mecburiyetle rızâ gösterdiği Demokrat Parti'nin kontrolden
çıkmasıdır. Müstebit Şeflerin idâresi altında boğulan milletin Demokrat
Parti'ye çöl kazazedelerinin suya koşması gibi teveccühü, efendi
devletlilerce tahmin edilememiştir. 14 Mayıs 1950'de milletin CHP'nin
şahsında tokatladığı devlet, ilk şaşkınlığın ardından intikâm
hazırlıklarına başlar...
"Şartlar
olgunlaştığında ihtilâl meşru olur!"
hezeyânını savuran İnönü, şartların kemâlini beklemek yerine, bizzat
teşebbüs eder. 27 Mayıs Darbesi, bir cinâyetten çok, ardı arkası
kesilmeyen cinâyetler zincirinin birinci halkasıdır. Kastettiği hayat,
sadece Demokratların değil, bir milletin bütün bir hayatı ve yekpâre
geleceğidir.
Millet irâdesinin CHP'nin
teşvik ve taktikleri ile askere boğdurulduğu alçakça bir cinâyettir, 27
Mayıs Darbesi.
Domuz ağılının kapısını
aralayanlar, ilk domuzun değil, bütün domuzların cürümlerine
ortaktırlar. 1960'da siyaset arenasına elinde silâhıyla orduyu "buyur"
eden CHP ve yaşlı lideri İnönü, bütün darbelerin birinci sıra faili
olarak suçlu ve nazarımda müttehemdir.
Peygambere yalan söyletmek,
Katolik rahibi zinaya zorlamak şenâati kabilinden Türk Yargı'sının
nâmusu, sırtlarında adalet cübbesi taşıyan bir takım gönüllü haydutlar
ile ahlâkı zayıf hukuk mensuplarına iğfal ettirilir Yassıada'da.
Menderes, Zorlu ve Polatkan'ın idamı, milletin idamıdır. 27 Mayıs ve
müteâkip bütün darbelerin failleri, millet mahkemesinde yargılanıp
cezalandırılmadığı müddetçe, adâlet yerini bulmamış olacaktır.
Darbecilerin gasp ettikleri, torunlarından bile alınıp gerçek sahibi
olan millete iade edilmelidir. Yassıada, bu metruk hâli ile darbecilere
kabristan yapılmalı, darbecilerin kemikleri Menderes ve arkadaşlarının
hücrelerinde üstü açık mezarlarda sergilenmelidir.
Menderes ve iki güzide
bakanı darağaçlarında ölüme mahkûm eden asker ve yargı bir daha iflâh
olmadı, olacağa da benzemiyor. On yılda bir darbe yaparak millete kan
kusturan, geleceğini mahveden darbecilerin birinci sıra yardımcıları da
hiç değişmedi: Devletin diğer payandaları. Milletten ümidini kesen CHP,
her devirde asker ve yargıyı siyâsî bir manivela olarak kullandı
fütursuzca, kullanmakta da devam ediyor. Beşerî herhangi bir dalgınlık
CHP'lileri evlerine değil, Anayasa Mahkemesine sürüklüyor.
27 Mayıs'ın üzerinden elli yıl geçmiş... Türkiye hâlâ demokrasiden, hürriyetten ve millet hâkimiyetinden çok uzakta. AK Parti'nin korkusuz, samimî ve serdengeçti tavrı ile alınan mesafe bile henüz bir arpa boyu kadar. Ergenekon, Islak Belge ve Balyoz dâvâlarına rağmen hâlâ darbe tehdidi altında yaşıyoruz. Heyhat!..
****************
Not: Hüseyin Yılmaz'ın bu yazısı Bugün Gazetesindeki köşesinde yayınlanmıştır.
| Değer | Artış | |
| Euro | 2,3110 | ![]() |
| Dolar | 1,8470 | ![]() |
| Altın | 93,4081 | ![]() |

































Uzayda artık özel sektör de var
İnönü Stadı'nda fetih coşkusu
















































RSS/XML
Sitene Ekle
Facebook
Twitter'da Paylaş
Mobil Versiyon