Türkiye'ye sert çıkış !
Türkiye'ye sert çıkış !
Yunanistan yerine Türkiye'yi alın !
Yunanistan yerine Türkiye'yi alın !
Platini Türkiye'yi bir kez daha uyardı
Platini Türkiye'yi bir kez daha uyardı
Gülerce Aziz Yıldırım'a patladı
Gülerce Aziz Yıldırım'a patladı
Taraf'ın manşeti terbiyesizce !
Taraf'ın manşeti terbiyesizce !
Demokrasi Açılımını anlamak (2)
hcelalguzel@yahoo.com
26.11.2009




‘Demokrasi Açılımı’, son aylarda Türkiye’nin gündemine terminolojik yorum farkları yüzünden yanlış anlaşılarak yerleşmiş bir deyimdir. Önceki yazımızda belirttiğimiz gibi, Cumhuriyet’in kuruluşundan itibaren Türkiye’de bir rejim sorunu bulunmaktadır ve demokrasi açılımına ihtiyaç vardır.
Halbuki, son dönemde demokrasi açılımıyla ne anlama geldiği belli olmayan ‘Kürt Açılımı’ kastedilmiş ve ‘demokrasi sorunu’, nüfusun sadece yüzde 9’unu meydana getiren etnik bir grubun sorunuymuş gibi anlatılmıştır.
Daha sonra yapılan hatâ görülünce, ‘Demokrasi Açılımı’, terör ve güneydoğu sorununun demokratik çözümü şeklinde ifade edilmiştir.
Bu defa da, sistemin tamamının demokratikleşmesi şeklinde anlaşılması gereken ‘Demokrasi Açılımı’ dar bir alana inhisar ettirilmiş olmaktadır. Başbakan Erdoğan ’ın, terör ve Güneydoğu konusundaki açılımı ‘Millî Birlik ve Kardeşlik’ açılımı/projesi şeklinde ifade etmesi, kavram karışıklığını ortadan kaldırmış ve demokrasi açılımını dar bir sahaya mahsus olmaktan çıkarmıştır.
***
Başbakan Erdoğan, 2007 Temmuz’undaki yüzde 47’lik seçim zaferinden sonra, 2003 yılından itibaren gerçekleştirdiği demokrasi açılımının ikinci merhalesinin uygulamasına başladı. Demokratik bir liderin, ülkesindeki oyların yarısını aldıktan sonra yeni bir demokrasi hareketini başlatması kadar tabiî ve müspet bir icraat düşünülemezdi. Ancak Erdoğan, millet iradesine ket vuran iki büyük engeli hesap edememişti: Jüristokrasi ve silâhlı kuvvetler ... Önce, Türk demokrasisinin ve insan haklarının önünde heyûla gibi dikilip duran başörtüsü yasağını kaldırmaya çalıştı. Yapılan Anayasa değişikliği jüristokrasinin mâbedi hükmünde olan Anayasa Mahkemesi’nden döndü. Bu kararıyla AYM, yasamanın ve millet iradesinin üzerinde olduğunu âdeta ilân ediyordu. Jüristokrasi bununla da yetinmedi; AK Parti’yi cezalandırmak için aleyhinde kapatma dâvası açtı.
Bu antidemokratik müdahalelerden ortaya çıkan netice, evvelâ ‘Yeni Anayasa’nın hazırlanıp yürürlüğe konulması gerektiğiydi. Jüristokrasi’nin ve darbeci odakların müdahalesini bertaraf edip taşları yerine oturtmadan demokrasi açılımının tamamlanması mümkün değildi. Bu gerçeği gören Erdoğan, 22 Temmuz 2007’den sonra başlattığı ‘Yeni Anayasa’ çalışmalarını bir müddet tehir etti.
Buna mukabil, 2009 yılı ilkbaharından itibaren demokratikleşme konusunda çeşitli açılımların gerçekleştirilmesine girişilerek, 2009’dan sonra başlayacak ‘Yeni Demokratik Dönem’deki gelişmelerin altyapısı hazırlanmaya başlandı.
***
‘Yeni Demokratik Dönem’de demokrasi açılımı, hukukun, siyasetin ve toplumun bütün boyutları ve kesimleriyle ilgili olacak; Türkiye’nin topyekûn demokratikleşmesini hedef alacaktır. Bu çerçevede çeşitli demokratik açılımları kısaca değerlendirelim:
1. Millî Birlik ve Kardeşlik Açılımı: Terörün sona erdirilmesi, teröristlerin silâh bırakması, millî birlik ve kardeşliğin güçlendirilmesi, Güneydoğu’nun ekonomik ve sosyal kalkınması ile bazı kültürel taleplerin karşılanması için yapılmakta olan açılımdır. Riskli ve istismara müsait bu proje, dış ve iç şartlarda meydana gelen olumlu değişmelerle Türkiye’nin önüne terörü bitirme fırsatının çıkmasıyla başlatılmıştır. Projenin uygulamaya konulmasıyla, teröristler dağdan indirilecek ve toplumda birlik ve kardeşlik havası oluşturulmaya çalışılacaktır. Açılımda, Türkiye’nin millî ve üniter yapısıyla ilgili hiçbir tâviz verilmeyecek; ‘Türk Milleti’nin tekliği, Türkçe’nin resmî dil ve eğitim dili olması gibi temel ilkeler aynen muhafaza edilecektir.
Buna mukabil, üniversitede Kürtçe seçmeli ders olarak öğretilecek ve araştırma yapılabilecek; çocuklar ‘terör suçu’ ayrımı yapılmadan çocuk mahkemelerinde yargılanacak; cezaevlerinde tutuklu ve hükümlüler yakınlarıyla anadillerinde görüşebilecek; isimleri değiştirilen yerleşim birimlerine istenirse eski isimleri geri verilecek; özel TV’ler 24 saat sınırsız farklı dil ve lehçelerde yayın yapabilecek; yayla yasakları kaldırılacak; sosyal ve dinî hizmetlerde farklı dil ve lehçeler kullanılabilecek; siyasî partiler vatandaşlara farklı dil ve lehçelerde seslenebilecek; Ayrımcılıkla Mücadele Komisyonu kurulacak; insan hakları ihlâllerindeki şikâyetler için yeni bir mekanizma oluşturulacaktır.
Bu açılım projesinde önemli olan, farklı siyasî kimlikler ve kollektif haklar oluşturmadan toplumda bütünleşmeyi/entegrasyonu sağlayabilmektir. Buna itina edilmezse ve bir yandan DTP, diğer yandan CHP ve MHP ayrılıkları körüklemeye devam ederse, projenin tamamlanmasına kadar sancılı bir dönem yaşanması kaçınılmaz olacaktır.
Yarınki yazımızda diğer açılımlara devam edeceğiz.


Onaylı yorum bulunamadı.
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Yazarlar
Alıntı
Çeviri
Piyasalar
  Değer Artış
Euro 2,3210
Dolar 1,8435
Altın 93,3793
Röportaj
Gazeteler
Facebook