27 Mayıs 2012 Pazar
![]() |
Konsey böyle devam edemez
f.ertan@zaman.com.tr
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin yapısının İkinci Dünya Savaşı sonrası ortaya çıkan dengeleri temsil ettiği, dünyanın bugünkü dengelerini yansıtmadığı için mutlaka yeniden yapılandırılması gerektiği konusunda hiç kimsenin şüphesi yok.
Ayrıca özellikle veto hakkına sahip 5 daimi üyenin Konsey'i zaman zaman rehin aldıkları, hoşlarına gitmeyen kararların çıkmasını engelledikleri, keyfi davrandıkları da biliniyor. Konsey'de geçen cumartesi görüşülen ve Rusya ile Çin'in veto etmeleri sonucu kabul edilemeyen Suriye karar tasarısı bu keyfiliğe, dar çıkarcılığa son örnek olarak ortada duruyor.
On beş üyeli Konsey'in 13'ünün desteklediği; ancak Rusya ve Çin temsilcilerinin ifadesiz, soğuk bir yüzle el kaldırıp reddettikleri tasarı kabul edilseydi Suriye rejimi üzerinde baskı oluşturacak, belki de bugün hâlâ devam eden kanlı sürecin sona ermesi yolunda olumlu bir adım olacaktı. Ancak Rusya ve Çin'in sayesinde bu yol şimdilik tıkandı. Her ne kadar tasarıyı sunan Fas tasarıyı geri çekmediyse de bundan sonra başka bir tasarı kolay kolay gündeme gelmez.
Esasen Rusya ve Çin, geçen ekimde de son tasarıdan daha yumuşak olan, sadece Suriye rejimini kınayan başka bir tasarıyı da veto etmişlerdi. Bu bakımdan, herhangi bir sürpriz olmazsa bu ikisinin son tasarıya benzer aynı mahiyetteki başka tasarıları da veto edecekleri söylenebilir. Bu haksız, adaletsiz durum bize bir kere daha Konsey'in yapısının değişmesi, bu konuda mutlaka köklü bir reformun yapılması gerektiğini hatırlatıyor. Esasen, Türkiye, bu konuda çok çaba gösteriyor. Nitekim, Başbakan Erdoğan, geçen yılki Genel Kurul'da Konsey'deki bu haksız duruma dikkat çeken zehir zemberek bir konuşma yapmıştı.Biz de bu köşede Konsey reformu ile ilgili olarak yıllardır yazıyor, reform çabalarını anlatıyoruz. Bugün günü geldiği için bunların bazılarını yine hatırlatalım. Mesela 2005 yılında G-4 Grubu'nun bir teklifi söz konusu olmuştu. G-4 Grubu malum Brezilya, Almanya, Japonya ve Hindistan'dan meydana geliyor. Bu grup BM Genel Kurulu'na 2005 yılında resmen sunduğu reform teklifiyle Konsey'in bugünkü 5'i daimi, 10'u geçici üyeden müteşekkil yapısının ilave edilecek on yeni üyeyle 25'e çıkarılmasını, bu üyenin 6'sının daimi, 4'ünün de geçici üye olmasını istemişti. Grup kendisine tanıdığı 4 daimi üyeliğe ilave olarak 2 de Afrika ülkesinin daimi üye olmasını savunmuştu o zaman. Amerika ve Çin, G-4 Grubu'nun bu tekliflerine kendi sebepleri dolayısıyla karşı çıkmışlardı. Bu sebeplerden Çin'inki Japonya'nın, Amerika'nınki ise Almanya'nın daimi üyeliğini önlemeye matuftu. Amerika her ne kadar Japonya'nın daimi üyeliğini destekliyorsa da Almanya'nınkine 'Avrupa, Konsey'de zaten Fransa ve İngiltere tarafından temsil ediliyor' diye karşı çıkmıştı. Bu tekliften de Çin ve Amerika'nın ortak hareket etmesiyle sonuç alınamamıştı.
Diğer yandan, Afrika Birliği (AU) de Konsey'in 11 yeni üyeyle genişletilmesini, bu 11 üyeden 6'sının daimi, 5'inin geçici üye olmasını, 6 daimi üyenin de mutlaka veto hakkıyla donatılmasını talep etmişti. AU malum 53 Afrika ülkesini temsil ediyor ve bu sayıyla BM Genel Kurulu'nda önemli bir oy potansiyeli taşıyor. Ne var ki, AU da kendi içinde muhtemel bir reform sonucu Afrika'yı hangi üyelerinin temsil etmesi gerektiği konusunda bugüne kadar bir mutabakata da varamadığı için bu teklif de ötekiler gibi sonuçsuz kalmıştı. Bu teklif ve çabalara ilaveten bir de Genel Kurul bünyesinde çalışan BM üyelerinden meydana gelen bir hükümetler arası müzakere süreci var. Bu süreç, Konsey'in reformunu enine boyuna ele alan bir forum. Reform teklif metinleri üzerinde çalışıyor. En son toplantısını 8-9 Kasım 2011'de yapmış; ancak öncekiler gibi bundan da elle tutulur bir sonuç çıkmamıştı. Bu forum şüphesiz devam edecek; ama ne zaman bir mutabakata varır, bilinmez.
Esasen reform teklifi ya da tasarısı ortaya çıksa bile bunun Genel Kurul üyelerinin üçte ikisinin desteğini alması ve ayrıca veto sahibi daimi üyelerin onayını da alması gerekiyor. Özellikle veto ihtimali yüzünden reform çabaları fazla ilerleyemiyor. Türkiye'nin içinde olduğu Mutabakat Grubu ise Konsey'de reformun oyla değil, genel mutabakat ile gerçekleştirilmesini savunuyor. Bu şekilde veto tehdidini boşa çıkarmayı hedefliyor. Son Rus ve Çin vetosunun açıkça ortaya koyduğu gibi Konsey'de mutlaka reform yapılması gerekiyor. Bu nasıl olabilir, hak ve adaletten yana olan ülkeler bu konuda yeni bir girişimi mutlaka başlatmalılar, 5 daimi üyeye bunun böyle gitmeyeceğini söylemeli ve gerekiyorsa başka yollara da başvurmalılar. Konsey artık böyle devam edemez. Etmemeli de. Bu konuda duyarlı olanlar artık seslerini daha fazla çıkarmalılar.
Onaylı yorum bulunamadı.
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Foto
Video
Yazarlar
Alıntı
Çeviri
Piyasalar
| Değer | Artış | |
| Euro | 2,3110 | ![]() |
| Dolar | 1,8470 | ![]() |
| Altın | 93,4081 | ![]() |
Röportaj
Gazeteler
Facebook

































Uzayda artık özel sektör de var
İnönü Stadı'nda fetih coşkusu
















































RSS/XML
Sitene Ekle
Facebook
Twitter'da Paylaş
Mobil Versiyon