Üç açmaz durumunu biraz açalım
f.koru@zaman.com.tr
18.03.2010




Vize sürelerini aşarak ülkemizde yaşayan ve çalışan Ermenistan vatandaşı sayısı demek ki 100 bine çıkmış... Başbakan Tayyip Erdoğan Londra'da "Hepsini sınırdışı edebiliriz" dedi de öğrendik... Zaten ekonomik sorunlarla başetmekte zorlanan Ermenistan, Türkiye'deki kaçak işçilerini kaybederse bundan ciddi bir zarar görür...

Her yabancı ülke vatandaşı en fazla üç aylık süreyle Türkiye'de kalabilir; süreyi aşan sınırdışı edilebilir. Ermenistan'la Türkiye arasındaki buzları eritme amaçlı bir müsamahaya mazhar o ülkenin vatandaşları; müsamaha kalkarsa iki ülke arasında bir süredir devam eden yakınlaşma süreci yara alabilir...

* * *

Girmediği parti kalmamış, kısa bir süre hariç 1984 yılından beri büyük illerimizden birinin belediye başkanlığını elinde tutan bir politikacı, yakın bir dostunun fâş etmesi yüzünden, suistimal iddialarına muhatap. "Rüşvet mi almış?" sorusuna, muhbir, "Hayır" cevabını veriyor. Meğer kenarda-köşede ucuza kapattığı arsaları imara açılmasından sonra satıyor ve yüklü paralar kazanıyormuş başkan...

Daha önce ucuza aldığı arazileri imar sonrası pahalıya satarak zenginleşmek iyi bilinen kazanç kapılarından; ülkemizde o yoldan köşeleri dönmüş nice başarılı işadamı var.

İmar izni veren 'belediye' olmasaydı herhalde olan-bitene ses çıkarılmazdı; konumunu kullanarak zenginleşmek ise, görüyorsunuz, ciddi tepkilere yol açıyor... Belediye başkanı neden hakkında soruşturma açıldığını anlamaz görünse de, partisi daha şimdiden kendisiyle yolunu ayırdı.

* * *

Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ asker kişilerle ilgili yayınlardan duyduğu rahatsızlığı hafta boyu hatırlatıp durdu. Ona göre, bazı haber ve yorumlar Askeri Ceza Kanunu'nun 'âmir veya komutanlara karşı güven hissini yok etmeye mâtuf olarak alenen tahkir ve tezyif edici fiil ve harekette bulunanlar' maddesine (m. 95) giriyor ve o tür haberleri yapan muhabirler ile yazı yazanları üç yılı bulan cezalar bekliyor...

Doğru, öyle bir ceza öngörülüyor Askeri Ceza Kanunu'nda...

Ancak Genelkurmay Başkanı Org. Başbuğ da yargının soruşturup mahkemeye sevk ettiği bazı askeri kişilerin 'suçsuz' olduğuna inanıyor ve bu inancını kamuoyuyla da paylaşıyor. Oysa bu da Anayasa'nın 138. maddesi ile Türk Ceza Kanunu'nun 288. maddesine ters düşen bir davranış biçimi. İlgili TCK maddesi, yargı safhasını etkilemeyi amaçlayan sözlü veya yazılı beyanlarda bulunan kişinin üç yıla kadar cezalandırılmasını öngörüyor.

İşte size Türkiye'nin gündeminin ilk maddelerini teşkil eden üç açmaz...

* Başbakan Londra'da söylediği biçimde davranır ve daha önce müsamahayla ülkemizde çalışan Ermenistan vatandaşlarını sınırdışı ettirirse, bu davranışı, Türkiye ile Ermenistan arasında amaçlanan yakınlaşmayı yok edebilir...

* İmara açılan arazilerin rantından nemalandığı anlaşılan belediye başkanı zenginliğini "Herkes bu yolla para kazanıyor" diye açıklamaya kalktığında, işgal ettiği koltuğun önemli bir görevinin rantı kendisinin yapmak değil kamuya kazandırmak olduğunu göz ardı etmiş olur...

* Org. Başbuğ, "Amir ve komutanlara karşı güven hissini zedeleyici yayın yapanları cezalandıran yasa maddeleri var" dediğinde, "Yargıyı etkilemeye kalkışmak da yasalara göre suçtur" karşı görüşüne muhatap olur...

Bunlara mantıkta 'açmaz durumu' deniliyor...

İfşa edilen müsamaha 'iyilik' olmaktan çıkıyor; halkını zenginleştirmesi gereken belediye başkanı işe kendisiyle başlayınca konumu tartışılır hale geliyor; yasalara saygılı olmaya davet edenin önce kendisinin yasalara saygı göstermesi gerekiyor...
Yeni Şafak

Onaylı yorum bulunamadı.
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Yazarlar
Alıntı
Çeviri
Piyasalar
  Değer Artış
Euro 2,3280
Dolar 1,7650
Altın 97,4209
Röportaj
Gazeteler
Facebook

Copyright © 2007 TIMETURK
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz