![]() |
Zaten biliyorsunuz, ama ben bir kez daha kayda geçireceğim: Türkiye'nin çağdaş tarihi biraz da belli başlı şahısların tarihidir.
Bizim tarihimiz de -pek çok başka ülke tarihinde olduğu gibi- küçük ve sıradan kişilerin katkılarını hesaba fazla katmayan bir tarihtir. Herhangi bir keşif, icat, zafer, yenilik ve başarı birden fazla -bazen bayağı kalabalık- bir grubun çalışmasına borçlu olunduğu halde, başarıyı en son damlayı kaba damlatana veririz. Tarih biraz da başarıyı üstlenenlerin tarihidir.
İleride bugünlerin tarihini yazacaklar için bir kolaylık bu. Çok koldan gelişen olayların tarihe dönük yüzünde bugünlerden neredeyse bir veya birkaç isim kalacak çünkü; onun (veya onların) kim olacağını tespit etmek de hiç zor olmayacak.
Keşke tarih gelişmelere katkıda bulunan herkesin hakkını teslim ederek yazılsa... Ancak gerçek her zaman bizim temennilerimiz istikametinde oluşmuyor.
Tarihe başarılarıyla geçecek kişiler neredeyse teke veya bilemediniz birkaça indirgenirken, bizimki de dahil ülkelerin tarihleri, gelişmeleri 'olumsuz' etkileyenleri kolay kolay unutmuyor. Bütün olumsuzluklara, engellere, muhalefete, fitne ve tezvirata aldırmaksızın doğru bildiği yolda yalnız başına da kalsa yürüyüp başarıya ulaşan az sayıdaki 'cesur' ve 'kahraman' kişiye karşılık, onu başarısız kılmak, yolundan saptırmak, yaptıklarını eksik ve yanlış yansıtmak için devreye girenlerin sayısı hiç de az olmuyor.
Kimi siyaset alanından, kimi akademik hayattan, kimi de yayın dünyasından olabiliyor bu fitne ve tezviratçılar...
Doğru-dürüst işler yapana yol göstereni, yardımcı olanı, önünü açanı, başarısına katkıda bulunanı keşfedip değerini teslim etmede olağanüstü kıskanç olan tarih, kötü örnekleri bulup ortaya çıkarmada, yaptıklarını yansıtmada müthiş cömert davranabiliyor.
Kütüphanenizin raflarından herhangi bir genel tarih kitabını indirip bakın, sayfalarında az sayıda 'kahraman' ve mebzul miktarda 'kötü adam' ile karşılaşacaksınız.
Şikâyet ettiğim sanılmasın, tam tersine, bu yazı uyarı yerine geçsin diye yazılıyor.
Uyarı, çünkü konumları gereği ülkenin doğru istikamette yol almasına katkıda bulunabilecek iken, değişik kaygılarla kendisini olumlu gelişmelerin önünü kesecek bir yere konuşlandırmış tipler, konumlarını ve güçlerini koruyabildikleri sürece keyif sürebiliyorlar; bulundukları mevkilerden ayrıldıklarında da keyiflerinin devam edeceğine inanarak...
Çoğu kez yanıldıklarını kısa zamanda anlıyorlar. Genellikle 'kahraman' için sonsuza kadar açılan kredi, 'kötü adam' konumuna kendisini yerleştirenden, yerini ve gücünü kaybeder etmez, tahsil edilmek istenebiliyor. Bizde gücünü yitirenin bu gerçeğe toslar toslamaz yaptığı genellikle aynı şey oluyor: Bir köşede unutulmaya çalışmak...
'Kötü adam' olduğu halde illâ meydanda kalmak isteyenin akıbetini ise kimselere tavsiye etmem: Böylelerinin çoğu kısa sürede rezilleniyor...
Marifet elbette hep doğrudan ve dürüstlükten yana tavır takınabilmekte; kimseler kadrini bilmese, tarih yazmasa bile... Karakter sınavından sürekli çakmış, en kritik noktalarda hep yanlışa oynamış, sadece ülkeyi zora sokmakla kalmamış, en yakınlarını, hatta kendisine imkân sağlayan/lar/ı bile zor duruma düşürmüşlerin yaptıklarını ise, tarih mutlaka yazacaktır. Yazmalıdır da.
Başka bir sebepten değilse bile başkalarını
aynı yola sapmaktan caydırmak için tarih öylelerini unutmamalı ve
mutlaka yazmalıdır.
Yenişafak
| Değer | Artış | |
| Euro | 2,3105 | ![]() |
| Dolar | 1,8470 | ![]() |
| Altın | 92,7679 | ![]() |

































Felluce'yi hatırlıyor musunuz?
Cumhurbaşkanı Gül, Sosyal Medya'da
















































RSS/XML
Sitene Ekle
Facebook
Twitter'da Paylaş
Mobil Versiyon