Gülerce Aziz Yıldırım'a patladı
Gülerce Aziz Yıldırım'a patladı
Taraf'ın manşeti terbiyesizce !
Taraf'ın manşeti terbiyesizce !
Erdoğan: Tek resmi dilimiz Türkçe'dir
Erdoğan: Tek resmi dilimiz Türkçe'dir
İstanbullular bu geceye dikkat!
İstanbullular bu geceye dikkat!
Bedelli askerlikte son dakika değişikliği
Bedelli askerlikte son dakika değişikliği
Boşuna bağırıyorlar, Türkiye doğru yolda
f.koru@zaman.com.tr
21.01.2010




Ben inanmadım inanmasına, ama kulağı delik meslektaşlar haberin doğru olduğuna emin görünüyor. Konuyu yazmayan siyasi yorumcu da kalmadı gibi. Söylenen ve yazılan şu: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Ak Parti'nin kapatılması talebiyle bir kez daha Anayasa Mahkemesi'ne başvuracakmış...

Hükümetin referandum konusunu ve anayasa değişikliği paketini gündeme taşımasını bir karşı hamle olarak görenler de var.

Size inanılası geliyor mu bütün bunlar?

Ak Parti'nin iktidardaki varlığından rahatsızlık duyanlar herhalde az değil. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın fincancı katırlarını ürkütmekten çekinmeyen bir yönetim tarzı var; güç odaklarını darıltmama, üzerlerine gidilse dahi sonunda uzlaşmayla geri adım atma defterinde yeri olmayan yöntemler. İçeride ve dışarıda basılması gereken ayaklara basmaktan çekinmiyor.

“Sivil diktaya gidiliyor” yaygarasının temelinde alışılmamış bu tavra tepkiler yatıyor. Geçmişte pek çok başbakanın yaptığı gibi o da iş dünyasının ağzına baksa, medya patronlarını iktidarına ortak kabul etse, bürokrasiye hulus çaksa, gazeteci ve yorumcuların ağzına parmak parmak bal çalsa herhalde farklı tepkiler alırdı. Dünya devlerini sarsan global krize rağmen hükümetin ekonomiyi iyi idare ettiği, itibarı yükselten dış politika uygulamaları sayesinde yeni kaynaklar ve piyasalar açıldığı, bürokrasi azaltıldığı için övgülerini esirgemezlerdi.

İtibarından ve politikalarından yararlandıkları halde, bazı çevreler, Ak Parti'nin iş başından gitmesini kendileri için bir 'hayat-memat' meselesi olarak görüyorlar. Sadece içeride ayaklarına basılanlar değil dışarıda kendilerine “One Minute” çekilenler de...

Kimi yorumcu neredeyse bütün tartışmaları bir kampanya olarak değerlendiriyor ve faturayı da başı Maliye ile dertte olan bir yayın grubunun patronuna çıkartıyor. 'Bremen Mızıkacıları' genellikle aynı grubun yayın organlarında yazıyor, maaşlarını aynı patrondan alıyorlar; ancak bağırıp çağıranların patronlarının durumuyla ilgili kaygıları yok. Kaygıları olsaydı, şimdiye kadar yürütülen cinsten kampanyaların sonuç vermediğini görünce farklı yöntemler denerlerdi.

Hayır, onların derdi, kendi konumları... Geçmişte mensup oldukları 'ideolojik kamp' hemen her alanda yenildi, sıfırı tüketti; şimdi ellerinde kalmış tek iktidar alanı olan medyaya bu yüzden ölümüne sahip çıkıyor ve aleyhlerindeki gelişmelerin bütününden sorumlu tuttukları Ak Parti hükümetinin ömrünü kısaltmaya çalışıyorlar.

Gözlerinin patronlarını veya siyasi müttefiklerini gördüğü yok. Bütün dertleri, ellerinde kalan tek iktidar alanını kaptırmamak...

Konumlarını kullanarak ortalığa saldıkları sis bombaları sanki hâlâ güçleri olduğunu düşündürüyor bazılarına. Ak Parti'nin kapatılması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın hazırladığı önceki iddianameye haber ve yorumlarıyla katkıda bulunmuşlardı, şimdiki yayınlarının da benzer bir gelişmeye yol açabileceğini düşünmeleri doğal.

Düşünedursunlar da, bekledikleri türden bir sonuç almaları bugünün şartlarında hayli zor. “Tek parti diktatörlüğüne gidiyorlar” iddiasının üzerine oturtulabileceği herhangi bir kanıtı nasıl ve nereden bulacaklar? Dünyanın 'en mazlum hükümeti' sayılmaz belki Ak Parti hükümeti, ancak bürokrasinin nefesini ensesinde hissettirdiği ve her icraatına takoz koyma çabasına girdiği de inkâr edilemez.

Anayasa değişikliği arzusu bu çerçeve içerisinde önemli bir yer işgal ediyor. Ak Parti'yi kapatılma tehlikesinden uzaklaştırmak için değil, tam tersine bir dahaki seçimden iktidar olarak çıkacak parti veya partilerin anayasal güvenceye kavuşturulmuş bir demokrasi içerisinde siyaset yapabilmelerini sağlamak üzere böyle bir köklü değişikliğe ihtiyaç var.

Türkiye bu yoldan geri döndürülemez, merak etmeyin.

 

yenişafak


Onaylı yorum bulunamadı.
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Yazarlar
Alıntı
Çeviri
Piyasalar
  Değer Artış
Euro 2,3210
Dolar 1,8435
Altın 93,3793
Röportaj
Gazeteler
Facebook