İnsanlık vicdanının imtihan edildiği bir coğrafya
İnsanlık vicdanının imtihan edildiği bir coğrafya
Görmez: İslam'a dışarıdan baskı var
Görmez: İslam'a dışarıdan baskı var
Emniyet'ten pasaport alacaklara önemli uyarı
Emniyet'ten pasaport alacaklara önemli uyarı
Abdullah Gül'den olur mu?
Abdullah Gül'den olur mu?
'Tanklarla evimi kuşatıp kapımı kırdılar'
'Tanklarla evimi kuşatıp kapımı kırdılar'
Sivas Katliamı ve ilkel gazetecilik
cyranodebergerac@timeturk.com
05.07.2011




Bundan on sekiz yıl önce Sivas’ta 33 insan öldürüldü.

Her biri insan oldukları için değerliydiler.

Kimileri “Aydın” fetişizmine tutuşarak bu 33 ölümden kendine “Aydın” yaftası yonta dursun, benim için ne ölüm şekillerinin ne de mesleklerinin hiçbir önemi yoktu.

İnsandılar ve bu şekilde öldürülmeyi hak etmemişlerdi.

Belki hiçbiriyle ortak noktam yoktu, belki karşılaşmış olsaydık kavga ederdik birbirimizle ama insandılar ve yaşamaya en az benim kadar hakları vardı.

İlk kez geçen yıl düşmüştü aklıma. Bir Müslüman olarak iki Temmuzda Sivas’a gidip Pir Sultan Abdal Derneğiyle birlikte bu katliamı kınamalıydık. O vakit olmadı.

Bu yıl farklı kaynaklardan iletişim kurmak istedik Alevi dernekleriyle. Sivas’ta bu acıyı hep birlikte dillendirelim, bu yası birlikte tutalım istedik. Yine olmadı.

Dönüş bile yapmadılar. Ama bu kez kendi nefislerinin altında ezildiler. Kendi taassuplarına teslim oldular.

Öyle bir basın açıklaması yapalım ki metnin altında Pir Sultan Abdal Derneği ve Mazlumder yazsın istedik. Yeter ki metnin içerisinde “gericiler”, “yobazlar”, “dinci katiller” gibi ortaçağdan kalma kelimeler yer almasın dedik.

Tek derdimiz farklılıklarımızın ayrışmaya, kamplaşmaya neden olmadığını göstermek, birbirimizin acısını paylaştığımızı, birbirimizin acısından zevk almadığımızı göstermekti.

Özgür Gündem: Gazete olmak ya da olmamak



Özgür Gündem gazetesi 2 Temmuz tarihinde Özel harpçi H.Ç.’nin itiraflarına yer vererek Sivas katliamının özel harp dairesi tarafından düzenlendiğini manşetten haber yaptı.

Bugüne değin sol kesimin Müslümanlara yönelik bir saldırı argümanı olan Sivas olayları ilk kez bir sol gazete tarafından tekzip ediliyor ve “işin içinde başka işler var” deniyordu.

Özel harpçinin itiraflarının doğruluğu ya da yanlışlığı değil mesele. Böyle bir ihtimalin var olduğu düşüncesi bile bu kesim için büyük bir ilerleme.

Gazete 3 Temmuz tarihli baskısında da iddialarını sürdürdü ve manşet haberlerinden sonra Mazlumder Genel Başkanı Faruk Ünsal’ın Sivas davasının yeniden görülmesine ilişkin açıklamalarına yer verdi. Buraya kadar sorun yok.

Haberin iç sayfalardaki devamında ise gazete iletişim fakültelerinde ders olarak okutulabilecek bir gazetecilik faciasına imza attı.

“Katillerin AKP’li avukatları” başlıklı bölümde halen AKP’de siyaset yapan milletvekilleri, belediye başkanları teker teker sayılarak bu kişilerin yaptıkları “hizmet” nedeniyle nasıl kollandıkları ve hangi görevlere yükseltildikleri sıralanıyordu.

İnsanın utanması olmayınca ne yapsa hak!

Ancak ilginçtir gazete AKP’lileri listelerken bile ortaçağ solculuğundan kurtulamamış. Av. Faik Işık’ın titrine Başbakan Erdoğan’ın ve Süleyman Mercümek’in avukatı yazmış histerik bir bilinçaltı geçmişiyle.

Süleyman Mercümek kim? Bilen bilir!

AKP’li değil, vekil değil, belediye başkanı değil, parti yöneticisi değil…

O halde bu ismin burada ne işi var?



Histerik bilinçaltı bu işte.

Ortaçağ solculuğu tam olarak bu!

Gazeteyi çıkaranlar belli ki savunma hakkının kutsal olduğundan habersizler.

Kaldı ki Sivas davasında yargılanan ve ceza alanlar o gün orada bulunmaktan başka suçu olmayan insanlar. Sivas katliamının failleri halen bulunmuş ve adalete teslim edilmiş değil. Sırf birilerini teskin etmek için kamera kayıtlarında yer alan kişiler yargılanmış ve hukuk cinayetleri işlenerek mahpus edilmişlerdir.

Ancak ne yazık ki bu dava kan davası şeklinde görülmüş ve onlardan olan suçlu-suçsuz fark etmez cezalandırılsın denilmiştir. Sözüm ona solcularda bu hukuk komedisinin başrol oyuncularıdır.

Sivas bir yaradır. Ne için ve kim tarafından tasarlanmış olursa olsun reddedilmeli ve failleri bulunarak cezalandırılmalıdır. Bu yarayı dağlamak için hukuk cinayetlerini meşru görmek ise gayri insanidir.

Ve son olarak haberi yapan gazeteci kılıklı arkadaş Mazlumder avukatlarının da Sivas Davasında müdahil olduğunu bilmeli.

Benim tavsiyem müdahil Mazlumder avukatlarını da listeye eklemesidir!

Eğer biraz yeteneği varsa müdahil avukatların isimlerine ulaşabilir.

Faik IŞIK
Sivasta insanları diri diri yakanların avukatları olarak tanıtılan kişilerden biri olarak adımı yazanlar ortak sitelerinde bunu tekrarlayıp durmaktalar. İNSAN YALAN YAZARKEN, UTANIR. Benim o mahkemeye yazdığım dilekçede: BÖYLE BİR DAVANIN KARARINDA ADIMIN BULUNMASINI İSTEMEDİĞİMDEN İSTİFA EDİYORUM yazılı. BİRAZ OKUYUN, ÖĞRENİN ONDAN SONRA, İNSANLARI DİRİ DİRİ YAKIN YAZILARINIZDA. Sivas 2 Temmuz, Başbağlar 4 Temmuz. Bir tarafta NECATİ CEYLAN, diğer tarafta CHP Müsteşarı olan bir kadın avukat.
12.07.2011 12:28:59
cyrano
ahmey bey, ölenleri yok sayma şeklinde bir düşüncem olmadı ancak haklısınız sayıda bir sorun var. bu sorunu farkedip kendi bloğumda yazıyı düzelttim ancak, burada düzelttirmeyi unutmuşum. uyarınız için teşekkürler.
12.07.2011 08:14:13
ahmet
Sivas'ta ölenlerin sayısı 37'dir. 33'ü etkinliklere gelenler, 2'si otel görevlisi, 2'si gösterici. Yargıtay çeşitli hapis cezaları almış olan sanıklar hakkındaki kararı aleyhe bozmuş ve yüce Türk adaleti tamamen kısas mantığıyla çalışarak sanıkların 33'üne idam vermiştir. Ölüler arasında ayrım gözetilmiş, adeta 2 otel emekçisinin ve 2 göstercinin ölümlerine diğer ölümlere kıyasla kayıtsız kalmıştır. Burada idam kararlarını savunuyor değilim yargıdaki alevi kuşatmasına dikkat çekmek istedim.
10.07.2011 23:50:41
V For Vendetta
Teşekkürler Cyrano. Bir not ilave etmek isterim, konuyla ilgilenenlerin Av.Muhammet Emin ÖZKAN'ın 'SİVAS DAVASI' adlı SİVAS OLAYLARINA SAVUNMA ve Mahkeme süreciyle ilgili belgeleri içeren kitabını okumalarını, kimlerin nasıl ve neden yargılandığını, mahkeme esnasında işlenen cinayetleri de öğrenmelerini tavsiye ederim.
09.07.2011 15:54:33
asım mert
'33 insan öldürüldü.' deniyor, o iki otel emekçisinin günahı neydi peki?
05.07.2011 23:59:06
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Yazarlar
Alıntı
Çeviri
Piyasalar
  Değer Artış
Euro 2,3110
Dolar 1,8470
Altın 93,4081
Röportaj
Gazeteler
Facebook