Görmez: İslam'a dışarıdan baskı var
Görmez: İslam'a dışarıdan baskı var
Emniyet'ten pasaport alacaklara önemli uyarı
Emniyet'ten pasaport alacaklara önemli uyarı
Abdullah Gül'den olur mu?
Abdullah Gül'den olur mu?
'Tanklarla evimi kuşatıp kapımı kırdılar'
'Tanklarla evimi kuşatıp kapımı kırdılar'
İzmit Körfez Geçişi'ne tam not
İzmit Körfez Geçişi'ne tam not
Türkiye’mde yeni bir iktidara yakın olma anlayışı gelişti
cevdettellioglu@timeturk.com
16.12.2010




Eğer bir şekilde, iktidara hizmet üretenlerin bireysel çıkarlarına ters düştüyseniz, artık her şey,  her adımda siz ve ailenizin, insanca yaşama hakkını elinizden alacak şekilde geliştirilmek isteneceğinin, kapısına vardınız demektir.
Görülen her yerde yok edilmesi, susturulması gereken, sistemin içinde bir yer edinmesine müsaade edilmemesi için, tüm kapıların kapatılması ile karşı karşıya kalan bir anlayışın, doğallaştırılmış tarafı oluverdiniz demektir.
Sizin ve ailenizin, hayatını idame ettirmek için mücadele ederken, bu mücadele esnasında bir şekilde iktidara hizmet üretenler tarafından, ret ya da tük aka edilmiş birileri ile yolunuz kesiştiğinde: “biz demiştik zaten” ile boğuşmak zorunda kalıveriyorsunuz.
Sizin, evlatlarınızı “insanca yaşatma” adına verdiğiniz “hayat mücadelesi” yerine, “onların bireysel çıkarları” daha önemli oluveriyor. Üstelik, “iktidar çıkarı” gibi göstermekten kaçınmadan.
Çünkü onlar: Kendi hegemonyalarını daha güzel yürütebilmeleri, çıkarlarını daha iyi elde edebilmeleri adına sizi, kendi alanlardan uzak tutarak, kalitesiz bir yaşama mahkûm etmek için, tüm silahlarını kullanıyorlar.
Diğer taraftan da, ailenizle birlikte yaşama tutunmak için, onların sevmediği, sizin gibi uzak tutmak istediği ya da, direkt olarak karşı olduğu insanlarla, yapacağınız “meşru” çalışmalar için: “zaten demiştik” yaftası ile kendilerine “meşrulaştırılmış” zemin aramaktan da, ayrı bir haz alıyorlar.
Size: “Bizim borumuzun öttüğü alanlarda - ki bu alan, iktidar için ulaşabildikleri her yerdir- sana hayat hakkı yok” derken, bir yandan da: “Bizimle birlikte olmayanlarla hayatını kazanmaya, aileni geçindirmeye kalkarsan, seni ayrıca hain ilan ederiz” demekten, yani “sen, biz gidinceye kadar bu ülkede yaşama” demekten utanmıyorlar.
Hem de insani düzeyde yetkileri, en üstte olanlar adına.
İnanmak istiyorum ki, onların bilgileri, onayı olmadan ve sadece kendi çıkarlarının devamı adına.
Bu sistemden uzak kalma kararında iseniz, artık bir STK ‘da bile, “erk sahibinden güç alanların” korkusu ile “Elimde değil” bakışlarını hissedersiniz. Ya da bir başkasının: “Siz doğrusunuz ama onlar, yukarıya yakınlar, yapacak bir şeyimiz yok” bakışlarını.
Bu bakışların ardından da: “Aman ha, filan kişiden uzak dur, onunla yakın görünme” -ki bu uyarı ona da mutlaka, sizin için yapılmıştır- cümlesine, sadece tebessüm ediverirsiniz.
Bir yanda, çıkar gruplarına karşı girişeceğiniz savaşta kazanmanız kesin olmasına rağmen, inançlarınız için sağlanmaya çalışılan, özgürlük zemininin, yara alabileceği kaygısı.
Bir yanda bu kaygıyı,korku ve sinmişlik addedenlere ve onların oluşturduğu bu linç anlayışına karşı, onur mücadelesi.
Bir yanda, ailenizi ayakta tutabilmek için verdiğiniz yaşam mücadelesi.
Türkiye’mde gelişmiş, bu garip “erk” anlayışına karşı, Karar sizin.
Ama karar verirken, unutulmuş olanı, yeniden hatırlayın: “Allah, her şeyi gören, işiten; doğru olanı ve niyetleri bilen ve onunla adalet eden en büyük erk sahibidir.”
Allah ve Resulü’nün çizgisinde durmaya; dik yürümeye, doğru olanı yapmaya; adilliği kendi yaptığı değil, gerçekten adalette bilenlere; tüm zulümlere rağmen hak ve özgürlükler mücadelesinde var olmaya onay veren mazlumlar adına,tüm zalimlere; zalimler adına ulak olanlara, mübarek bir zatın sözünü hatırlatıyorum.
“Zalimler için, yaşasın cehennem”

Osman YILDIRIM
Mesele; dik durmak, düz yürümek, doğru söylemek.
Ve yalnızca Allah' a yakın olmak.
21.12.2010 09:35:06
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Yazarlar
Alıntı
Çeviri
Piyasalar
  Değer Artış
Euro 2,3110
Dolar 1,8470
Altın 93,4081
Röportaj
Gazeteler
Facebook