![]() |
Allah resulü (sav) hanımı ile otururken sahabeden bir kadın gelmiş.
Sorusunu sormuş, cevabını almış. Giderken de Resullullah (sav)’in
eşi; Ayşe anamız "ne kadar kısa boylu bir kadın" deyince, Allah
Resulü onu hemen uyarmış; "eğer ölmüş kardeşinin etini yemek
istemiyorsan hemen git ve helallik iste" demiş.
Hz. Ayşe; "ey Allahın Resulü ben, olmayan bir şeyi söylemedim ki,
olanı söyledim" deyince.
Allah Resulü ( sav) "eğer olmayanı söyleseydin, gıybet değil, iftira
etmiş olurdun, onun için koş ve helallik iste" demesi üzerine, Hz.
Ayşe validemiz koşarak helallik istemiş.
Ne kadar güncel değil mi, sanki bu günün ışığı, o günden elimize tutuşturulmuş.
İnançlı insanların, saklana gizlene de olsa, el altı kampanyaları
meyvesini verdi. Önce gönüller birleşti, sonra oylar.
Ve iktidar oluştu.
Nimetleri de...
İşte sıkıntının oluştuğu nokta da, burada başladı.
Bir sandalyenin nelere kadir olduğunu anlamamızın zor olmadığı günler
hemen geliverdi.
Koltuk için olanları da, varın siz hesap edin...
Birbirinin ardından konuşanlar, hatta hesap yapanlar mı ararsınız...,
Derecesini bir nebze yükseltebilmek için, yerlere kadar eğildikten
sonra, eğildiklerinin hakkında konuşanlar mı...,
Hiç hak etmediği yerlerde olmak için, hak edenleri alaşağı edip de bu
dünya ölçeğinde haklı olmak için, güçlü kalmaya devam edenler mi...
Artık herkes, birbirinin kuyusunu kazmakta, özgür sanki.
Makam sahibi olmak ya da kalmak için, varyetelerin tamamı, bizim
insanlarımız tarafından bile;
" ne yapalım, biraz öyle olmak gerekiyor, dönem böyle " gibi
yorumlarla rahatlıkla konuşulur olmuş.
Sanki , yeni bir ayet gelmiş, ya da yeni bir hadis bulunmuş da girişte
belirttiğimiz nesh edilmiş...
"Kardeşinin ölü etini yemek gibidir" diye anlamlandırılan gıybet,
manada yerini sanki, Farz'a bırakmış.
Yetmemiş;
İftira da; Vacip'e doğru süratle yol almakta sanki.
Hâlbuki bulunulan tüm yerler geçicidir.
Mülk Allah'ındır.
Ve;
Bizden öncekiler gibi, bizim için de; "haram bellidir helal bellidir."
Bizler başkaları gibi başındakileri ilah edinenlerden
değiliz, olamayız. Çünkü apaçık uyarılanlardanız.
Türkiye'de iktidar, ılımlısından da olsa, inançlı insanların elinde
olduğu halde, bu değişim kaçınılmaz olmuş.
Hiç değilse yurt dışında yaşayan Türkler, bunun dışındadır.
Hala samimiyetlerini, kahir ekseriyetle sürdürüyorlardır, diye kendimi
avutmaktan da şimdilerde, şimdi vazgeçtim.
Çünkü kahir ekseriyet, dışarıda da maalesef aynı virüsle, aynileşmiş...
Diasporada da; Süslü benliğin oluşturduğu gıybet, farz'a doğru yol
alırken, iftira da, vacibin yolunu çoktan tutmuş bile.
Mezarlıktaki sabit taşlara bakalım...
Bir de yürüyenlere...
Ve düşünelim.
Kahir ekseriyetinin değil, tamamının yüz sene sonraki bekçisi; Sadece
taşlar olacak.
Tıpkı yüz sene öncekiler gibi.
Azık ise:
Hem ülkemde hem de diaspora'da;
" haram bellidir, helal bellidir".
| Değer | Artış | |
| Euro | 2,3110 | ![]() |
| Dolar | 1,8470 | ![]() |
| Altın | 93,4081 | ![]() |



































Uzayda artık özel sektör de var
İnönü Stadı'nda fetih coşkusu
















































RSS/XML
Sitene Ekle
Facebook
Twitter'da Paylaş
Mobil Versiyon