27 Mayıs 2012 Pazar
![]() |
Orhan Veli'nin sesi
erdilcengiz@gmail.com
Türk şiirinde Garip akımı ya da Birinci Yeni'nin temsilciydi Orhan Veli. 1950 yılında henüz 36 yaşında öldü.Kısa ömründe, az sayıda şiiri ile Türk edebiyatında çığır açmış bir şair olarak kabul ediliyor.
Ölümle insanın sesi de yok olur gider elbette. Teknoloji bu sesleri kayıt altına aldıysa sesler dünyanın son vaktine kadar bir yerlerde kalacak demektir. Orhan Veli'nin de bir sesi vardı ve bir kutu içinde öylece duruyordu. Bu sesler ölümünden 62 yıl sonra ortaya çıktı.
Yapı Kredi Yayınları, Orhan Veli'nin 22 şiirinin yer aldığı CD albümü ve kitabı ''Beni Bu Güzel Havalar Mahvetti'' adı altında yayınladı.
Kitabın varlığını bana birlikte radyo programı yaptığımız sevgili dostum Atilla Güner hatırlattı. Radyo yayınıclığında sürekli ''nasıl farklı oluruz? '' diye düşünüyoruz. Bu ktapla ilgili olarak da farkı yakalamamız gerekiyordu.Orhan Veli'nin seslerini gün ışığına çıkaran kız kardeşi Fürüzan Yolyapan'a ulaşmalıydık. Füruzan hanımın telefon numarasını bulmak fazla zamanımı almadı.
88 yaşında olan Füruzan Yolyapan'ı,telefonla radyo yayınına katılmaya ikna etmek ise çok zor oldu.
Orhan Veli'nin bir dost ortamına gelişi güzel bir kayıtla seslendirdiği 22 şiirin toplandığı bant, Fürüzan hanımın eline küçük ağabeyi Adnan Veli ölünce geçmiş. Ama kayıdı yapan Türk radyo tarihinin çok önemli bir şahsiyeti Orhan Boran...
Orhan Boran bu kayıtları bir kez İstanbul Radyosu'nda yayınlamış, sonra bu kayıt unutulup gitmiş.Orhan Boran, kayıtların ailenin elinde olması gerektiğini düşünerek,, bandı 40 yıl önce şairin edebiyatçı kardeşi Adnan Veli'ye vermiş.
Fürüzan Yolyapan yayınımızda da aynen şu ifadeyi kulladığı için burada yazmaktan sakınca duymuyorum. ''Ağabeyim Orhan Veli'nin yanına gideceğim günler yaklaştı. Artık bu seslerin yayınlanması lazım diyerek yayınevine teslim ettim''
Atilla Güner ile Akşam Postası adlı radyo programımıza telefonla katılan Füruzan Yolyapan, bu kayıtları uzun zaman koruduğunu, ancak 62 yıl sonra yayınlanmasına izin vermesini de şu gerekçeye bağlıyor.
''Genç kuşaklar bu sesten mahrum kalmamalıydı diye düşündüm''
Kayıtları reklamlarda kullanılması endişesi taşıdığı için uzun yıllar elinde tuttuğunu belirten Fürüzan Yolyapan, ''Bu ses benim için değerliydi. Bence herkes için öyle. Orhan Veli adının para ile yanyana anılmasından rahatsızlık duyardım'' diyordu.
Yolyapan ağabeyi Orhan Veli'yi şöye tanımlıyordu; '' Orhan Veli benim hem ağabeyim, hem babam, hem de öğretmenimdi.Yıllarca beraber aynı evde yaşadık. Dünya tatlısı, dünya efendisi bir insandı.''
Orhan Veli'nin çoçuğu yoktu ama şair onlar içinde tercümeler yapmış, şiirler yazmıştı. Ve ses kayıtlarından öğreniyoruz ki üstad, aynı zamanda iyi bir karagöz oynatıcısıydı. Şarin evinde çocuklara oynattığı Karagöz oyununun ses kaydının da hazırlanan albümde olduğunu belirtelim.
Füruzan Yolyapan, Orhan veli'nin şair yanını ise şu çarpıcı sözlerle anlatıyordu; ''Şiir yazarken kağıt kalem kullandığını hiç görmedim..Şiirlerini aklından yazar, en son kağıda dökerdi. Orhan Veli'nin en büyük özelliği eserlerini sade bir Türkçe ile halk diliyle yazmasıydı.. Bu yüzden yazdıklarını şimdiki genç nesilde rahatça anlayabiliyor.''
Orhan Veli, aşka ve İstanbul'a idair şiilrler yazarken cam fanusta yaşayan bir şair değildi. O'nun 'Karşı' şiirinden son dörtlükle bu yazıyı noktayalım...
''Bak! dünya renkler içinde!
Bu güzel dünya içinde
Sevin sevinebilirsen,
İnsanlığın haline karşı.
aydın doğrugören
orhan veli denilince aklıma 'içki kötülüklerin anasıdır' hadisi geliyor.o kadar içersen, lağım kuyusunda boğulursun.
29.02.2012 13:26:07
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Foto
Video
Yazarlar
Alıntı
Çeviri
Piyasalar
| Değer | Artış | |
| Euro | 2,3110 | ![]() |
| Dolar | 1,8470 | ![]() |
| Altın | 93,4081 | ![]() |
Röportaj
Gazeteler
Facebook



































Uzayda artık özel sektör de var
İnönü Stadı'nda fetih coşkusu
















































RSS/XML
Sitene Ekle
Facebook
Twitter'da Paylaş
Mobil Versiyon