10 Şubat 2012 Cuma
![]() |
Meyhane oylaması iptal, sırada ne var?
can.dundar@e-kolay.net
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, 7. Cadde’de içki referandumundan vazgeçti.
“Yandaş olmayan medya”ya neden ihtiyaç olduğu, yandaş olmayan medyanın neden hedef hale sokulduğu daha iyi anlaşılıyor mu şimdi?..
Konunun üzerine gitmesek, başkentin, temel insan haklarını bile oylatıp yerinden oynatabilecek bir zihniyetin elinde olduğu görülebilir miydi?
* * *
Önceki gün CNN Türk’teydi Gökçek.
Rıdvan Akar, nezaketini hiç bozmadan, “içki referandumu”nun “tercihleri oylatmak” anlamına geldiğini söyleyince şöyle dedi:
“Sizi protesto ediyorum. CHP de siz de adeta kışkırtıcılık ve bölücülük yapıyorsunuz.”
Oysa dünkü Milliyet’in manşetinde, AKP’li bir “kışkırtıcı ve bölücü” vardı:
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Zafer Üskül, “İnsan haklarını ilgilendiren, yaşam hakkıyla ilgili konularda referandum olmaz. İsteyen içer, istemeyen içmez” diyordu.
Muhtemelen bu yaklaşım, partisi tarafından kendisine iletildiğinden ya da -önceki gün Mehmet Barlas’ın yazdığı gibi- içki referandumunun, hükümetin tüm açılımlarını buharlaştırabileceği hissedildiğinden, Gökçek vazgeçmek zorunda kaldı.
* * *
Meselenin alkol davası olmadığını görmek lazım.
İçki oylamasıyla başlayacak süreç, yarın bütün temel hakların oylanmasına dönüşecektir. Bunun için de, öncelikle en “sembolik konular” seçilecektir.
“Meyhane”de şimdilik geri adım mı atıldı; diyelim, “kerhane” gündeme sürülecektir.
Hatırlatalım:
3 yıl önce, Bentderesi’ndeki Ankara genelevinin yıkılması söz konusu olmuştu.
Genelevin bir yerden taşınması ya da bir yerde yenisinin açılması kararı aslında valiliğe ait... Ama Gökçek orada da inisiyatif almıştı.
“Genelevin taşınması planlanan arazi hangi bölgede ise o bölgede yaşayan insanlara bunu sorarız. ‘Semtinize genelev yapılmasını istiyor musunuz, istemiyor musunuz’ diye referanduma gideriz” demişti.
Hatta bu referandumun bir denemesini de yaptı. Genelevin taşınacağı söylenen Kazan’a gitti. Vatandaşı topladı:
“İşte halk burada. ‘Genelev işine halk karar versin’ diyenler el kaldırsın” dedi.
Eller kalkınca “Bu sorun da kendiliğinden halledildi” diye kestirip attı.
Hazır halk toplanmışken, öbür meseleyi de oyladı:
“Burada büyük bir park var. İçinde çoluk çocuk piknik yapıyor. Böyle bir yerde 3 kişi oturup alkol alırsa kötü örnek olur” dedi ve oylamaya geçti:
“Vatandaş parkta çoluk çocuğuyla oynarken yanında birileri alkol alsın istiyor mu? ‘Olmaz’ diyenler el kaldırsın!”
Önce eller kalktı; sonra içki...
* * *
“Vatandaş, ‘Meyhanelerin sayısı artsın’ derse meyhane açılmasını teşvik edeceğim” diyen Gökçek, ya “Kazan referandumu”nda kerhane için farklı bir sonuç çıksa ne yapacaktı?
Tekrar söyleyelim:
Mesele meyhane de değil, kerhane de... İçkiyle de mücadele edilebilir, fuhuşla da...
Mesele, evrensel hukuk, insan hakkı tanımayan “Ben yaptım oldu” diyen, despotik yönetim anlayışı...
Ve o yönetim anlayışının, kendi yaşam biçimini dayatma, halk oyunu kendi iktidarına payanda yapma çabası...
Buna asla geçit vermemek gerek.
Onaylı yorum bulunamadı.
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Foto
Video
Yazarlar
Alıntı
Çeviri
Piyasalar
| Değer | Artış | |
| Euro | 2,3330 | ![]() |
| Dolar | 1,7560 | ![]() |
| Altın | 98,3360 | ![]() |
Röportaj
Gazeteler
Facebook


















PKK, Suriyeli muhaliflere saldırıyor
Suriyeli doktorun feryatları
















































RSS/XML
Sitene Ekle
Facebook
Twitter'da Paylaş
Mobil Versiyon