Orakoğlu: Cezalarını çekmeliler !
Orakoğlu: Cezalarını çekmeliler !
'Oğlum bak git' in İngiltere versiyonu!
'Oğlum bak git' in İngiltere versiyonu!
AK Parti'den G.Saray'a sürpriz davet
AK Parti'den G.Saray'a sürpriz davet
Arınç: Yazıcıoğlu olayı namus borcumuzdur
Arınç: Yazıcıoğlu olayı namus borcumuzdur
Büyük İsrail Projesinden vazgeçtiler
Büyük İsrail Projesinden vazgeçtiler
Milli bakışın sınırları
asimoz@timeturk.com
12.09.2009




İlim hayatına başladığı 60'lı yıllardan bugüne, 40 yılı aşan bir süredir kendine özgü disiplinlerarası çalışmalardan edindiği bakış açısı ile Osmanlı uçurumuna bakma cesaretini göstermiş bir isim Mehmet Genç. Ona genel olarak yönelen ilginin dışında temelli bir kültürel beslenmeye de sahip aynı zamanda. Ne var ki bu yanı pek bilinmiyor Genç’in.Bir tür milli hassasiyet rejimi içinden bakılıyor ona.Oysa o bu bakışı bir seviye kaybı olarak da görüyor.

Mehmet Genç, dünyada Osmanlı iktisat tarihinin yatağını, Osmanlı İmparatorluğu'na (b)akışı değiştiren isim olarak tanınıyor. Uzun yıllara dayanan çalışmalarıyla, "Niçin geri kaldık?", "Sanayi Devrimi Osmanlı İmparatorluğunu nasıl etkiledi?" sorularına verilen popüler cevapların asılsızlığını gösteren birçok araştırmaya imza attı. Bunları yaparken çok fazla milli tarih yaptığımızı da hatırlattı üstü örtülü olarak.

Milli tarihin kutsallarla dolu oluşuna, ya da bir bakış açısının inançlaştırılmasına karşı çıktı. Çünkü yeni verilerle bakış açıları değişebilirdi pekala.Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılışına neden olduğu söylenen kapitülasyonların bütün ticari antlaşmalarda olduğunun tespit edilmesi, günümüzün en önemli meselelerinden biri olan hantal bürokrasinin, katlanan memur sayısına karşı kısalan mesai saatlerinin sanılanın aksine Batılılaşmanın eseri olarak Tanzimat'la birlikte başladığı gibi birçok önemli tespit de yine Mehmet Genç'in eseri.Milli tarihin sınırları dışına çıkan bir bilim insanı olarak Genç milli bakışın sınırları dışına da çıkabilmiştir. Hocası Ömer Lütfi Barkan’dan aldığı ilk bilgilerinden sonra hem Rus klasiklerine hem de Batı felsefi birikime ulaşan geniş ölçekli bir okuma sonucunda tarihi bakışını inşa etmiştir. Belki Mehmet Genç’i bu günkü haline getiren yanı da bu yanıdır.

Onun Osmanlı devlet ve ekonomi düzeni üzerine geliştirdiği yaklaşımların büyük ölçüde tarihsel sosyolojik verilere dayandığı da bir başka gerçek. Bu çerçevede yersiz yurtsuz tarihçilerden Norbert Elias ile ortak yönleri var. İki tarihçi arasındaki farklara söz konusu olduğunda Genç’in insanın yapıp etmelerinde mutlak özne oluşuna vurgu yaparken Elias uygarlaşma sürecinde insanın iradesinin ipotek altına alındığına bundan dolayı da tutsak özne oluşa işaret edişi ile farklılaştığı görülür.

Genç’in yetişme yıllarına doğru gittiğimizde onun milliyetçilikle ilişkisinden kopma deneyimlerine de tanık olmamak mümkün değil.Artvin Arhavi’de çocukluk yıllarında edinilmiş Rus karşıtlığı ve ön  milliyetçi  duygular içinde İstanbul’a gelmiştir.Bu ön milliyetçi duygular onu,lise yıllarında kendi edebiyat hocası olmamasına karşın aynı lisede edebiyat öğretmeni olan Nihal Atsız’la tanıştırmıştır.Önceleri matematik ilgisi olan Genç’in tarih,felsefe ve edebiyata olan merakı kısmen Nihal Atsız’dan kaynaklanmıştır.Liseden mezun olan Genç hem bu ilgilerinin sonucu olarak hem de ailesine karşı olan sorumlulukları yerine getirebilmek için Mülkiye’ye kayıt yaptırır.Bu yıllar Genç’in milliyetçilik ve ırkçılık konularındaki ön yaklaşımlarını yeniden düşünme ve sorgulama ediminde bulunduğu yıllardır bir bakıma.Bu yıllarda Fransızca öğrenir Genç.Nietzsche ve Schophenauer gibi isimleri bu sayede okuma imkanı bulan Genç eşzamanlı olarak ön  ırkçılıktan da uzaklaşır.Mülkiye’de bulduğu düşünce ortamı da onun üzerinde etkili olur kuşkusuz.Cemal Süreya,Sezai Karakoç,M.Şevket Eygi,Ergin Günçe,Mete Tunçay,Orhan Duru ve Taner Timur gibi isimler ona düşünsel bir tartışma ortanı da sunarlar. Bu isimlerin  genel olarak kiminin edebiyatçı kiminin de tarihçi oluşlarına dikkat edilmelidir.Genç 1956 yılında yakalandığı tüberküloz  hastalığından dolayı Mülkiye’deki derslerine bir yıl ara vermek durumunda kalır.Hastanede kaldığı günlerde Osman Yüksel Serdengeçti’nin getirdiği edebiyat kitaplarını okur.Bu kitaplar arasında Unamuno,Dostoyevski,Çehov ve Gogol gibi yazarların eserleri yer alır.Bu eserler ona başka dünyaların kapılarını açarak  milliyetçi rutinin hassasiyetlerinin dışına çıkmasını da sağlar.

Sonraki yıllarda bu başka kültürlere açılma devamlılık kazanır. Özellikle toplumsal değişme sürecini anlama sürecinde yaşadığı zihni tatminsizlik konusuna değinirken şunları dile getirir Genç: “Esas çıkış noktası olarak beni bizim kültürümüzdeki değişme ilgilendirdi. Yani en çok,bir medeniyeti-İslam,Türk, ne derseniz – terk edip başka bir medeniyete girmek ilgilendirdi.Ben o zaman diyelim ki milliyetçilik ile ilgili okurken,Batının eserlerinden besleniyordum.Yani benim kendi kültürümün geleneği  içinden oluşmuş eserlerden bir tatmin,özellikle zihni bir tatmin çıkaramadığımı itiraf etmeliyim.Beni medeniyet değişmesi,bir medeniyetten öbürüne geçişin yarattığı deprem ilgilendiriyordu.Felsefe okudum,Batı felsefesi,Doğu,İslam  felsefesi okudum.Ama bunlar bana bu problemi, yani medeniyet değişmesinin yarattığı sıkıntıları ya da problemleri çözecek bir şey gibi görünmedi” Bu arayışın neticesi olarak Genç daha çok Batılı yazarların eserlerine açılır. Türk yazarları çok az okur. Üstelik bu yazarları okumayı bir tür seviye kaybı olarak da gördüğünü açıkça söyler: “(..) okumaya Nietzsche,Schophenauer,Goethe,Dostoyevski gibi çok büyük yazarlardan başladım ve bunların ikliminde dolaştıktan sonra bunlara göre daha düşük düzeyde kalanlarla ilgilenmek, bana seviye kaybı gibi geldi.” Okuduğu yazarların dünyası içinden bir bakış edinme çabası içine girer. Bu durumu da kendisinin “sıkıntılı durumlarından biri” olarak görür.

Düşünme rutin dışına ya da alışkanlıkların dışına adım atma ameliyesidir çoğu zaman. Balığın karaya çıkmasına benzetir Genç düşünme ameliyesini. Meydan okumalar ile karşılaşmayan bir zihin düşünemez. Düşünmek için karşılaşmak; başkaları ile karşılaşmak zorunludur.


Onaylı yorum bulunamadı.
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Yazarlar
Alıntı
Çeviri
Piyasalar
  Değer Artış
Euro 2,3075
Dolar 1,8435
Altın 92,7679
Röportaj
Gazeteler
Facebook