![]() |
Bosna-Hersek’de 1993-1996 yılları arasında yaşanılan “soykırım”, koskoca bir “Avrupa ayıbı”dır... Sırplar’ın yaklaşık 300 bin masum Müslüman Boşnak’ı öldürdüğü süreçte Avrupalılar kelimenin tam anlamıyla “bakakaldılar...”
Avrupa’nın orta yerinde yaşanılan bu kanlı trajediyi, Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’nin kararlı siyasetiyle NATO sonlandırdı...
Amerikan Başkanı Barack Obama’nın, herkes tarafından -nedense- pek merakla beklenilen 24 Nisan konuşmasının, İstanbul’daki “Balkan Zirvesi”ne rastlaması anlamlı bir zamanlama kuşkusuz...
1915 yılında yaşanıldığı ileri sürülen “tartışmalı” olayların sorumlusu olarak görülen Türkler’in, 1993-96 yılları arasında yaşanılmış “etnik temizlik” konusunun taze anılarını bir kenara bırakarak Balkanlar’da inanılması çok zor bir barış atağını gerçekleştirmiş olması...
24 Nisan’da İstanbul’da yaşanılan gelişme, diplomatik açıdan bu ülkenin ne olduğunu -inşallah- öncelikle Erivan’daki fanatiklere göstermiştir! Her yıl Türk bayrağını yakarak “milliyetçilik” duygularını ayakta tutmaya çalışacaklarına, 21’nci yüzyılın “barışçı ulusu” olmanın yollarını bu örnekte bulabilirlerdi...
Çok zor bir süreç...
Sırbistan Cumhurbaşkanı Boris Tadiç, Bosna-Hersek Cumhurbaşkanı, Haris Sladziç ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Abdullah Gül... Bundan çok değil, 15 yıl önce biraraya gelmeleri imkansız olarak görülen 3 lider... Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun, Sırp mevkidaşı Vuk Jeremiç ile geçtiğimiz yaz aylarında başlattığı diplomatik barış atağının geldiği son nokta... Etnik hesaplaşmaların bölgesi olarak tanımlanan Balkanlar’da kalıcı istikrarın müjdecisi bir aile fotoğrafı...
Srebrenica soykırımının hazin gölgesinde buluşan üç ulusun insanlarının 10 Temmuz 2010’da katliam kentinde buluşmak üzere randevulaşması...
Yaşanılan bu gelişme, tek başına, Türkiye’nin Avrupa istikrarı açısından ne kadar önemli olduğunu göstermesi bakımından çok önemli...Düşünün... Üzerinde konuştuğumuz üç devlet halen Avrupa Birliği dışında...Ama vardıkları barış noktası, doğrudan Avrupa’nın geleceğini belirliyor...
Türkiye’nin, son olarak Estonya’nın başkenti Talinn’de yapılan NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda, Bosna-Hersek için NATO üyeliğinin yolunu açan çok önemli bir kararı, tüm müttefiklerini tek başına ikna ederek kabul ettirmesi de çok önemli bir gelişme kuşkusuz...
Davutoğlu’nun yaklaşımı...
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile, Balkanlar ve Avrupa istikrarı açısından hayati önemdeki adımın atıldığı günün geç saatlerinde telefonda buluşuyoruz... Sesinde, bir yılı aşan bir süredir büyük emek verdiği bir diplomatik sürecin vardığı başarının neşesi var...Ne yazık ki, sohbetimizde Balkanlar’dan çok Obama’nın 24 Nisan konuşması önceliği alıyor:
“Sayın Başbakan’ın Başkan Obama’nın açıklamasını biraz daha yumuşak bir ifadeyle yorumlamış olması çok normaldir. Obama, kendisine verdiği söz çerçevesinde soykırım kelimesini kullanmadan bir konuşma yapmıştır. Ama, bu kelimeyi kullanmadığı için Türkiye olarak kendisine teşekkür edecek değiliz. Bizim yaptığımız açıklama, Türkiye’nin bu konudaki hassasiyetini göstermesi bakımından önemlidir. Hiç kimse, hiçbir siyasetçi, tarihte yaşanılmış tartışmalı bir olay hakkında bu ölçüde tek taraflı açıklama yapmamalı. Biz bunu söylüyoruz. Bu nedenle bakanlığımızın yaptığı açıklama ile sayın başbakanın yaklaşımı arasında hiçbir fark bulunmamaktadır.”
Bir gün... Hocalı’da...
Açık bir gerçek: Balkanlar’da bugün vardığımız nokta,Sırbistan yönetiminin 1993-96 yılları arasında yaşanılmış kanlı olayların özeleştirisini yapmasından kaynaklanıyor. Sırp parlamentosu, Srebrenica soykırımı hakkında “soykırım” kelimesini kullanmadan özür dileme büyüklüğünü gösterdi... 10 Temmuz’da Türk, Sırp ve Boşnak liderler bu soykırımın yıldönümünde orada birarada olacaklar...
Kafkasya’da ana sorun ise... Komşusunun topraklarının yüzde 20’sini işgal etmiş Ermenistan’ın bu politikasından geri adım atmaması... Hocalı’da yaşanılmış “Türk soykırımı”nı ise ört-bas etmeye çalışmasından kaynaklanıyor...
Bir gün... İleride tarihin bir yerinde Türk-Ermeni ve Azeri liderlerin Hocalı’da yaşanılmış soykırımın yıldönümünde biraraya gelip masum kurbanların anma törenini birarada gerçekleştirmeleri halinde, Kafkasya’da da kalıcı istikrar doğacaktır... Beklediğimiz, Ermeniler’in de Sırplar kadar kaliteli bir ulus olduklarını ispatlamalarıdır...
Star
| Değer | Artış | |
| Euro | 2,3110 | ![]() |
| Dolar | 1,8470 | ![]() |
| Altın | 93,4081 | ![]() |



































Uzayda artık özel sektör de var
İnönü Stadı'nda fetih coşkusu
















































RSS/XML
Sitene Ekle
Facebook
Twitter'da Paylaş
Mobil Versiyon