Görmez: İslam'a dışarıdan baskı var
Görmez: İslam'a dışarıdan baskı var
Emniyet'ten pasaport alacaklara önemli uyarı
Emniyet'ten pasaport alacaklara önemli uyarı
Abdullah Gül'den olur mu?
Abdullah Gül'den olur mu?
'Tanklarla evimi kuşatıp kapımı kırdılar'
'Tanklarla evimi kuşatıp kapımı kırdılar'
İzmit Körfez Geçişi'ne tam not
İzmit Körfez Geçişi'ne tam not
Müslüman-demokrat olmak...
..
10.05.2010




Dün, insanlık tarihinin en kanlı hesaplaşması olarak adlandırılan 2’nci Dünya Savaşı’nın sonlanışının 65’nci yılıydı. Savaşta ölen yaklaşık 45 milyon kişinin, 22 milyonun (10 milyonu asker olmak üzere) Sovyet vatandaşı olması dikkat çekici. Sadece Ruslar değil, “kardeşlerimiz”, Kazak, Özbek, Azerbaycan, Türkmen, Kırgız Türkler’i başta olmak üzere, bu coğrafyada yaşayan bütün Türkler’in de zaferi aslında Moskova’da önemle kutlanılan.

Ama, beni beynimden vuran fotoğraf, törenlere ilk kez katılan “müttefik” Amerikan birliğinin Kızıl Meydan’daki “prova geçişi”nden geldi.

Rusya bu yıl ilk kez, Kızıl Meydan’daki törenlere, “eski Sovyet cumhuriyetlerinin” askeri birlikleri dışında, 2’nci Dünya Savaşı müttefikleri Amerika, İngiltere, Fransa ve Polonya’dan da birlikler davet etti.

PARİS’TEN SONRA MOSKOVA...

İlginçtir...Takvimlerin 11 Kasım 2009 gösterdiği gün, Paris’teydim ve Birinci Dünya Savaşı’sının sonlanmasının anma töreninde, Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy ile Alman Şansölye Merkel’i yan yana görme fırsatı yakaladım.

Anma törenine ilk kez bir Alman başbakan davet edilmişti!.. Fransa ve Almanya “dedelerinin” kanlı savaşının üzerine barış çiçeklerini ünlü Zafer Takı’nın önünde birlikte dalgalanan Fransız ve Alman bayrakları ile ekmiş oldular.

“Soğuk Savaş” yıllarında Sovyet ordusunun Amerika’ya karşı gövde gösterisine sahne olan Kızıl Meydan’da Amerikan askerini görmek...

Bu, “demokrasiye inanmış ulusların” ortak kaderdeki başarısıdır...

İSTANBUL’DAN KABİL’E...

Medialog Platform’u  bir başarıya daha imza attı ve Türk gazetecilerini Afgan meslektaşlarıyla bir araya getirdi. Bitmek bilmeyen savaşlar ile çok ağır yıkımlar görmüş bir milletin sesini duyma fırsatımız oldu.

Haşt-ı Subh Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Sancari Süheyl’in, “Afganistan halkının yüzde 97’si Taleban’a karşıdır ve halkımız ilk defa, Birleşmiş Milletler bayrağı altında ülkemize gelmiş olan yabancı askerlerin sorunlar çözülmeden çekilmesini istememektedir” demesi dikkat çekiciydi. Süheyl bize, 31 TV kanalı, 110 yerel radyosu, 15 ulusal gazetesi olan, sansürü bulunmayan ve cezaevlerinde bir tek “siyasi mahküm” barındırmayan “demokrasiye gönül vermiş” bir ülkenin portresini çizdi.

Haftanamey-i Kabul Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fehim Deşti ise, Taleban denilen örgütün köklerini Arabistan yarımadasından alan, yabancılar tarafından yaratılmış bir “demokrasi düşmanı yabancı işgal örgütü” olduğunu savundu.

FAŞİZM’E KARŞI  ORTAK CEPHE

Akademisyen Nasrullah İstanikzey’in anlattıklarından ortaya çıkan tablo çok açıktır: Taleban tarzı aşırı dinci radikal örgütler veya, yönetim sistemlerini İslam’ın Şii veya Sünni radikal anlayışına dayandırmış devletler, “İslam coğrafyasının faşizmini” temsil etmektedirler. “Öteki”ne düşmanlık, düşman bellediğini silahla yok etme, şiddet ve baskı...Kendi halinde bir dağın içinde duran bin yıllık Budha heykeline bile roket atan bir “nazi zihniyet...”

İnsanlığın, tıpkı 2’nci Dünya Savaşı’nda, Avrupa’nın Hıristiyan coğrafyasında yeşermiş faşizm ve nazizm’e karşı verdiği mücadele günlerinde olduğu gibi bugün de ortak sorunları var: Yüce bir dini nazizme dönüştürme gayretindeki arayışlar.

DEMOKRASİ İÇİN...

Afgan meslektaşları dinlerken, gözlerimin önünde, Kabil sokaklarında devriye gezen Mehmetçik’ler. Avrupa’nın “Müslüman nüfuslu demokrat” ülkesinin NATO üyesi ordusu...Diğer yanda, ülkenin Avrupa Birliği tam üyelik sürecinde yaşadığı “demokratikleşme dalgası...”

Türkiye müthiş bir sentezi yakalamak üzere...Dünyanın “demokrasi cephesi”nin ön saflarında yer alacağı, “3’ncü Dünya’nın kırlarında yaşayan Müslümanlar’ın beyinlerini esir eden faşist dalgayı” püskürtecek bir dönemin yüksek vaatleri...

Gerçek “Müslüman-demokratlar”ın kimlikleriyle öne çıkacakları pırıltılı bir süreç.

Afgan meslektaşları bu açıdan çok cesur buldum...

Yeni Şafak

Onaylı yorum bulunamadı.
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Yazarlar
Alıntı
Çeviri
Piyasalar
  Değer Artış
Euro 2,3110
Dolar 1,8470
Altın 93,4081
Röportaj
Gazeteler
Facebook