Görmez: İslam'a dışarıdan baskı var
Görmez: İslam'a dışarıdan baskı var
Emniyet'ten pasaport alacaklara önemli uyarı
Emniyet'ten pasaport alacaklara önemli uyarı
Abdullah Gül'den olur mu?
Abdullah Gül'den olur mu?
'Tanklarla evimi kuşatıp kapımı kırdılar'
'Tanklarla evimi kuşatıp kapımı kırdılar'
İzmit Körfez Geçişi'ne tam not
İzmit Körfez Geçişi'ne tam not
Amerika'da açlıktan ölmek...
..
10.10.2011




Dünyanın tek süper gücü olarak adlandırılan bir devletin vatandaşlarından 46.2 milyonunun fakirlik sınırın altında yaşaması... Bu insanlardan 43.6 milyonunun açlıktan ölmemek için gıda yardımı kuponlarına bel bağlaması...21’nci yüzyıl derin çelişkiler ile başladı, dünyanın dört bir yanında savaşan bir süper gücün vatandaşlarının açlık tehlikesiyle karşılaşmasıyla sürüyor!..

Amerikan Nüfus İdaresi, resmi raporunu 13 Eylül 2011 günü açıkladı... Rapor, ülke nüfusunun fakir kesiminin 52 yılın en yüksek oranına çıktığını gösterdi. 2010 rakamlarıyla Amerikan nüfusu 312 milyon olarak belirlendi. Bu durumda Amerikan nüfusunun yüzde 15’i bırakın fakirliği, resmen açlıkla karşı karşıya bulunuyor. Rapor, Amerikan sosyal yaşamı açısından bazı “korkunç” sonuçları da açıkladı. Örneğin, Amerikan orta sınıfının gelirinin 1980 yılından bu yana sadece yüzde 11 arttığı belirlendi. Ülke nüfusunun yüzde 5’ini oluşturan “tuzu kurular” ise gelirlerini tam yüzde 42 oranında artırdılar!..

Harvard Üniversitesi’nden Prof.Dr.Lawrance Katz, 1929’daki büyük krizden bu yana Amerika’da ilk kez bu kadar uzun süre gelir artışı olmadığına dikkat çekti. “Amerikan rüyası” olarak adlandırılan sistem, esas olarak orta sınıf Amerikalı’nın tüketimiyle bağlantılı bir yapı oluşturuyor. Ülkede altta kalanın canı çıksın kapitalizmi uygulandığı için süper güç orta sınıfının geliriyle orantılı bir yaşam kalitesini sergilemesiyle tanınıyor. Amerikalı orta sınıf ailenin 1999 yılında yıllık ortalama geliri 53 bin 252 Dolar’dı. Günümüzde bu rakam 49 bin 445 Dolar’a gerilemiş durumda.

Yaşanılan ekonomik kriz, Amerikan fakirine açlığı, orta sınıfına da fakirliği dayatıyor. Bu, Amerikan rüyasının sonu... Resmi rakamlar, aynı zamanda bu ülkede ırkçılığın ekonomik açıdan kurumsallaştığını da ortaya koyuyor. Amerikalı beyazların sadece yüzde 9.9’u fakirlik çizgisinin altında yaşarken, bu oran zencilerde yüzde 27, Latin kökenli Hispaniklerde yüzde 25 ve Asyalılar’da yüzde 12.1’e çıkıyor!..

Neden Amerikalıların, “borsa hırsızlığının kalesi” olarak adlandırılan Wall Street’i işgal etmeye çalıştıklarını anlamak istiyorsanız bir rakam daha vereyim: 2010 yılında 18-64 yaş arasındaki çalışabilir Amerikalı nüfustan tam 48 milyonu bir işte bir hafta bile çalışamadı!..Amerikalılar sosyolojik açıdan hazırlıklı olmadıkları bir gerçeği de yaşıyorlar...24-35 yaş arasındaki nüfusun yarısı hala aileleriyle birlikte yaşamak zorunda kalıyor, çünkü tek başlarına yaşayabilecekleri bir gelire sahip değiller...

Ülkenin yaşadığı ekonomik kriz, nüfusun yaklaşık yüzde 19’unun Gıda Yardımı Destek Programı’ndan yardım almasıyla sonuçlanmış durumda. Açlık tehlikesiyle karşı karşıya kalan ailelere dağıtılan kredi kartı tarzı yardım kartlarıyla yaşamda kalabilecekleri miktarda gıdayı devletle anlaşmalı marketlerden alabiliyorlar.

Tarihinin en korkunç fakirleşme sürecini yaşayan Amerika’da, Başkan Obama’nın 2012 SavunmaBütçesi için 671 milyar Dolar gibi rekor bir rakamı istemesi dikkat çekici. Amerikan ordusu 2002’den bu yana Irak’ta, 2003’ten itibaren de Afganistan’da savaşıyor. Aradan geçen süre içinde bu iki savaşın Amerikan vergi mükellefine maliyeti tam 1 trilyon 29 milyar dolar!..

Nüfusunun yaklaşık yüzde 20’si resmen açlık riski yaşarken başkalarını memleketinde bu kadar parayı petrol ve savunma sanayi şirketleri için gömen bir süper güç...

Dünyanın başı gerçekten beladadır...

Anne..

Başbakan Erdoğan’ın acısı derin...Anne veya babanın kaybı, bir insan için yaşam boyu asla unutulmayacak büyük boşluğun doğması demek, iyi bilirim. Başbakan’a ve ailesine başsağlığı, merhume hanımefendiye Allah’tan rahmet diliyorum.



Gökşin ağabey...

O, bizim kuşağın yüreğini mesleğine koymuş tayfası için ulaşılması gereken bir başarı öyküsüydü... Gökşin Sipahioğlu, hepimize, gazetecilik denilen bu tılsımlı mesleğin ulusal sınırlar ile bağlı olmadığını, insanın olduğu her yere uzanabileceğini gösteren çok özel bir karakterdi. Özellikle savaş alanlarına gittiğimizde, veya, dünyanın yakından tanıdığı bir ünlüyle bir söyleşi yakaladığımızda bilirdik ki, Paris’teki SİPA Press’in yönetim odasında oturan o beyaz saçlı yakışıklı adam gönderdiğimiz emek ürününe sahip çıkacaktır... Çıktı da... Allah rahmet eylesin...

Onaylı yorum bulunamadı.
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Yazarlar
Alıntı
Çeviri
Piyasalar
  Değer Artış
Euro 2,3110
Dolar 1,8470
Altın 93,4081
Röportaj
Gazeteler
Facebook