27 Mayıs 2012 Pazar
![]() |
Deniz Feneri ve Yargıtay savcılarının akibeti aynı!
akarahasanoglu@vakit.com.tr
Anayasa Mahkemesi eski Raportörü Osman Can, Habertürk’ten Balçiçek İlter’e verdiği röportajda, AK Parti’ye açılan kapatma davasının süreçleri ile ilgili bilgiler verirken, tam da Deniz Feneri soruşturması savcılarının tahrifatlarına benzer isnatları, Yargıtay savcıları için yapıyor..
Deniz Feneri soruşturmasında ne olmuştu?
Mahkemenin verdiği bir tedbir kararındaki bazı taleplerle ilgili ret bölümü kapatılıp, sadece kabul bölümü tapu müdürlüklerine gönderilmişti..
Böyle olunca, tapu müdürleri de mahkemenin ret kararını göremedikleri için, karara yanlış yorum yapıp, reddedilen istekler de kabul edilmiş gibi uygulama yapmışlardı.
Bu durum, “resmi evrakta sahtecilik” kapsamında olacağından, savcılar için soruşturma açıldı, iddianame düzenlendi ve şimdi yargılamaları yapılacak..
Bakmayın siz; birilerinin, “Deniz Feneri soruşturmasının savcılarına, siyasi önyargı ile el çektirildi. Aleyhlerinde açılan dava, haksızdır, siyasidir” iddiasında bulunduklarına..
Ne yapılacaktı? Mahkeme kararının ret kısmını gizleyip, yanlış uygulama yaptıran savcılara madalya mı takılacaktı?
Savcılar böyle bir tahrifat yapmaya niye ihtiyaç hissettiler ki?
Ne güzel, soruşturmayı yürütüyorlardı..
Bir ay, iki ay, üç ay değil.. İki sene boyunca o soruşturmayı yürüttüler. Kim, hangisine ne dedi?
Ne gerek vardı, mahkeme kararının bir bölümünü gizleyip, tapu müdürlerini yanıltmaya?
Ret kararı da silinmeden yollansaydı, soruşturmanın neresine, ne zarar gelecekti?
Ama, hırs insanların gözünü böyle kapatıyor işte.. Olaya önyargılı yaklaştıkları için, gerçeği ortaya çıkarmak için değil, zanlıları ne olursa olsun zarara sokmak için hareket ettiklerinden, kendi elleri ile kendilerini ele verdiler..
Eeee. Resmi evrakta sahtecilik yaparsanız, savcı da olsanız, tabii ki soruşturulursunuz..
Deniz Feneri savcılarının başına gelen, işte bu..
Şimdi sıra, AK Parti hakkında kapatma talepli iddianame hazırlayan savcılarda..
Anayasa Mahkemesi eski Raportörü Osman Can, kapatma iddianamesinde de bir çok sahtecilik yapıldığını ileri sürüyor.
En önemli iddialarından birisi, Dışişleri Bakanlığı’na gidilip, kozmik odada incelenen kriptolardaki bilgilerin, iddianameye farklı geçirilmesi..
Aynen, Deniz Feneri savcılarının yaptığı tahrifatın benzerini, Yargıtay savcıları da yapmışlar...
Hatta bence daha ağırını..
Çünkü Deniz Feneri savcılarının yaptığı, sahte delil üretmek değildi. Sadece mahkeme kararının yanlış uygulanmasına yol açmaktı.. AK Parti’nin kapatılması davasındaki ise, yargılanan parti aleyhine resmen sahte delil üretmek. Dolayısı ile, Yargıtay savcılarının yaptıkları, Deniz Feneri savcılarına isnat edilenden çok daha ağır bir suç.
Yakındır, bunun için de soruşturma açılacak. Bunun için de CHP Genel Başkanı, “Savcılar susturulmak isteniyor” diyecek.
İyi de, ne yapılsın, savcıların tahrifatlarına seyirci mi kalınsın?
Bir Yargıtay savcısı, Dışişleri Bakanlığı’nın kozmik odasına gidip, ordaki bir kriptodan notlar alırken, bilgileri değiştiriyor ise, bu savcıya dava açılmayacak da, ne yapılacak?
Yapılan AKParti aleyhine de olsa suç.. CHP aleyhine de yapılsa suç..
Ama CHP’liler kendilerini sağlama almışlar.. Yine Osman Can’dan öğreniyoruz ki, Yargıtay Savcılığı’ndaki Siyasi Partiler bölümünde, her parti için bir dosya var. Partilerin aleyhine olan deliller, ortaya çıktıkça o dosyalara konuluyor. Ama CHP aleyhine bir dosya yok. Dolayısı ile CHP aleyhine oluşabilecek delillerin konulacağı bir dosya yok..
CHP adeta; suçtan muaf parti statüsünde..
Osman Can’dan bir bilgi daha.. “O dönemde, Yargıtay savcılarının masalarında, Doğu Perinçek’in kitapları vardı” diyor, Osman Can..
Haydi buyrun burdan yakın.
Soldan sağa herkesin kitabı vardır, “Doğu Perinçek’in kitabı da olabilir” derim.. Ama farklı görüştekilerin kitapları, sadece soruşturulmak için masanın üzerinde dururken, Doğu Perinçek’in kitabı, referans almak için duruyorsa, kimse kusura bakmasın, sandıklarda % 1 bile oy almayan bir partinin militanlarının Yargıtay Savcılığı’nda ne işi olduğunu sormak, hepimizin hakkıdır..
Çoğu da; yeni HSYK döneminde, Yargıtay Savcılığı’ndan alındılar zaten.
Şimdi sıra, yaptıkları tahrifatlar için açılacak davada..
Kimsenin işlediği suç, yanına kâr kalmamalı..
Yargıtay savcıları da olsalar!
Onaylı yorum bulunamadı.
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Foto
Video
Yazarlar
Alıntı
Çeviri
Piyasalar
| Değer | Artış | |
| Euro | 2,3110 | ![]() |
| Dolar | 1,8470 | ![]() |
| Altın | 93,4081 | ![]() |
Röportaj
Gazeteler
Facebook



































Uzayda artık özel sektör de var
İnönü Stadı'nda fetih coşkusu
















































RSS/XML
Sitene Ekle
Facebook
Twitter'da Paylaş
Mobil Versiyon