Görmez: İslam'a dışarıdan baskı var
Görmez: İslam'a dışarıdan baskı var
Emniyet'ten pasaport alacaklara önemli uyarı
Emniyet'ten pasaport alacaklara önemli uyarı
Abdullah Gül'den olur mu?
Abdullah Gül'den olur mu?
'Tanklarla evimi kuşatıp kapımı kırdılar'
'Tanklarla evimi kuşatıp kapımı kırdılar'
İzmit Körfez Geçişi'ne tam not
İzmit Körfez Geçişi'ne tam not
Peygamberimizin (s.) Doğumunu Kutlamanın Anlamı: On'u Yegane Örnek ve Önder Edinmek
03.02.2012





12 Rebiülevvel gecesi (3 Şubat’ı 4 Şubat’a bağlayan gece) Veladet kandilidir. Her Veladet Kandili ve Kutlu Doğum Haftası'nda yüce Peygamberimiz'in (s.) doğum gününü kutlarız. Ancak, bu kutlamalarda zaman zaman ölçüleri kaçırır; Allah Rasûlü'nün (s.) kutlu mücadelesini doğru anlamak ve güzel ahlâkını hayatımıza taşımak yerine, abartılı sözler, şiirler ve ilahilerden oluşan kuru bir övgü edebiyatı yapma kolaycılığına yöneliriz. Dahası, farkında olmadan Peygamberimiz'e (s.) yersiz kutsallıklar izafe eder; İslâm'ın ve Kur'ân'ın özüne uymayan yakıştırmalarda bulunuruz. Bu konuda, meşhur siyer âlimlerimizden merhum Zekai Konrapa'nın, Peygamberimiz isimli eserinde (s. 42-44) çok önemli bir uyarı yer alır. Üstad Konrapa'nın Ömer Rıza Doğrul'dan aktarıp katıldığı bu alıntıyı dikkatlerinize sunuyor; üzerinde birlikte düşünmeyi teklif ediyorum:

"Hazreti Peygamberin doğduğu gün, ay ve yıl üzerindeki bu ihtilafların hikmetini anlamak için, İslâm'ın ruhuna nüfuz etmek lazım. Bütün bu ihtilafları kaldırmak mümkündü. Çünkü Peygamberimiz devrinde, bu değerli hadise tahkik edilir ve kat'i tarihlere bağlanabilirdi. Peygamberlerin hayatını en ince noktalarına varıncaya kadar inceleyen ashab için, bundan kolay bir şey düşünülemezdi. O halde bu kolay iş niçin yapılmadı?

Müslümanlıkta kudsiyyet yalnız bir varlık üzerinde toplanmıştır. O da Hazreti Allah'tır. Başka hiçbir varlığa kudsiyyet vermek caiz değildir. Onun için, İslâm anlayışında mukaddes hatıra yoktur. Bir güne, bir adama, bir hatıraya veya başka bir şeye kudsiyyet atfetmek, puta tapıcılığın şekillerinden biridir. Müslümanlık ise, puta tapıcılığın amansız düşmanıdır.

İslâm dini, müslümanlar arasında, puta tapıcılık ananelerinin yaşamasına en kat'i muhalefette bulunduğu için, ilk müslümanlar; mukaddes gün, mukaddes adam, mukaddes hatıra diye hiçbir miras bırakmamışlar, Allah'ın unutturularak, bütün kudsiyyetin Allah'tan başka, birtakım şeylere atfolunmasını istememişlerdir.

Asr-ı Saadet müslümanları, daha sonraki müslümanları, puta tapıcılığın herhangi şekline saptıracak hareketten sakınmışlar, müslümanların birtakım görenekler vücuda getirmelerine engel olacak her tedbiri önceden almışlardır. İlk müslümanların çok derin ve yüksek manalar taşıyan bu hareketi, hakikaten tebcile layıktır. Daha sonraki müslümanlarsa, Peygamberin doğduğu güne kudsiyyet vermek arzusuyla hareket ederek araştırmalarda bulunmuşlar, bu yüzden ihtilaflara düşmüşlerdir.

Hazreti Peygamberi anmak ve O'nu tebcil etmek isteyen bir müslümanın herhangi bir güne saplanmasına lüzum yoktur. Kıymet günde ve saatte değil, şahsiyettedir ve o şahsın örnek tanınmasındadır. O şahsiyete karşı gösterilecek hürmet, şu veya bu günde merasim yapılmakla ifa edilmiş olmaz. Belki, O'na, en samimi bağlarla bağlanmak ve O'nun ruhunu yaşatmakla mümkün olabilir.
Bu yüzden, Asr-ı Saadet müslümanları, mübarek tanıdığımız günlerden hiçbirinin tarihini tesbit etmediler. Çünkü o mübarek günlerin hatıralarını belli bir zamana bağlamak istemediler. Belki, müslümanların o hatıraları daima yaşamasını ve yaşatmasını öğrettiler.

Bu nükteyi anlamayanlar, gün, yıl, saat tayini için ihtilaflara düştüler, içinden de çıkamadılar. Hakikatte, müslümanların mübarek günler diye bir şey tanımaması, onun en belli başlı vasıflarından biridir. Çünkü müslümanlık nazarında mübarek olmayan hiçbir gün ve hiçbir saat yoktur. O günü, o saati müslümanca, Hazreti Peygamberi rehber ve örnek tutarak yaşayan insan, umulan her bereketi bulur. İslâm görüşü budur.

Daha sonraki müslümanların, İslâm yaşayışını birtakım göreneklere bağlamak üzere, hakiki İslâm hayatı yerine birtakım merasim ve ayinleri yaşatmak için, bazı tarihler tesbitine kalkışmaları faydasızdır."

Merhum Zekai Konrapa, Peygamberimiz aleyhissalatü vesselâmın doğduğu gün meydana geldiği rivayet edilen ve bazı tarih kaynaklarında yer alan olağanüstü olaylar hakkında da -İmam Buhari ile İmam Müslim'de böyle bir rivayet olmadığını belirterek-, "Asr-ı Saadet" müellifi Mevlana Şibli'nin şu enfes yorumunu aktarır: "Hakikat şudur ki: Yıkılan Kisra'nın sarayı değil, bütün İran'ın saltanatı, Bizans'ın satveti, Çin'in azametiydi. Sönen ateş, mecusilerin ateşgedelerinde parlayan alev değil, bütün dünyada küfrün ateşiydi. Kuruyan Sava gölü değil putperestliğin hakimiyeti, zerdüştlüğün kuvveti, hıristiyanlığın üstünlüğüydü." (Z. Konrapa, Peygamberimiz, s.46)

Kadir-i Mutlak olan Allah (c.c.) elbette her tür mucizeyi gerçekleştirmeye kadirdir. Ancak, Peygamberimize (s.) verilen en büyük mucize olan Kur'ân’ı doğru anlayıp hayata hâkim kılmak ve onun gerçekleştirdiği muazzam inkılâbı bugünün dünyasına taşımak için bütün imkânlarımızı seferber etmek yerine ölçüsüz övgülerle yetinmek biraz kolaycılık, biraz da asli görevlerimizi ihmal etmek anlamına gelmiyor mu? İyi ve doğru düşünelim!

Veladet Kandilinizi bu duygularla tebrik ediyor, Rasûlüllah'ın (s.) "Kur'ân ahlâkı" ile ahlâklanmayı diliyorum.

Osmanlı
Teşekkür ederim. Çoğu yazısından istifade ettiğim Abdullah Hoca'yı da sevdiğimi ekleyeyim ki yanlış anlaşılmayalım.
08.02.2012 08:49:24
Osmanlı
Bizim yorum aynı fikri taşımayınca yine güme gitti...
04.02.2012 21:19:31
Osmanlı
Şu ana dek ismini hiç duymadığım ve akaidini bilmediğim Zekai Bey alıntılı görüşlerinize katılmıyorum hocam. Habibullah'a (SAV) olan sevgiyi putperestliğe dayandırmak hatadan ötedir. Kudsiyet meselesine gelince Resulullah(SAV) İslam ümmeti için kutsaldır, Vehhabilerin izafe etmeye çalıştıkları gibi herhangi bir insan değildir. Hayatımızın her alanında örnek almamız ve uymamız gereken en büyük kılavuzdur, Allah katında övülmüş sıfatını taşıyan habibini (SAV) özellikleriyle övmekte beis yoktur.
03.02.2012 17:13:40
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Yazarlar
Alıntı
Çeviri
Piyasalar
  Değer Artış
Euro 2,3110
Dolar 1,8470
Altın 93,4081
Röportaj
Gazeteler
Facebook