27 Mayıs 2012 Pazar
![]() |
Büyük Mısır halkına teşekkürler
abdulbariatwan
Hayatımda dinlediğim en güzel konuşma, Mısır Devlet Başkan Yardımcısı Ömer Süleyman’ın yaptığı, Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek’in görevi bırakma ve Mısır Silahlı Kuvvetler Yüksek Konseyi’ni devlet yönetimiyle yetkilendirme kararını açıkladığı konuşmaydı. Hayatında dinlediğim en kötü konuşma da Mübarek’in bir gün önce yaptığı ve yetkilerini Süleyman’a verdiğini açıkladığı son konuşmaydı. İlk konuşmanın kelimelerinin sayısı 12’yi geçmedi, ancak 350 milyondan fazla Arap’ın ve dünyanın dört bir yanındaki 1.5 milyar Müslümanın yüreğine su serpti. Zira diktatörün düşmesi ve demokratik değişimin başlaması için, bu tarihi anı bekliyorlardı.
Mübarek arzuladığı ve planladığı biçimde bırakmadı yönetimi. Aksine, bölgedeki diğer diktatörlerin arzuladığı gibi, gençlerin devrimi karşısında direnemedi ve başkanlık dönemi sona erdi. ABD yönetiminin kendisine maddi desteği durdurması halinde de kendi milyarlarının kılıcını çekti. Mübarek’in son konuşmasıysa küstahca; etraflarında yaşananları anlamaktan ve kitlelerin taleplerini doğru değerlendirmekten aciz ve taşlaşmış emsallerinin zihniyetini ortaya çıkarıyor. Şahsen konuşmalarını yazan kişi ben olsaydım, Mısır halkından özür dilemesini, önünde eğilmesini, izin istemesini, pankreas kanseri hastası olduğunu, birkaç hafta veya aylık ömrü kaldığını ve son günlerini ülkesinin topraklarında geçirmek istediğini vurgulamasını tavsiye ederdim.
1952’den 2011’e devrim farkı
Mübarek’in hayata veda etmeden önce halkına veda ederek, fakirlerin ve emekçilerin alın terinden çaldığı milyarları, Mısır’ın borçlarını ödemek, hastaneler, üniversiteler ve okullar inşa etmek için ve işsizlere yüz binlerce iş imkânı yaratacak yatırım projeleri için bağışladığını ilan etmesini arzulardım ama yapmadı.
Yine de büyük Mısır halkı, büyük bir mucize gerçekleştirdi; azim, kararlılık, güçlü irade ve direnişle diktatörlüğü kökünden söktü.
Mübarek ve rejiminin düşüşü, bir dönemin kapanışı; ılımlılık ekseninin, Camp David anlaşmalarının, Araplar ve Müslümanlar için alçaltıcı bütün sonuçlarının bitişi; Arap rejimlerine İsrailli yetkililer karşısında diz çöktüren, barış için dilendiren ve rızalarını almak için Filistin’in arta kalanından ödün verdiren İsrail müdahale döneminin sona erişidir. Bu kutlu halk devrimi, Mısır’ı kendine getirdi; bölgedeki güç dengelerinin oluşmasında esaslı rol oynayan ve yeni dönemi tesis eden ‘öncü eksen devlet’ olarak Araplara geri kazandırdı. Tıpkı 1952 Temmuz Devrimi sonrasında olduğu gibi, milletler arasında Araplara saygınlığını ve konumunu geri veren Arap projesini de tesis etti bu devrim.
Ordunun başını çektiği ve halkın kucak açtığı Temmuz Devrimi halka destek olmuş, zulmü ortadan kaldırmış ve ülkeyi feodalizmden kurtarmıştı. 25 Ocak devriminiyse halk patlattı ve silahlı kuvvetler de bunu destekledi. İsrail gaspına karşı savaşlara giren büyük Mısır ordusununsa, konumunu ve rolünü geri alması, bölgede stratejik denge sağlaması, ümmetin sorunlarına destek olması, Amerikan ve İsrail projelerine boyun eğen ve hatta koruyan diktatörlüklere karşı savaşlarda Arap halklarına yardım etmesi istenmekte. Başkalarınınsa Mısır’dan öğüt alarak reformda bulunmalarını istemiyoruz. Çünkü despot diktatörlüklerin reformu mümkün değil ve yıkılmasının alternatifi yok. Halkına zulmeden, özgürlüklerini kısıtlayan ve servetlerini yağmalayanların, iktidarda kalmaması ve akıttığı her damla kan ve işkence kırbacı altında inleyen her özgür insanın hesabını vermesi için adil halk mahkemesine çıkarılması gerekiyor.
Sıradaki diktatör kim?
Şimdi despotun gidişini kutlayanların çoğunun birbirine sorduğu soru, devrim sancağını Mısırlı kardeşinden alacak diğer Arap halkının ve genç devrimcilere boyun eğerek düşecek üçüncü Arap diktatörünün hangisi olacağı. Teşekkürler büyük Mısır halkı. Tahrir Meydanı ve diğer bütün meydanların gençlerine teşekkürler. Halkının adil davasının yanında yer alan, yalan ve yanlışları sürdürmeyi reddeden Mısır’ın onurlu habercilerine teşekkürler. Hepinize teşekkürler. Çünkü sizler bizlere saygınlığımızı kazandırdınız; Mısır’ı lider ve saygın biçimde bizlere geri verdiniz.
(Londra’da Arapça yayımlanan Kuds ül Arabi gazetesi, 12/13 Şubat 2011)
Onaylı yorum bulunamadı.
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Foto
Video
Yazarlar
Alıntı
Çeviri
Piyasalar
| Değer | Artış | |
| Euro | 2,3110 | ![]() |
| Dolar | 1,8470 | ![]() |
| Altın | 93,4081 | ![]() |
Röportaj
Gazeteler
Facebook


































Uzayda artık özel sektör de var
İnönü Stadı'nda fetih coşkusu
















































RSS/XML
Sitene Ekle
Facebook
Twitter'da Paylaş
Mobil Versiyon