![]() |
'Tanrı'nın ölümü' insanlığın intiharı ile nihayete erer.
Tanrı insan hayata buyurgan tavrıyla ölümü hiçliğe mahkum ederek sayısal niceliğe dönüştürür. Ölüm hayatın sıradan işlevselliğine geriler ve ölümün çocuk, kadın, zayıf veya mahrum-mazlum bir boyutu kalmaz. Acılar, yokluğa karışarak duyguların ölümünü ilan eder?
Elli dört insan ölmüş, bunlar, kız- oğlan, çocuk-çoluk, kadın- kızan, yaşlı- genç, yakınlarının yüreğini dağlar ve gelecek hayatlarına ipotek koyar- koymaz, önemini kaybeder. Şiddet hevaların tanrılaşması karşısında hitama erer?
Anlam yitmiş, değer erozyona uğramış ve bütün bunları biz kendi ellerimizle gerçekleştirmişiz? Yani, Niçevari bir deyişle kendi Tanrı'mızı kendi ellerimizle öldürmüşüz. Modernleşme, ulus devleti koruma refleksi, ulusal kurtuluş mücadelesi, etnik ayrımcılık, ideolojik kaygılar vs. her biri anlamın ve değerin aforoz edilmesine neden oluşturmuş ve en büyük darbeyi de şiddeti kurumsallaştırarak bölgenin sıradan bir eylemi haline dönüştürmek olmuştur?
Töre dedik, modernleşme dedik, geri kalmışlık dedik, laiklik dedik, feodal yapı dedik, ulusal bağımsızlığımız dedik, ideolojik yapımız dedik ve bıkmadan usanmadan şiddeti bölgenin üzerine sağnak yağmur gibi yağdırdık? Sonuç ortada!.. Bölgenin tarihinde belki de bir ilki yaşadık? Elli dört canı (belki bu sayı artabilir) basit bir anlaşmazlık uğruna heba ettik?
Yürekler sakin, kalpler mağrur, akıl dolu, ruh dingin ve beden rahat olarak geceleyebilecek miyiz? Bundan sonraki tarihin şartlarını düşünmeden, bu olayların varabileceği sınırı hesaba katmadan başımızı yastığa gömebilecek miyiz?
Öldürün Tanrı'yı rahat edin?
Din, iman, değer, gelenek, örf, ahlak, anane vb. neye yarar ki? Bunları ortadan kaldırarak insanları daha ileri, modernleşmiş ve laik bir siyasal sisteme ulaştıracağız, diyerek ulaşacağımız sınır açıklıkla kendini izhar etmiştir. PKK bir taraftan yok ederse, Devlet bir taraftan yok ederse, Kendimi savunuyorum diyerek sen bir taraftan yok edersen, yeni yetişen neslin de her türlü yok edişi miras olarak alacağını öngörmemek aklı ve kalbi boşa düşürmek olurdu?
Tanrı ölürse yerine yenisini buluruz. Yeni tanrı insan! İnsan, yaptığı sorgulanamaz mevkide! Yaşatma ve öldürme hakkı kendisinde! Bu keskinlik içinde ifadeye kavuşmazsa da bu güne kadar yapılanlar bunun göstergesi olmadı mı?
Hangi sorumlu vicdan bu hesabı verecek gücü bulabilir?
Yoksa sıradan bir vakayıadiyeden mi kabul edilmeli? Son iki yüzyılda insan ölümlerinin kendisinden önceki tarih diliminin tümünü hesaba katsanız daha fazladır. Hiroşima, Nagazaki ve Son Irak işgalinde 1 500 000 kişinin ölümü istatistiki bilgi olarak kayıtlara geçti. Birinci ve İkinci dünya savaşlarının bilançosu buna dahil değil? Farklı bölgelerde meydana gelen kabileler arası savaşta kaybedilenlerde öyle? Kan, şiddet ve gözyaşı sarmalında insanlık insanlığını unutuyor. Ama önce insanlık, Rabbini unuttu. Ve ceza olarakta Rabb insana kendisini unutturdu. Ne olduğunu unutan insan, ilahlık taslayarak varlığı yok oluşa sürüklüyor. Bunu yaparken de vicdanını unutmuş durumdadır?
Kahrolmamak elde değil! Manşet: Töreristler! Başlık hala bölgenin hayat damarlarını kurutmaya yönelik olarak devrede? Halbuki olay töre olma vasfını çoktan aşmış ve modernleşmiş durumdadır. Bilakis tam istedikleri gibi bir durum söz konusu! Ama gerçeği gizleme noktasında öyle ileri adımlar atabiliyoruz ki; her durumda köpük gibi üste çıkmayı başarabiliyoruz. Ama işte sadece köpük üste çıkabilir.
Aysbergin derinliği üzerine kafa yormak kaçınılmaz olmalı. Bu dışavurumdur. Bunun arkasında saklı bulunan duygunun derinliğini ve ne yapabilirliğinin gücünü tartışmak gerekir? Yoksa öyle bir gün gelecek ki, korku bütün insanlarımızı esir alarak şiddeti hegemonik bir güç haline dönüştürür ve gerçekten o zaman insanın intiharı gerçekleşmiş olur?
Savunduğumuz düşüncelerin toplumsal yapıyı oluştururken nereye savurduğunu hesaba katmadan dile getirmek, öncelikle insanın kendisine ihaneti olarak tanımlanmalıdır? Bu ihanet çemberi öncelikle modernleşme çizgisinin boynunda asılı olmalıdır ve insanlar bu durumu netleştirmelidir. Din ve dinden neşet eden değerleri hoyratça ortadan kaldıran ve buna yönelik her türlü yalan, dolan, hile ve aldatmaları kurumlaştırmanın doğal sonucudur bu yaşananlar?
Bu noktada dini değerleri savunanların günahı da boylarını aşmıştır. Bu noktanın ehemmiyeti bütün noktaların mühimliğinden daha ehemdir?
Anlam, değer ve inanca taalluk eden tavırların ahlaki derinliği meselenin çözümünün anahtarıdır?
| Değer | Artış | |
| Euro | 2,3110 | ![]() |
| Dolar | 1,8470 | ![]() |
| Altın | 93,4081 | ![]() |































İlginç tasarımlar
Cumhurbaşkanı Gül, Sosyal Medya'da
















































RSS/XML
Sitene Ekle
Facebook
Twitter'da Paylaş
Mobil Versiyon