![]() |
Radikal Gazetesi ünlü düşünür Slovaj Zizek ile bir söyleşi yaptı. Söyleşide önemli ve üzerinde durulması gereken tespitler vardı. En önemlisi de entelektüel yapısı batı düşüncesi tarafından oluşturulmuş güçlü birinin bu tespitleri yapmasıdır. Gerçi batı bunu hep yapıyor. Kriz filozofları da bunu yaptılar. Ancak bu sefer tespitler; bugüne kadar batı ideolojik yapısının sözcülerinin dile getirdikleri her yargının nasıl boş bir yargı olduğu ve bunun siyasal gerçeklerle bağdaşmadığının, sadece ideolojik beklentileri karşılamak için söylendiğinin açık bir izahıdır. Ve tarihin sonu tezinde dile getirilen liberal demokrasinin aslında bir iflas olduğunun ilan edilmesidir.
Entelektüel namusun aslında bir önyargı oluşturmadan meselenin ne olduğuna ve nasıl anlaşılması gerektiği konusunda açık bir görüşe sahip olunmaya bağlı olduğunu bu örnek bize gösteriyor. Hem batı ve hem İslam dünyası için dile getirdikleri yorumların ideolojik angajmanlardan bağımsız oluşuna dikkat çekiyor. Düştüğü yanlışların ise tamamen batı kültürünün bizzat dayatmaları ile ilişkili olduğunu da biliyoruz. Ama meseleleri düşünürken mümkün olabildiğince yansız ve tarafsız davranması konular üzerine yaklaşımını önemli kılıyor…
Liberal sistemin iflası artık kesinlik kazanmıştır. Bunu Marksist teoriye bağlamadan da anlaşılır kılabiliriz. Çatışmacı ve yok sayıcı, aynı zamanda da otoriter ve totaliter yapısı, bütün özgürlük hikâyesine rağmen, onun sonunu getirmiştir. Çünkü insanın kendine yabancılaşması ve bu yabancılaşmanın müstağnilikle neticelenmesi ve bu müstağniliğin taşıdığı hiç kimseyi hesaba katmadan kendi kendine yeterlilik iddiasını beraberinde taşıması yok edici bir durumu inşa ederken, yabancılaşmayı en son noktaya taşıyarak zulmün kol gezmesine imkân vermesi sonun başlangıcını içinde taşıdığını gösteren en büyük işarettir. Bu o kadar açık bir nokta haline gelmiştir ki artık filozoflar bunu açıkça ilan etmekten kaçınmamaktadır. Fakat bu sona yaklaşımın bizzat sahip olunan düşünsel sistemden kaynaklı olduğu da bir o kadar açıklık kazanmalıdır. Yani batı düşüncesi sahip olduğu görüş ve kazandığı derinlik ile kendi sonunu ilan etmiştir. Batılı filozofların bazen dile getirdikleri gerçek o an sahip olunan düşünce yapısının eylemliliği belirginleştirilmiş siyasallığın taşıdığı sonuçların korkunçluğunun göstergesidir.
Osmanlı üzerine söyledikleri ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ile birlikte Türklerin batılılaştırmacı politikalar yüzünden bir hoşgörüsüzlükle tanıştığını dile getirmesi de bu gerçeği bir kez daha gözler önüne sermektedir. Daha önce de söylediğim gibi krizin nedeni bizzat batı düşüncesinin kendisidir.
Bunu ilan edecek düşünce herhangi bir düşünce olamaz. Yani bu ne Çin medeniyeti ve ne de Hindistan kültürü tarafından belirtilebilir. Çünkü bugünkü Çin ve Hindistan, ekonomik gelişimlerini kapitalist sistem sayesinde gerçekleştirme zorunluluğunu hissederek bu imkânı yok saymışlardır. Bunu ancak İslam bizzat kendisi ilan edebilecek gücü ve kuvveti bulabilir. Ama İslam dünyasının içinde bulunduğu durumu ve İslam coğrafyasının bizzat kendisinin batı kültürünün etkisi altında olduğunu hesaba kattığımızda bir sorunla karşı karşıya kaldığımızı ifade etmek zorunluluğu doğuyor. O zaman yapılması gereken şey; İslam’ı bu etkilenmişlik yapısı içinde kavramaktan kurtulmak ve bizzat İslam’ın kendi gücüne ve düşünce yapısına yaslanarak bu ölüm ilanını yapmak ve çözüm önerilerini de bu çerçeve içinde yeniden yorumlamaktır.
Yani bugün İslamcılık:
1- Kendi içinden bir arınmayı sağlamalı, aldığı katışıklığı izole edecek bir yöntemi olgunlaştırmalı ve mümkün mertebe İslam düşüncesinin sahih dinamiklerine yaslanabilecek bir zemini inşa ederek kendi gelişiminin dinamiklerine sahip çıkmalıdır. Modernist düşüncenin etkisini ve geleneksel kalıpların içinde yer aldığı yunan felsefi mirasının artıklarını da hesaba katarak güçlü bir İslami düşüncenin gelişimine imkân tanımalıdır.
2- Batı düşüncesini kendi tamlığı içinde kavramayı öne çıkarmalı ve bu kavrama çevresinde elde edilen ya da sızıntı olarak İslam düşüncesine sirayet etmiş alanları tespit ederek arınmaya katkı sunmalı, böylece sahici ve sahih bir düşünme ameliyesine zemin hazırlanmalıdır.
3- Bugünün İslamcısı arındırılmış İslam düşüncesi ile buluşarak batı düşüncesini de kendi tamlığı ile kavradıktan sonra İslam düşüncesinin kendi tamlığından hareketle insanlığın içinde bulunduğu durumu anlamlandırmalı ve çözümünü bu anlamlandırma faaliyetinden sonra inşa etmelidir.
4- Bütün bu evreleri salim bir şekilde gerçekleştirebilme adına da herhangi bir angajmana bağlı olmadan; yani ideolojik ve yanlı yaklaşımların ötesinde durarak bu adımları atmalıdır.
Bu maddelerin kavramsal çatısı ise şöyle temellendirilir: Eleştirel analiz, mukayese ve farkındalık… (Yayınlanacak bir yazıda bunlar ayrıntılı yazılmıştır.)
Sonuçta bütün bu aşamaları gerçekleştirmek için İslamcılık ciddi anlamda kendisini yeniden bir sorgulamaya tabi tutmalı, İslamcılığın içinden çıkmış ama bugün İslamcılıkla bir ilişkisi kalmamış artıkları dışarıda tutacak bir dili yeniden inşa edebilmeli ve özellikle de ‘muhafazakâr demokrat’ dil ve kimlikle hesaplaşarak kendini yeniden inşa etmelidir. Klasik İslamcılığın zorunlu olarak kendini içinde bulduğu iktidar ve dünyevileşme sorununu doğru tanımlamalı ve bu sorunlardan kurtulacak düşünsel zemini işaret ederek klasik İslamcılığın sahip olduğu ideolojik yapıyla, siyasallığın kendisi ve modernleşmeci çizgisiyle hesaplaşmalı ve istikametini doğru tespit etmelidir.
Sonuç itibarı ile İslamcılık yeniden kendisini tanımlamalı ve sadece Müslümanları değil bütün insanları kuşatacak dilin sadece kendisinde mündemiç olduğunun farkındalığı ile harekete geçmelidir ki insanlığın beklediği merhamet eli onun eliyle buluşsun… Yoksa ilahi ferman gereği bu İslamcıların yerine yeni duruma uygun anlamı içinde taşıyan yeni nesil Müslümanlar yeryüzüne ışık tutacaktır. Burada tercih meselesi, bu iyiliğe sahip olup olmama noktasındadır…
| Değer | Artış | |
| Euro | 2,3110 | ![]() |
| Dolar | 1,8470 | ![]() |
| Altın | 93,4081 | ![]() |


































Uzayda artık özel sektör de var
İnönü Stadı'nda fetih coşkusu
















































RSS/XML
Sitene Ekle
Facebook
Twitter'da Paylaş
Mobil Versiyon