Görmez: İslam'a dışarıdan baskı var
Görmez: İslam'a dışarıdan baskı var
Emniyet'ten pasaport alacaklara önemli uyarı
Emniyet'ten pasaport alacaklara önemli uyarı
Abdullah Gül'den olur mu?
Abdullah Gül'den olur mu?
'Tanklarla evimi kuşatıp kapımı kırdılar'
'Tanklarla evimi kuşatıp kapımı kırdılar'
İzmit Körfez Geçişi'ne tam not
İzmit Körfez Geçişi'ne tam not
Şiddet Sarmalında PKK…
abdulaziztantik@timeturk.com
19.10.2011




Hedefini ve vizyonunu kaybeden örgütler şiddet yoluyla varlıklarını dışarı vururlar…

Kurulma aşamasında kendisine biçtiği vizyonu süreçle kaybeden örgütler yeni vizyon arayışlarında sürekli yalpalayarak kendi meşruiyet zeminini kaybettiğini de anlamaz hale gelir. Sürekli gerilimle birlikte düşünme faaliyeti dumura uğramış örgüt, kendisine uzatılan her eli sıkmayı marifet kabul eder ve böylece adam yerine konulduğunu hissederek kendini ikna eder. Ancak bu şekilde varlığının gerçekliğine kani olur.

Ama bu sonun başlangıcıdır.

Çünkü her yönden meşruiyetini yitiren örgüt aynı zamanda kendi kamuoyunda da da artık kan kaybetmeye başlayacak ve yeni bir örgütlenmenin filizlendiğini ise geç algılayacaktır. Bu eşyanın doğası gereği böyledir. Her örgütlenme, kendi içinde yeni bir örgütlenmeyi barındırır. Bu da ancak örgüt kendi meşruiyet zeminini kaybettiği zaman gerçekleşir ve en son olarak örgüt kendi meşru zeminini kaybettiğini anlar…

İnsanların yürekleri yakın zamanlarda sık sık yanmakta ve yanmaya devam edeceğe benzemektedir. Tıpkı son Çukurca baskınında olduğu gibi…

26 ölü ve 18 yaralı var: kim öldürdü ve yaraladı…

PKK…

Peki, PKK kimlerden müteşekkil?

Kürtlerden…

Kürtler 1071’den bu tarafa Türklerle birlikte ölmüyorlar mı?

Evet…

O zaman hangi saik buna zorluyor?

Uluslaşma süreci ve uluslar arası güçlerin sundukları oyunda rol kapmak…

Buna değer mi?

Kesinlikle hayır!

Zaten bütün sorunların kaynağında Türk uluslaşma serüveni yatıyorken yeni bir uluslaşma süreciyle bu toprakları yeni sorunlara gebe bırakmanın bir mantığı ve izahı var mıdır?

Var deniliyorsa bunun benim gibi Kürt ve Türklerin rızası alınmadan gerçekleştirilmesi yeni sorunlara adres olmaz mı? Yoksa size yapıldığı gibi siz de sizin gibi olmayanlara aynı muameleyi reva görerek mi yolunuza devam edeceksiniz? O zaman sizin farklılığınız nerede kalacak…

Bu sistemle sorunlu olmayan var mı? Her alanda her tür sorunlar yumağı…

Türkiye’de yaşayan her kesimden insanın bu uluslaşma sürecinde sistemle bir şekilde sorunu vardır ve olacaktır. Zaten bu yüzden sürekli sivilleşmeye yönelik ilgi toplumsal bir kabule dönüşüyor.

Yeni bir sivil ve toplumsal mutabakata dayalı bir anayasa yapımı insanları heyecanlandırıyor ve böylece (görece de olsa) sorunların çözümünün kolaylaşacağına inanılıyor.

Ama Kürtler, bunca yıldır birlikte öldükleri insanları öldürerek varlıklarını kazanacaklarını mı düşünüyorlar? Bu mümkün değil, çünkü Kürtlerin kahir ekseriyeti zaten bu durumu onaylamıyor. Ve gittikçe de onaylamayacağı da gün gibi aşikar! Çünkü bunun en büyük sebebi de bugüne kadar kurgulanan Kürt ve Türk çatışmasının büyük bir sağduyu ve tarihsel derin bağlar sayesinde püskürtülmesidir.

PKK’nın bu durumu kavraması ve uluslar arası güçlerin piyonu olmaktansa halkının yanında, ama kesinlikle samimi bir şekilde barışın mimarı olması daha doğru değil mi?

Eğer gerçekten barışı ve halkın yararını istiyorlarsa…

Çünkü bu son günlerdeki saldırılar ile PKK’nın hem kendi kamuoyuna hem de uluslar arası güçlere ben barış istemiyorum mesajını verdiği düşünülüyor.

Eğer sadece anayasa yapımında elini güçlendirmek için bu eylemleri yapıyorsa kendi meşruiyetini kaybeder. Eğer son dönemde artan Türkiye - Suriye, Türkiye - İsrail gerginliği yüzünden o ülkelerin taşeronluğunu yapıyorsa bu daha da kötü bir durum… Her halukarda kaybeden PKK olacaktır. PKK’nın bir iki gün içinde yeni bir açıklama ile karşımızda olacağını düşünmek yanlış olmasa gerek! Ayrıca bu sefer PKK’nın kendi içindeki sorunlu üyelerine yönelik sert bir tavır geliştirmesi ve kendini onlardan kurtarmasını da içeren bir açıklama… Yoksa kendi ipini çeken idam mahkumu rolünü benimsemiş sayılır.

Son saldırı sonucu yapılan açıklamalara dikkatle bakan biri, artık sorunun yeni bir konuma yükseldiğini görecektir. Başbakanın açıklamalarında ilk hedef olarak, üstü örtülü bir şekilde Türkiye’nin dış düşmanlarına yaptığı vurguyu -aslında kamuoyu bunları zaten biliyor- ve sonra örgüte yönelik eleştirisini hesaba kattığımızda artık PKK’nın muhatap olmaktan çıkarılmasının an meselesi olduğu anlaşılabilir.

PKK’nın ise yaptığı bu yanlış hamlelerle kendini muhatap olmaktan çıkarmaya devam ettiğini söylemek zorundayız!

Burada BDP’nin tavrı önemlidir...

Selahattin Demirtaş’ın barışa yaptığı vurgu artık bir anlam taşımıyor. Barış gerçekten isteniyorsa anlamlıdır. Yoksa sadece bir meşrulaştırım aracı olarak tasarımlanıyorsa bir şey ifade etmeyecek ve bu durum kamuoyunun gözünden uzun bir süre saklanamaz olacaktır. Zaten rüzgar artık tersine esmeye başladı…

Dolayısı ile muhataplar yeniden tanımlanırken her kesim kendini yeniden değerlendirmek zorundadır…

Saldırıda menfur bir şekilde ölen askerlere Allah’tan rahmet diliyorum. Ailelerine sabrı cemil niyaz ediyorum… Acılarına ortak olduğumuzu ne kadar söylesek de biliyorum ki onların acıları azalmayacak, o yüzden onlara Rabbimden büyük bir sabır diliyorum…

Bu ülkede yaşayan her insana da selim akıl niyaz ediyorum ki sorunlarımızı büyük bir sağduyu ile çözelim…
Onaylı yorum bulunamadı.
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Yazarlar
Alıntı
Çeviri
Piyasalar
  Değer Artış
Euro 2,3110
Dolar 1,8470
Altın 93,4081
Röportaj
Gazeteler
Facebook