Karşı devrim bir tehdittir!
Karşı devrim bir tehdittir!
Yemen'de çatışmalar: 34 ölü
Yemen'de çatışmalar: 34 ölü
Akdoğan:Erdoğan olmazsa sistem tıkanır
Akdoğan:Erdoğan olmazsa sistem tıkanır
Filistinli lider Salah İstanbul'da
Filistinli lider Salah İstanbul'da
İsrail'den sonra Avrupa'ya çattı
İsrail'den sonra Avrupa'ya çattı
Bilgi Çağında Cehalet!..
abdulaziztantik@timeturk.com
11.05.2009




Koyu bir cehaletin karanlığında 'Bilgi Çağını' yaşamanın garabetini sorgulamadan bilgi ile sağlıklı bir iletişim/ilişki biçimi/biçemi kurulamaz! Çünkü sahip olunan bilgi türleri sadece sahih bilginin üstünü örten bir katman oluşturmaktadır. Çoğaltılarak, yaygınlaştırılarak doğru bilginin yerini, güncel, aşifte, kışkırtıcı ve magazinel boyut almıştır? 

Benliğin inşasında ve bir kimliğin oluşumunda kullanacağınız bilgi ise 'Tozlu Raflar'da saklı bulunmaktadır. Kapısının kilidi ise, okyanosun derin diplerinde kırk cin tarafından korumaya alınmıştır? Bu şartlar altında elimizdeki bilginin sahihliği konusunda bu kadar cesaret verici olmamız ayrıca tartışmaya açık olmalıdır. Ancak bu, tartışma dışı kılınarak 'büyülenme' devamlı kılınabilir? 

'Popüler Kültür' olarak betimlenen bilgi formu, haberdar eder, fakat sizi bağımlı kılarak gerçeğe ulaşmanızın önünü de tıkar. Bilgi, bayağılaştırılarak, sıradanlaştırılarak, en küçük bilgi kırıntısını da olağanüstüleştirerek hep cehaleti koyulaştırmaya adamıştır kendisini? 

Bu hal üzre doğruyu, gerçeği, hakikati dile getirenlere 'deli' muamelesi yapılması normalleşir. Onlar, nasıl kendi çıkarını geride bırakarak, erdem, onur ve ahlak gibi arkaik değerleri yaşama çabasına girişirler? Bu yaşanılan olgu, değer, olay bu günkü ontolojik sosyolojinin kavrayacağı bir şey de değildir zaten! 

Genel çerçevesini çizdiğimiz bu bilgiye yönelik tespitlerimiz, birileri, kültürleri dışarıda bırakır mı? Kocaman bir hayır! Çünkü, bu 'toplumsal ontolojik yapı' bütün kişileri, toplumları ve halkları kuşattığı gibi farklı din mensuplarını da kapsamaktadır. Seksenlerle birlikte başlayan bilgi edinme süreçlerinde sol praksisinin de yardımı ile müslümanlarda bilgi ile ilgilenenlere entel, eylemden kopuk ve eylemin ağırlığını taşıyamaz yargısı ile bakarlardı. Bu gün dahi halen aynı duygular baki olmaya devam ediyor. Halbuki yaşadığımız bu serüven ve süreci bilgi ilişkisi bağlamında yeni bir okumaya tabi tutmanın kaçınılmazlığı bizi sarmalamalı değil miydi? 

Sadece bilgi edinme süreçleri değil! Bilgiyi değerlendirme yöntemlerinde de pek yürek açıcı bir tutumumuz yok. İşin belki de en kötü boyutu; bütün yaşadıklarımızdan sonra bunu dile getirenlere karşı amansız şüphe duyumunun başat öğe olarak yerini almasıdır?  

Etrafımıza bakarak okuma ve yazma eylemlerinde bulununlar, yazılanlara yorum yapanlar/yazanlar vb. tartışmalarımızın içeriği ve biçemi gibi bilgi ile ilintili meselelerdeki seviyemiz bizi ele vermektedir? Okuduğunu anlama cehdine girmeden anımsatma yöntemi ile zihninde varolan bir benzer kavrama yönelik ilgisi ile yargıyı, yazıyı, meseleyi indirgemeci yaklaşımla değerlendirmeye kalkarak çok yürek isteyen yargıları üst perdeden, utanmayı aklından geçirmeden dile getirmeye kalkışabiliyor?  

Bugün içinde yaşadığımız dünyanın varolma imkanı, başka yaşam biçimlerinin reddini kurumsallaştırma olarak tanımlandığını kavramalıyız. Zihnen varolan yaşam tarzını reddetmeden bilgi ile doğru bir ilişki biçimi kurmanın imkansızlığını anlamalıyız. Bu yaşam tarzını reddetmenin yolunun bu yaşam tarzını var kılan kültürel dokuyu oluşturan bilgi ve bilgi süreçlerini doğru algılamakta yattığını da belirlemeliyiz. Sahip olduğumuz bilginin bu kirli bilgi süreçlerinden hangi aşamalarda üretildiklerini kavrama konusunda bir hassasiyete sahip olunmadan anlaşılamayacağını bilmeliyiz.  

Bu kadar yoğun bir kirliliğe tabi tutulan zihnin arınması için gerekenleri ancak bu 'büyük kapatılmış sistem'in dışında bulabileceğimize yönelik inancımızı tazelemeyi unutmamalıyız.  

Bir insan olarak bu sistemin oluşturduğu kültürün hegemonyasında bilgilendiğimizi hiç unutmamalıyız. Hangi dine, kültüre ve medeniyet havzasına sahip olursak olalım.. bilmeliyiz ki, sahip olduğumuz bilgi ve kültürün kendisi yine de bu temel kültürel parametreler tarafından belirleniyor. Müdahil olunmayan bir kültür ve medeniyet havzası yoktur. Sizin temel klasik metinlerinize dahi müdahil olma imkanını oluşturuyorlar? 

İşte bütün bu olayların gelişimini doğru bir mantık dizgesi içinde anlamlandırarak farklı bir çıkışın imkanını işaret edebiliriz? Bunun yolu, modern kültürün ürettiği, değeri, bilgiyi, kültürü ve oluşturduğu yaşam tarzının temel kodlarının belirlenerek farklı kültürleri hangi noktadan yakaladığı ve yapıbozumuna uğrattığını kavramalıyız ki, sahip olduğumuz bilginin karekterini bilelim? 

Modern olanı anlama çabası derken modernin baskısı altında sahip olduğumuz bilginin kodlarının değişime uğratıldığını kavrayamayız. Batılı yaşam tarzına uyum sağlama adına günümüz ilişki biçimini ve bu ilişki biçiminden meydana gelen değer, yargı, olguyu islamileştirelim derken islami olanı batılılaştırmış olmayalım? 

Eğer bir kirlilikten bahis açılabiliyorsa;  

Bu kirliliğin farkına varmalı. 

Bu kirliliğin sahih ve temiz bilgi türlerini kendi kirliliği içinde kirlettiğini kavramalı. 

Batılı bilgi, doğru bir şekilde algılanmalı, idrak edilmeli ve betimlenmeli.  

Bu idrak ile batılı ve batılılaşmış bütün yargı ve bilişim türlerinin dışında kalarak kendi

kültürel sahih bütünlüğüne yönelmeli.  

Bu süreçte oluşturacağın özgüven ile kendi bilgi hinterlandına yönelerek sahih düşünce ve bu sahih düşünceye dayanacak eylem ve ameller ortaya koymalı? 

Bütün bu adımların yürürlüğe girebilmesi ise; bilgi ve bilgi ile ilişkili çalışmaların çok önemli olduğunu müslümanların aydınları, uleması, aktivistleri ve bilumum toplumsal rol alan öncüleri ciddiye almalıdır? 'İnsana yatırım yapalım' yargısı ancak bilgiye yatırım yapılarak gerçekleştirilebilir. Ancak bu bilgiye yatırım ise; sahih bilginin araçlarını, yöntemlerini ve yorumlama tekniklerini kendi otantik sahihliğinde gizli olduğunu bir önkabul olarak görmeye başlayarak adımlar atmayı öncelemeliyiz? İşte o zaman 'bizi esir kılan bilgi türleri' yerine 'bizi özgürleştirecek bilgi'ye ulaşmayı ilahi bir ikram olarak alabileceğiz? 

Günümüz müslümanlarının ahlaki çözülüşlerini anlamlandıracağımız boyutun da bu bilgi kirliliğinin sağladığı atmosferle ilişkili olduğu saklanamaz bir gerçekliktir? 

Ahlaki erozyonun saklı olduğu başka olgularda vardır. Ancak en temel payı bu bilgi kirliliğinin oluşturduğu dokunun zemini olduğu aşikardır. Ama ahlaki yapının yozluğu sadece bununla ilişkili değildir. Ontolojik bir temele dayalı boyutunu da bir başka yazıya bırakalım?

atantik@gmail.com 

Onaylı yorum bulunamadı.
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Yazarlar
Alıntı
Çeviri
Piyasalar
  Değer Artış
Euro 2,3110
Dolar 1,8470
Altın 93,4081
Röportaj
Gazeteler
Facebook