Timeturk: Haber, Timeturk Haber, HABER, Günün haberleri, yorum, spor, ekonomi, politika, sanat, sinema

  • DOLAR 2.22
  • EURO 2.76
  • ALTIN 85,57

Olimpiyatlar tarihi...

Farklı ülkelerden sporcuları bir araya getiren dünyanın en büyük spor organizasyonlarından “Olimpiyat Oyunları”nın kökeni Eski Yunan’da yapılan şenliklere dayanır. Bu şenliklerin temelini ise mitolojik ve paganist öğeleri içinde barındıran çok tanrılı “Eski Yunan Dini” oluşturur. Düzenlenişinden süresine, sembollerinden sloganlarına kadar her şeyin bu din etrafında şekillendirildiği olimpiyat oyunları, Yunan mitolojisinde en büyük tanrı olarak kabul edilen, gökyüzü ve şimşek tanrısı “Zeus” adına, ilk kez İ.Ö 776 yılında Yunanistan’ın “Olimpia Bölgesi”nde düzenlenmiştir.
Time Türk / Sevil Sevinç Kayma

Olimpiyat oyunları, Yunan mitolojisinde en büyük tanrı olarak kabul edilen, gökyüzü ve şimşek tanrısı “Zeus” adına, (kesin olmamakla birlikte) ilk kez İ.Ö 776 yılında Yunanistan’ın “Olimpia Bölgesi”nde düzenlenmiştir.

Farklı ülkelerden sporcuları bir araya getiren dünyanın en büyük spor organizasyonlarından “Olimpiyat Oyunları”nın kökeni Eski Yunan’da yapılan şenliklere dayanır. Bu şenliklerin temelini ise mitolojik ve paganist öğeleri içinde barındıran çok tanrılı “Eski Yunan Dini” oluşturur. Düzenlenişinden süresine, sembollerinden sloganlarına kadar her şeyin bu din etrafında şekillendirildiği olimpiyat oyunları, Yunan mitolojisinde en büyük tanrı olarak kabul edilen, gökyüzü ve şimşek tanrısı “Zeus” adına, (kesin olmamakla birlikte) ilk kez İ.Ö 776 yılında Yunanistan’ın “Olimpia Bölgesi”nde düzenlenmiştir.



Bu bölgede Yunan tanrılarının kutsal dinlenme yeri olan “Olimpos Dağı”nda olimpiyat ateşinin yakılmasıyla başlayan oyunlar, önceleri ölülerin ruhlarının sekiz yılda bir dirileceği inancıyla sekiz yılda bir, daha sonra dört yılda bir yapılmaya başlanmıştır. Disk, cirit atma, uzun atlama, boks, güreş, atlı araba yarışı gibi dallarda icra edilen olimpiyat oyunları için beş günlük bir süre belirlenmiş, yarışların ardından son iki günde dini vecibeler yerine getirilerek tanrı Zeus’a kurbanlar sunulmuştur.

Bu sebeplerle dinsel bir tören hüviyeti de taşıyan oyunlara sadece Yunanca konuşan özgür erkekler katılmış, ilerleyen dönemde atlı binicik yarışlarına kadınlar da alınmıştır. Yarışlar için on ay önceden hazırlıklara başlayan ve başarılı olan sporculara ödül olarak zeytin dalından mamul çelenkler takılmıştır. Yunan tanrıları onuruna düzenlenen olimpiyat oyunları, İ.S 392 yılında Hıristiyanlık adına, İmparator II. Theodosius tarafından yasaklanarak durdurulmuştur.

19. yüzyılın sonlarına gelindiğinde Avrupa’da birbirleriyle savaşan Hıristiyan devletleri ortak bir köken ve paydada birleştirmek için yeniden diriltilen “Yunan düşüncesi” ve “Helen hayranlığı” olimpiyat oyunlarının yüzyıllar sonra başlangıcına da kaynaklık etmiştir.



Olimpiyatların dünya barışının temeli olduğunu düşünen Baron Pierre de Coubertin, “eski

“Olimpia” oyunlarını yeniden canlandırarak modern şartlara adapte etmek, insanlar arasında var olan gerilimleri ve düşmanlıkları rekabet ruhu sayesinde azaltılabilmek” fikriyle harekete geçmiştir. 1894 yılının Haziran ayında Sorbonne’de toplanan "International Athletic Congress"te onun önerisiyle Olimpiyat oyunlarının yeniden başlatılması kararı alkışlarla ve oy birliğiyle kabul edilmiş, Coubertin'in yakın arkadaşı olan Rahip Didon’a ait “CITIUS, ALTIUS, FORTIUS” (Daha süratli, Daha Yükseğe, Daha Kuvvetli) sözü olimpiyatların sloganı kabul edilmiştir.

Genel olarak ülkelere göre oyunlar ve tarihi süreçleri:

1896 ATİNA, YUNANİSTAN

Yunanistan Siyasal sorunları ve mali sıkıntıları nedeniyle Yunan hükümeti olimpiyatların Atina’da yapılmasına çok geç razı olduğu için, I. Olimpiyat Oyunları’na ancak 13 ülkeden 295 sporcu katılabildi. Programda yalnızca 9 spor dalı vardı. İlk Olimpiyat şampiyonluğunu, üç adım atlamada birinci gelen ABD’li James Connolly kazandı. Amerikalılar ayrıca 800 ve 1.500 metre hız koşuları dışında tüm atletizm yarışmalarını kazandılar.

Coubertin, ilkçağdaki Olimpiyatlar’da yer almadığı halde, MÖ 490’da Atinalılar’ın Persler karşısında Maraton Ovası’nda kazandığı zaferin anısına, Maraton adıyla 40 km’lik bir uzun mesafe mukavemet koşusunu da programa eklemişti. I. Olimpiyat Oyunları’nda bu yarışı Atinalı Spiridon Louis birinci bitirdi. Tek sıklette yapılan güreş karşılaşmalarından bir Alman, tenis karşılaşmalarından ise bir İngiliz 1. çıktı.

Pire Limanı’nda yapılan yüzme yarışlarına deniz suyunu soğuk bulan ABD’li ve Avustralyalı yüzücüler katılmayınca Macarlar ve Avusturyalılar birincilikleri aldı.



1900 PARİS, FRANSA

1896 Olimpiyatları’nın ev sahipliğine çok zor ikna olan Yunanistan, oyunların görkeminden ve maratonda elde ettiği birincilikten etkilenerek bundan böyle Olimpiyatlar’ın sürekli olarak Atina’da yapılmasını istediler. Ama Coubertin oyunların her defasında bir başka kentte düzenlenmesinden yanaydı ve 1900 yılında Fransa’da açılacak Dünya Fuarı dolayısıyla o yılki Olimpiyatlar’ın bu ülkede yapılmasına karar verdi. Parisli bürokratlar ve organizatörler, 1900 Paris Olimpiyat Oyunları’nın bütün Fuar dönemini kapsamasında ısrar edince program uzadı ve organizasyon darmadağın oldu. Sporcular bir panayır havasında, sirk oyuncuları gibi yarıştılar. Bayanlar ilk kez 1900 Olimpiyatları’nda golf ve çim tenisi dallarında yarıştılar.

1908 LONDRA, İNGİLTERE

1908 Olimpiyatları’na ev sahipliği eden İngiltere bu amaçla 500 metrelik bir pisti, sahanın ortasında 100 metre uzunlukta ve 15 metre genişlikte bir yüzme havuzu bulunan 68.000 kişilik modern bir stadyum inşa etti. Bu Olimpiyatlar da 4 aylık bir süreye yayıldı, ama belli başlı spor dallarındaki yarışmalar Temmuz ayı içinde yapıldı.

Olimpiyat Oyunları tarihindeki ilk siyasal içerikli olaylara Londra 1908 Olimpiyatları’nda tanık olundu. ABD ve İsveç bayrakları stadın gönderlerine çekilmedi. ABD kafilesi, açılış töreninde İngiltere kralının önünden geçerken flamalarını indirmedi. Ruslar, Finlandiya topraklarında hak iddia ettikleri için Finlilerin kendi ulusal bayraklarıyla yürümesini protesto ettiler. Amerikalılar, İngiliz hakemlerin taraf tuttuğunu iddia ettiler. Maraton yarışının sonunda, stadyuma girdikten sonra 5 kez yere düşen ve hakemlerin yardımıyla bitkin bir tarzda yarışı bitiren İtalyan Dorando Pietri önce birinci ilan edildi.

Ama kural dışı yardım gördüğü için sonradan yarış dışı bırakıldı, yarışı 2. bitiren ABD’li Johnny Hayes altın madalyayı kazandı. Türkiye’den gelen bir sporcu (Aleko Mulos), Coubertin’in özel davetlisi olarak, ilk kez 1908 Olimpiyatları’nda yarıştı. Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin 1907’de aldığı karar doğrultusunda ilk kez 1908 Olimpiyatları’nda ilk 3 sırayı alanlara altın, gümüş ve bronz madalyalar verildi.

1912 Stockholm, İsveç

Çağdaş Olimpiyat Oyunları ilk kez 1912 Stockholm Oyunları’yla “modernleşti.” Hemen tüm spor dallarında o yıl faaliyete geçen uluslararası federasyonlar Stockholm’de alınan derecelerin dünya rekoru kabul edilmesini kararlaştırdı. Stockholm’ün yıldızı Yerli - Beyaz melezi ABD’li sporcu Jim Thorpe oldu. Finli atlet Hannas Kolehmainen de 3 altın madalya kazanarak Finliler’in mesafe koşularındaki hegemonyasını başlattı.



1916 I. Dünya Savaşı


1916’da düzenlenecek VI. Olimpiyat Oyunları’na ev sahipliği için Budapeşte, İskenderiye ve Berlin başvuruda bulunmuştu.
Almanya’nın savaşa hazırlandığı bilindiği için, savaşın önlenebileceği umuduyla ev sahipliği Berlin’e verildi. Ama 1914’te başlayan I. Dünya Savaşı Olimpiyatlar’ın yapılmasını engelledi.

1924 Paris, Fransa

1924 Paris, Fransa Önce, 1924 Olimpiyatları’nın Amsterdam’da yapılması kararlaştırılmıştı. Ama sonradan, 1894’te Coubertin’in çağdaş Olimpiyat Oyunları önerisinin benimsenmesinin 30. yıldönümü dolayısıyla Paris ev sahibi kent olarak belirlendi. Böylece Paris, çeyrek yüzyıl önce gözden düşen imajını düzeltme fırsatını buldu. 1924 Paris Oyunları’nın tartışılmaz yıldızı, mesafe koşularında 5 altın madalya alan Finli Paavo Nurmi’ydi. Yıllar sonra beyaz perdedeki “Tarzan” rolüyle herkesin tanıyacağı ABD’li Johnny Weissmuller de yüzmede 3 altın madalya ve su topu takımına katkısı dolayısıyla da 1 bronz madalya kazandı. I. Dünya Savaşı’nın mağlupları bu kez Olimpiyatlar’a davet edildiyse de Fransa’yla arasındaki soğukluk nedeniyle Almanya Paris’e kafile göndermedi.

1928 Amsterdam, Hollanda

Coubertin’in 1925’te sağlık nedenleriyle Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin başkanlığından ayrılmasından sonra bayanların yarıştığı Olimpik sporlar dallarının sayısı arttı. 1928 Amsterdam Oyunları’yla bayanlar ilk kez atletizm dalında da yarışmaya başladı. Amsterdam Oyunları’nın açılış töreninde göğe güvercinler uçuruldu, Oyunlar süresince stadyumda bir meşale yandı. Engelliler dahil, 400 metre düz koşu dışında ABD’li atletler hiçbir pist yarışını kazanamadılar.

Finli atletler ise 1.500 metrenin üzerindeki mesafe koşularının tümünde ilk üç sırayı alarak bütün madalyaları aldılar. İlk kez bir Kuzey Afrikalı, Cezayir doğumlu Fransız atlet El Ouofi maraton yarışında ve bir Asyalı, Japon atlet Mikio Oda üç adım atlamada şampiyon oldular. Türk sporcuları Olimpiyat Oyunları tarihindeki ilk başarılarını Amsterdam’da elde ettiler. Greko-Romen dalında yarışan güreşçi Tayyar Yalaz 67,5 kiloda dördüncü oldu. Halterde ise 64 kiloda Cemal Erçman toplam 262,5 kilo kaldırarak adını Olimpiyat Oyunları şeref kütüğüne yazdıran ilk Türk halterci oldu.

1932 Los Angeles, ABD

ABD, 1920’den beri özlediği organizasyon başarısına 1932’de ulaştı ve gene Los Angeles’ta bu kez kusursuz bir Olimpiyat düzenledi. Bu Oyunlar’da ilk kez erkek sporcular için bir Olimpiyat Köyü ile 105.000 kişilik bir stadyum yapıldı. Ne var ki bu kez de dünyadaki ekonomik bunalım ve Los Angeles’in uzaklığı nedeniyle katılım az oldu. Pek çok branşta yeni rekorlar kırılırken, Japonlar özellikle yüzmede büyük başarı gösterdiler.


1936 Berlin, Almanya

1936 Olimpiyatları için Berlin 1931’de ev sahibi kent olarak belirlendiğinde, 2 yıl sonra Naziler’in iktidara gelerek ülkedeki Yahudi azınlığı baskı altına alacağını kimse tahmin edememişti. Hitler, çok başarılı bir organizasyonla 1936 Oyunları’nı Nazizmin propagandası için kullandı, Alman sporcular yarışmalarda büyük başarılar elde ettiler.

Ama ABD atletizm takımından, başta 100 metre, 200 metre, uzun atlama ve 4×100 bayrak yarışlarında 4 altın madalya alan Jesse Owens olmak üzere 10 Siyah atlet 7 altın, 3 gümüş ve 3 bronz madalya alarak Hitler’in “üstün ırk” teorisini çürüttüler. İlk kez 1936’da, Olimpia’da yakılan Olimpiyat Meşalesi yedi ülkeyi kat ederek ve toplam 3.000 sporcu tarafından taşınarak Berlin’deki stadyuma getirildi. Olimpiyatlar tarihinde bir Türk sporcu ilk kez 1936′da Berlin’de altın madalya kazandı: Greko-Romen güreş dalında Yaşar Erkan 61 kiloda birinci oldu. “Mersinli” lakabıyla tanınan Ahmet Kireççi de 79 kilo serbest güreşte Olimpiyat 3.’lüğünü elde etti. Berlin Olimpiyatları’nın Kiel’de yapılan yelken yarışlarında ise Harun Ülman ile Behzad Baydar, “Marmara” adlı tekneleriyle katıldıkları “Star Board” sınıfında Kuzey Denizi sularında verdikleri zorlu bir mücadele sonunda 8. oldular.

1940 - 1944 II. Dünya Savaşı

1940 Olimpiyatları’nın ev sahibi kenti olarak 1936’da Tokyo seçilmişti. O dönemde başlayan Çin-Japon savaşı nedeniyle ev sahibi kent Helsinki olarak değiştirildi. Ama 1939’da patlak veren II. Dünya Savaşı ne 1940’ta ne de 1944’te Olimpiyat Oyunları’nın düzenlenmesine izin verdi.

1937’de ölen Coubertin’in kalbi, vasiyeti üzerine Olimpia’da gömüldü.

1948 Londra, İngiltere

Savaşın olanaksız kıldığı 1944 Olimpiyatları için ev sahibi seçilmiş olan Londra bu görevi 1948 Olimpiyatları için yerine getirdi. Uluslararası Olimpiyat Komitesi, savaş ertesindeki bu ilk Olimpiyat Oyunları’na savaşın mağlupları olan Almanya ve Japonya’yı gene çağırmadı. 1948 Olimpiyatları’nda, iki çocuk annesi olan 30 yaşındaki Hollandalı Fann Blankers Koen 4 altın madalya kazandı.

Çek Emil Zapotek, mesafe koşularında altı yıl boyunca sürecek üstünlüğünü ilk kez bu Oyunlar’da ortaya koydu, 5.000 ve 10.000 metrelerde 1 gümüş ve 1 altın madalya kazandı.1948 Olimpiyatları’na Türkiye’den katılan sporcular büyük başarı kazandılar. Serbest ve Greko-Romen güreş dallarında aldıkları 6 altın, 4 gümüş ve 1 bronz madalyanın yanı sıra atletizmde de 1 bronz madalya kazandılar.Olimpiyat Oyunları tarihinde atletizmde madalya kazanan bu ilk ve tek Türk sporcusu, üç adım atlamada “15 m 2,5 cm”lik derecesiyle 3. gelen Ruhi Sarıalp’tı.

1952 Helsinki, Finlandiya

1952’de Helsinki’de düzenlenen Olimpiyat Oyunları’nda Rus sporcular 40 yıldır ilk kez yarıştılar ve büyük başarı gösterdiler.
Çek Emil Zatopek 5.000 ve 10.000 metreler ile maratonda olmak üzere 3 altın madalya kazanırken, eşi de cirit atmada 1. oldu. Türk güreşçiler Helsinki’den 2 altın ve 1 bronz madalyayla döndüler.

1956 Melbourne; Avustralya

1956 Melbourne Olimpiyat Oyunları, Sovyetler Birliği’nin Macaristan’ı işgali ile İngiltere, Fransa ve İsrail’in Mısır’a karşı giriştiği saldırının gölgesi altında kaldı. Bu gelişmeleri protesto etmek amacıyla bazı ülkeler Oyunlar’a katılmadı. Sovyet ve Macar su topçuları arasında maç sırasında çıkan kavgada Rus su topu oyuncularından birinin Macar rakibine kafa atmasıyla havuz kana bulandı. Sovyet takımı maçı yarıda bırakarak havuzdan çıkınca Macarlar’ın ve Yugoslavlar’ın ardından üçüncü oldular. 1956 Olimpiyatları’nda Avustralyalı yüzücüler ABD’li rakiplerinin alışılmış üstünlüğüne son verdiler. Melbourne’da mindere çıkan yeni kuşak Türk güreşçiler 3 altın, 2 gümüş ve 2 bronz madalyayla yurda döndüler.

1960 Roma, İtalya

Roma imparatorunun 16 yüzyıl önce Hıristiyanlığa aykırı olduğu düşüncesiyle bir daha yapılmamak üzere son verdiği Olimpiyat Oyunları bu kez Roma’da papanın takdisiyle açıldı. 1960 Roma Olimpiyatları’nda madalya dağılımında birkaç büyük ülkenin öteden beri gelen tekeli son buldu, çok sayıda başka ülkenin sporcuları da madalya kazanmayı başardılar. İlk kez bir Afrikalı, Etiyopyalı Abebe Bikila kendi ülkesini temsil ederek, çıplak ayakla koştuğu maraton yarışını birincilikle bitirdi. ABD’li Müslüman Siyah sporcu Cassius Clay (Muhammed Ali) bu Olimpiyatlar’da boksta yarı ağır sıklet şampiyonu oldu. Türk güreşçiler de Roma’da 7 altın ve 2 gümüş madalya kazanarak büyük bir başarı elde ettiler.


2012 Olimpiytlarrı ve ülke ülke madalyalar: 


 Kaynak: Vikipedi, Modernler olim. tarihi gelişimi, ajanslar, 

Devamı gelecek...


  • YORUM YAZIN
  • İÇERİĞİ YAZDIRIN

YORUMLAR

burak yılmaz / 26.03.2013 13:06:18
bencede
burak yılmaz / 26.03.2013 13:05:49
sanane lan

emine açıkel / 28.02.2013 16:37:04
ya çok uzun
kibar gencaslan / 04.01.2013 15:18:56
Biraz da kısa olabilir mi....
sinan / 08.08.2012 14:27:54
Türkiyeyi temsil edenlerin bu kadar madara sporcular olduğunu ilk kez gördüm. Bu olimpiyatlara giden kafile ingiltereye turistik gezi yapan torpilliler takımı na benziyorlar. Bu sporcuları seçenler ve eğitenler ve bunları üzerinde gerekli inceleme yapmadan gönderenlerin bu işten hemen el çektirilmesi gerekir.
Nevzat Çiçek › Hakikatin dilini nasıl kaybettik
Alaattin Parlak › Toplumsal çatışma eski Türkiye'nin ürünüdür
Oğuz Düzgün › Amerika Hindistansa, Kolomb da Amerika'nın Kâşifidir
Berat Demirci › Köylü, köylüydü eskiden…
Ali Öner › 28 Şubat Darbesi ve Mağduriyetler
Osman Atalay › Kırım tatarları bizi bekliyor- AKMESCİD
Feyza Gümüşlüoğlu › Stratejik ortaktan azılı düşmana: İhvan'ın BAE serüveni
YAZARLAR