$

Dolar

46,1409

Euro

53,3737

£

Sterlin

61,9164

Frank

57,8498

Gram Altın

6.162,9300

Bitcoin

2.859.759

$

Dolar

46,1409

Euro

53,3737

£

Sterlin

61,9164

Frank

57,8498

Gram Altın

6.162,9300

Bitcoin

2.859.759

Dünya

Tunus'ta anayasa polemiği sürüyor

Tunus'ta on binler İslam şeriatının uygulanması talebiyle sokaklara döküldü. Tunus'ta devrim sonrası seçimleri kazanarak başa gelen Nahda Hareketi İslam şeriatının yeni anayasanın temelini oluşturmayacağını açıklamıştı.

13.04.2012 - 13:13
tugce
Tunus'ta anayasa polemiği sürüyor
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

Betül Akyüz / TIMETURK

Geçen birkaç gün içinde Tunus’ta görülen kalabalık gösterilere on binler katıldı. Göstericiler yeni anayasanın açık bir şekilde ‘şeriatın uygulanması’ bendi içermesinin zorunluluğunu vurguladı. Bu kalabalık gösteriler Raşid Gannuşi liderliğinde iktidardaki Nahda Partisi’nin, Tunus’un yeni anayasasına, yasa koymada İslam’ın temel kaynak olarak kabul edilmesini öngören bir madde konmasını reddetmesinin ve 1956 anayasasının ‘Tunus özgür, bağımsız, egemen bir devlettir.

Dini İslam, dili Arapça ve yönetim şekli Cumhuriyettir’ maddesini içeren ilk bölümünü aynı şekilde bırakmasının ardından geldi.

İslam şeriatının gelmesini isteyen kesim, eski anayasanın ilk bölümünün olduğu gibi kalmasını ve İslam’ın yasa koymada temel kaynak alınmasının reddini devrim sonrası dönem boyunca şeriatın tatbiki hususunda sürekli korkutma ve uyarıda bulunan laik kesimin baskılarına bağladı. Nahda hareketinin bu tarz bir tavır sergilemesini ise halkın kendilerine verdiği emanete hıyanet, ahlaki düşüklük olarak nitelendirdi. Gözlemcilerden birçoğu İslam hilafetinin geri dönmesini isteyen Selefi akımlar ve Hizbu’t Tahrir ile şu anda Tunus iktidarında bulunan Nahda Hareketi arasında büyük bir çatışma çıkabileceği uyarısında bulunuyor.

LAİK BASKI

Gözlemciler bu gösterilerin ve daha önce Laikler ve Liberaller tarafından şeriatın uygulanmaması talebiyle gerçekleştirilen gösterilerin, Tunus’ta Zeynelabidin bin Ali’nin düşürülüp Yasemin Devrimi’nin başarıya ulaşması ve genel seçimlerin yapılmasının ardından Liberaller ve Laiklerle olan çatışmanın bir halkası olduğuna işaret etti. Tunus’ta devrim sonrası gerçekleştirilen seçimlerde Nahda Hareketinin toplam 217 sandalyeden 79’unu kazanması Laikleri, genel olarak uluslararası toplumu özellikle de Tunus halkını şeriatın uygulanmasından yana korkutmak için basın minberlerini kullanmaya, İslamcıların hükmü altında modernlik ve sivillik değerlerinin tehdit altında olduğu sloganları atmaya itmişti.

Gözlemciler Nahda Hareketi’nin aldığı son konumun, devrim sonrasından bu yana dışarıdan ve içeriden Laikler tarafından şeriatın anayasada temel kabul edilmemesi ve Tunus’un laik bir devlet sayılması için maruz kaldığı baskılar sonucunda geldiğine işaret ediyor. Bu baskılar nedeniyle Nahda yolun ortasında durmaya ve her kesimi razı etmeye çalıştı. Eski anayasanın ilk bölümünü kaldırmayarak şekilsel olarak da olsa Tunus’un Müslüman bir devlet olduğu görüntüsü vermeye çalışsa da Tunus’ta yasa koymanın temeli olarak İslam hukukunu reddederek anayasayı İslami içeriğinden tamamen boşaltmış oldu.

GÜVENCE MESAJI

Tunus’ta şeriat isteyen Selefi akımlar, bazı muhalif parti ve hareketler, Nahda Hareketi’nin İslam hukukunu yeni anayasanın temeli olarak kabul etmeyerek içteki laik ve liberal güçlerle dıştan Uluslararası Toplum’a güvence mesajı vermek istediğini düşünüyor. Aynı şekilde Nahda’ya güvenip de oy veren halka bir ihanet olarak görüyor. Örneğin El Arida El Şabiyye Hareketi’nin lideri El Haşimi El Hamidi, Nahda Hareketi’nin İslam’ın anayasanın temelini oluşturmasını ret kararını eleştirerek Nahda Hareketi’ni kendilerine oy veren Tunuslulara ihanet etmekle suçlamış ve şöyle demişti: 'İnsanların büyük kısmı, Nahda iktidara gelebilmek için din ticareti yaptı. Bugün de iktidarda kalabilmek için dinden vazgeçiyor, diyecek.'

Nahda Hareketi lideri Raşid El Gannuşi, her ne kadar ülkede referanduma gidilse şeriatın anayasanın temelini oluşturmasını isteyenlerin oranının yüzde elli birini aşacağından yana kanaatini ortaya koysa da toplumda bölünme olmaması gibi bir gerekçe ile şeriatın uygulanmasını istemiyor. Şeriatı isteyen kesim ise Nahda Hareketi’nin benimsemiş olduğu laiklik türü hususunda uyarıda bulunuyor ve şu haliyle Nahda Hareketi’nin laik akımlardan bir farkının olmadığını savunuyor. Ayrıca İslam hukukunun anayasanın temelini oluşturmasının reddinin ileride çok vehim sonuçlar doğuracağına işaret ediyor.

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın