Betül Akyüz / TIMETURK
Tunus iktidarındaki Nahda Hareketi geçen Pazartesi günü İslam’ın yasa koymada temel kaynak olmayacağını açıklayarak ülkede eski başkan Zeynelabidin Bin Ali’nin devrilmesinden bu yana devletin kimliği hususunda ortaya çıkan tartışmalara son noktayı koydu.
Nahda Hareketi’nden yetkili Amir El Arid şöyle konuştu: ‘Hareket, eski anayasanın ilk bölümünü; hiç değişiklik yapmadan olduğu gibi korumaya karar vermiştir.’ Tunus eski anayasasının ilk bölümünde ‘Tunus; dili Arapça, dini İslam olan özgür bir devlettir’ ibareleri yer almakta olup İslam’ın yasa koymada temel kaynak kabul edileceğine dair bir ifade içermemektedir.
Kurucu Meclis’te toplam 217 koltuktan 79 koltuğa sahip olan Nahda Hareketi’nin bu konumunun, laik kesimin kesin tavrını ortaya koyması için yaptığı baskıların ardından ülkedeki laiklerle, İslam devleti kurulmasını isteyen kesim arasındaki tartışmalara son vermek için geldiğine işaret ediliyor.
El Arida El Şabiyye Hareketi’nin başkanı El Haşimi El Hamidi, İslam’ın anayasanın temel kaynağı olmasını reddinden ötürü Nahda Hareketi’nin konumunu şiddetle kınayarak kendilerine oy veren Tunuslulara ihanet etmekle suçladı. El Hamidi şöyle dedi: ‘İnsanların büyük kısmı, Nahda iktidara gelebilmek için din ticareti yaptı. Bugün de iktidarda kalabilmek için dinden vazgeçiyor, diyecek.’
El Hamidi, Kurucu Meclis’teki anayasayı yazma görevi kendilerine verilen Nahda milletvekillerini Nahda hareketinden ayrılmaya ve açık bir şekilde İslam’ın yasa koymada anayasanın temel kaynağı kabul edilmesine çağıran El Arida Hareketi’ne katılmaya davet etti.
Diğer yandan gözlemciler de Nahda Hareketi’nin aldığı bu kararın, özellikle Cumhurbaşkanı Munsif Merzuki’nin katıldığı bir televizyon programında ülkede şeriatın hakim kılınmasını isteyenlere ‘mikroplar’ demesinin ardından gerginliğin daha da artmasına ve gösteriler düzenlenmesine sebep olabileceğine işaret etti.