Mısır'da seçime itiraz
Mısır'da seçime itiraz
Görmez: İslam'a dışarıdan baskı var
Görmez: İslam'a dışarıdan baskı var
Emniyet'ten pasaport alacaklara önemli uyarı
Emniyet'ten pasaport alacaklara önemli uyarı
Abdullah Gül'den olur mu?
Abdullah Gül'den olur mu?
'Tanklarla evimi kuşatıp kapımı kırdılar'
'Tanklarla evimi kuşatıp kapımı kırdılar'
Karakter boyutu 12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto

Cemaat de cep denizaltısı gibi bir şey mi acaba?

28 Şubat'ta çat kapı darbeci generalleri ziyaret edenlerin bugün kimlerin Pensilvanya'yı ziyaret ettiğini merak etmesini eleştiren Mehmet Barlas çok çarpıcı bir yazı kelame aldı...

25 Şubat 2012 Cumartesi - 08:32

Mehmet Barlas'ın köşe yazısı

Cemaat de cep denizaltısı gibi bir şey mi acaba?

Bu bizim hayatımız işte. Gündemin zirvesine takılan bir kavram hakkında çeşitlemeler yapmak, köşe yazarlığının ana uğraşı değil mi?

Şimdi de "Cemaat" var gündemde.
Herkes kendince tanımlamaya çalışıyor cemaati.
Çocukluk yıllarımı hatırladım.
1950'lerin başında, Yeniköy sahillerinin 6-7 çocuğuyduk... Yaş ortalamamız 10-12'ydi.
Akşamları sahilden Tarabya'ya yürürdük.
Tarabya'daki Alman Sefaret binasının iskelesinde otururduk. Sefaretin yarı meczup bahçıvanı, bize 2'nci Dünya Savaşı boyunca Hitler'in Türkiye'deki Büyükelçisi Von Papen'in yaptıklarını anlatırdı.

Cep denizaltısı

Yine anlatıyordu...
1944'ün bir ağustos mehtabında kıyıda oturup, denize bakıyormuş. Birden sular fokurdamış ve önce bir denizaltının periskopu, sonra da denizaltının kendisi çıkmış su yüzüne.
Denizaltı kıyıya yanaşmış. Üstündeki kapak açılmış, içinden Von Papen çıkmış ve iskeleye atlamış.
Bahçıvan bunları anlatırken biz çocuklar nefeslerimizi tutmuştuk. "Daha sonra neler olacak acaba" diye adamın ağzından çıkanlara kilitlenmiştik.
Düşünün ki 2'nci Dünya Savaşı biteli henüz 6-7 yıl olmuştu. Gazeteler o döneme ait haberlerle doluydu.
Bahçıvan devam etti anlatmaya:
- Von Papen denizaltıdan iskeleye atladı. Sonra eğilip denizaltıyı aldı, katladı, cebine koydu ve Sefaretin kapısından içeri girdi!

Karışık kafalar
O günlerde gazetelerde yayınlanan "Hitler'in Gizli Silahları" konulu diziler arasında "Cep denizaltısı" gibi bir savaş aracından da söz edilmişti.
Anlaşılıyordu ki bizim yarı meczup bahçıvan da bu yazıyı okumuş ve hayalinde cep denizaltısını katlanıp cebe koyulabilen bir şey olarak canlandırmıştı.
Böyle çocukça güzellikler yaşardık o dönem Yeniköy'ünde... 2'nci Dünya Savaşı'nın çılgınlıkları yetişkinlerin zihinlerini karıştırmıştı ve bu bize böyle anlatımlarla yansırdı.

Cemaat merakı

Bir başka yarı meczup kişi de sefil görünüşlü bir Alman turistle yanımıza gelmiş "Bu Alman atom uzmanını Ruslardan kaçırıyorum. Bizim garajda devri daim makinesi icat ediyor" diye tanıtmıştı.
Bugünün kafa karışıklıkları o dönemlerden çok farklı.
Bereket ülkeyi yönetenlerin kafaları karışık değil.
28 Şubat'ta durumdan vazife çıkartıp çat kapı darbeci generalleri ziyaret edenlerin bugün kimlerin Pensilvanya'yı ziyaret ettiğini merak etmesi, insanı sadece güldürüyor.
Acaba "Kartel cemaati" yargıyı ele geçirmiş miydi?

Sabah


Yazarlar
Alıntı
Çeviri
Piyasalar
  Değer Artış
Euro 2,3110
Dolar 1,8470
Altın 93,4081
Röportaj
Gazeteler
Facebook