$

Dolar

46,1342

Euro

53,3172

£

Sterlin

61,7965

Frank

57,6894

Gram Altın

6.047,1000

Bitcoin

2.846.908

$

Dolar

46,1342

Euro

53,3172

£

Sterlin

61,7965

Frank

57,6894

Gram Altın

6.047,1000

Bitcoin

2.846.908

Türkiye

'Türkiye'nin sesini seviyoruz'

Eski Malezya Başbakan Yardımcısı Enver İbrahim, Arap Baharının, başta sadece siyasi bir değişim olarak görülebileceğini ancak sürecin, çok daha büyük bir bütün olduğunu belirterek, ''Arap dünyası için elbette zorluklar var. Ancak Türkiye bu süreçten çok umut vadedici gelişmelerle çıktı ve yoluna...

02.02.2012 - 21:27
zeyneps
'Türkiye'nin sesini seviyoruz'
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

İbrahim, Dolmabahçe'deki Başbakanlık Çalışma Ofisinde düzenlenen Medeniyetler İttifakı Konferansları kapsamında yaptığı ''İslam ve Demokrasi -Arap Baharı Öncesi ve Sonrası'' başlıklı konuşmada, Arap Baharı sürecinde Türkiye'nin çok etkili olduğunu belirtti.

Geçmiş tecrübelere bakıldığında İslam dünyasının, demokrasi ve özgürlüğe ulaşma mücadelesine yabancı olmadığına işaret eden İbrahim, İslam ülkelerinin geçmişte sömürgeciliği reddetmesinde, özgürlüğe verdikleri önemin rol oynadığını kaydetti.

İbrahim, ''O yüzden Müslüman halklar emperyalizme başkaldırdılar. Ancak özgürlüğü en iyi şekilde teminat altına alma isteği liderler tarafından rehin alındı. Özgürlük ihtiyacına verilen cevap, diktatörlüklere döndü. İnsanların insanları istismarı bir anda Arap karakterinin bir parçasıymış gibi oldu'' diye konuştu.

Arap Baharındaki gelişmelerin yeni bir şey olmadığını ifade eden İbrahim, diktatörlüğe, insan haklarının çiğnenmesine karşı yürütülen bu mücadelenin aslında uzun yıllardır devam ettiğini dile getirdi.

Enver İbrahim, İslam ve demokrasinin birbiriyle uyuşmayan iki kavram olarak algılanmasının yanlış olduğunu belirterek, hukukun üstünlüğü, ifade özgürlüğü, hem çoğunluk hem de azınlık haklarının korunması gibi vazgeçilemeyecek ilkeler bulunduğunun altını çizdi. İbrahim, ''Siz Türkiye'de ileri demokrasiden bahsediyorsunuz. En otokratik yerlerde de rejimler kendilerini demokrasi olarak nitelendirebiliyor. Gerçek demokrasiyle buluşmak önemli'' dedi.

-''Arap Baharı bir ıslah ve reform sürecidir''-

Arap Baharı sırasında büyük değişimler yaşanırken insanların çok heyecanlı olduğunu ancak Müslüman dünyada liderler arasında bir sessizliğin hüküm sürdüğünü söyleyen İbrahim, bu sırada Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın net bir şekilde insan hakları ve özgürlüğün evrensel bir temel olduğunu söylemesini büyük takdirle izlediğini aktardı.

İbrahim, Wall Street'i İşgal Et hareketine de değinerek, bunun ABD içinde gelir dağılımı farklılıklarının artmasıyla ilgili olduğunu, İslam'ın temelinde de özgürlüğün yanında adaletin yer aldığını ifade etti.

Arap Baharındaki gelişmeleri salt siyasal bir gözlükle değerlendirmemek gerektiğine dikkati çeken İbrahim, bunu bir ıslah ve reform süreci olarak niteledi. İbrahim, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Arap Baharı başta sadece siyasi bir değişim olarak görülebilir ama süreç çok daha büyük bir bütün aslında. Bence çok büyük değişiklikler yaşanıyor ve Müslümanların davasına çok büyük bir katkı sağlıyor. 'Teokratik devlet mi olur, İslam devleti mi olur, şeriat uygulanır mı' gibi tartışmalar var. Benim cevabım şu; insanlara, karar vermeleri için hak ve imkan tanınmalı. Demokratik bir ülkede herhangi bir kişinin kendi görüşlerini ifade etmesine imkan tanımak lazım. Ancak elbette bunun birtakım anayasal teminatları da olmalı. İfade özgürlüğü, hukukun üstünlüğü, yargının bağımsızlığı çok önemli. Arap dünyası için elbette zorluklar var. Ancak Türkiye bu süreçten çok umut vadedici gelişmelerle çıktı ve yoluna devam ediyor. O yüzden ben de Müslüman dünyasının geleceği için çok iyimserim.''

-''Çalışmalara devam edin. Müslüman kitlelerde hayal kırıklığı yaratmayın''-

Müslümanlar'ın Türkiye'yi nasıl gördüğü konusunda İbrahim, Türkiye'yi tüm tarihsel gelişimi içinde yakından takip ettiklerini kaydetti. İbrahim, son dönemde İslam dünyasının etkili, özgürlük ve adaleti savunmada kuvvetli, konuşmaktan imtina etmeyen bir sese ihtiyaç duyduğunu belirterek, ''Endonezya'dan Pakistan'a, Ortadoğu'nun diğer ülkelerine kadar, Türkiye'ye karşı çok büyük bir destek var. Çünkü bizler bu duyduğumuz sesi seviyoruz'' dedi.

Başbakan Erdoğan'ın Tahrir Meydanındaki konuşmasını anımsatan İbrahim, ''Kendisinin işi zor. Otoriter lider ve diktatörlere kitlelerin beklentilerini karşılamak gerektiğini anlatmak zordur. Bu iyi çalışmalara devam etmenizi rica ediyorum. Müslüman kitlelerde hayal kırıklığı yaratmayın'' diye konuştu.

-''Türkiye demokrasi, Malezya değil''-

İbrahim, geçmişte Türkiye ve Malezya'nın benzerliğine ilişkin tartışmaların hatırlatılması üzerine, Türkiye'nin serbest seçimlere sahip bir demokrasi olduğunu, Malezya'da ise demokrasi bulunmadığını belirtti.

Muhalefet lideri olarak ülkesindeki televizyonlarda bir dakika bile röportajının yayınlanmadığını, Türkiye'de ise Başbakan Erdoğan'ın ifadelerinin ilk sayfalardan eleştirilebildiğini dile getiren İbrahim, ''Sizler hemfikir olmamayı tercih edebildiğiniz sürece bir demokraside yaşıyorsunuz. Malezya'da konuşma özgürlüğümüz var, ama konuştuktan sonra özgürlüğümüz yok'' dedi.

Daha yapısal ekonomi, özgür basın, bağımsız yargı gibi alanlarda gelişmeler için Türkiye'nin AB'ye giriş sürecini desteklediğini söyleyen İbrahim, AB içinde Türkiye'ye karşı önyargılar bulunduğunu, ancak Türkiye'nin müzakerelerden başarıyla çıkacağına inandığını kaydetti.

İslami bankacılığına ilişkin bir soru üzerine İbrahim, ''İslami bankacılık sadece repo ve faiz olmaması anlamına gelmez. İslami ekonomi anlayışını yansıtmalı, ekonomik adaletten bahsetmeli, katılımcılığın önünü açmalıdır'' dedi.

Konuşmasının ardından Medeniyetler İttifakı Ulusal Eşgüdüm Kurulu Başkanı Prof. Dr. Bekir Karlığa ve İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Enver İbrahim'e, Katip Çelebi'nin 17. yüzyılda yaptığı Malezya ve Endonezya adalarını anlatan haritanın bir örneğini hediye ettiler.

AA

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın