Dolar

32,5286

Euro

34,9266

Altın

2.434,94

Bist

9.716,77

Suriye'ye Arap Birliği çağrısı

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Arap Birliği'nin Suriye'de yürüttüğü çabalara destek verdiklerini belirterek, “Ümidimiz, Suriye yönetiminin Arap Birliği planı çerçevesinde yapılan teklifleri, çalışmaları ciddiyetle değerlendirmek suretiyle halkına yönelik uygulamakta olduğu baskıcı yöntemlere son vermesidir” dedi.

13 Yıl Önce Güncellendi

2012-01-28 17:58:11

Suriye'ye Arap Birliği çağrısı
“Türkiye-Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Yüksek Düzey Stratejik Diyalog 4. Dışişleri Bakanları Toplantısı”nın ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Davutoğlu, toplantının ikinci bölümünde bölgede yaşanan gelişmeleri kapsamlı bir şekilde ele aldıklarını belirtti.

Türkiye ve Körfez İşbirliği Konseyinin bölgedeki son dönem gelişmelerle ilgili vizyon ve bakış açılarının büyük ölçüde örtüştüğünü ifade eden Davutoğlu, Tunus'ta, Mısır'da, Libya'da ve Fas'ta yapılan seçimler sonrasında ortaya çıkan değişimin herkesi memnun ettiğini dile getirdi.

Yemen'de Körfez İşbirliği Konseyinin yaptığı çabaları takdirle takip ettiklerini söyleyen Davutoğlu, şunları kaydetti:

“Bu çerçevede bölgedeki kritik gelişmeleri, özellikle Suriye bağlamındaki gelişmeleri de ele aldık. Biz gerek Türkiye olarak, gerekse Körfez İşbirliği Konseyi olarak Arap Birliği'nin Suriye'de yürüttüğü çabalara açık destek veriyoruz. Bu çabaların başarıya ulaşması ve bir an önce akan kardeş kanının durması için birlikte bazı girişimlerde bulunmayı da planladık, düşündük. Ümidimiz, Suriye yönetiminin Arap Birliği planı çerçevesinde yapılan teklifleri, çalışmaları ciddiyetle değerlendirmek suretiyle halkına yönelik uygulamakta olduğu baskıcı yöntemlere son vermesi ve bir önce akan kanın durması için gerekli tedbirleri alması, daha sonra da halkın talepleri doğrultusunda bir reform sürecinin yaşanmasıdır.”

FİLİSTİN KONUSU

Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Burada mutlak anlamda Türkiye ile Körfez İşbirliği Konseyi ortak bir yaklaşım içinde. Irak'taki gelişmeleri ele aldık. Yine tabii bütün toplantılarda olduğu gibi, bu toplantıda da Ortadoğu barış süreci ve Filistin sorununa yoğun bir şekilde yaklaştık. Hepimiz, Filistin'de son dönemde yaşanan ulusal uzlaşıyı desteklemekteyiz. Bu ulusal uzlaşının, Filistinli kardeşlerimizin barış sürecine büyük katkı yapacağına inanıyoruz. Daha sonra da Filistinli kardeşlerimizin on yıllardır hakkı olan devletlerinin tanınma hakkının bir an önce tescil edilmesi ve bağımsız Filistin devletinin başkent Kudüs olarak inşası yönünde de Türkiye ve Körfez İşbirliği Konseyi her türlü çabayı gösterecektir. Bu konuda Filistinli kardeşlerimize desteğimiz tamdır. UNESCO üyeliği başta olmak üzere BM üyeliği konusunda da bundan sonra hiçbir çabayı esirgemeyeceğiz.”

Bir taraftan Türkiye-Körfez İşbirliği Konseyi arasındaki ikili ilişkileri, bir taraftan da bölgesel ve küresel ilişkileri birlikte ele aldıklarını ifade eden Davutoğlu, son toplantıyı 2010 yılının Ekim ayında Kuveyt'te yaptıklarını anlattı.

O zamandan bu yana çok büyük gelişmeler yaşandığını, iki önemli gelişmenin Türkiye ve Körfez İşbirliği Konseyini doğrudan ilgilendirdiğini söyleyen Davutoğlu, bunlardan birisinin küresel çapta yaşanan ekonomik krizin yoğun etkide bulunması, diğerinin de Aralık 2010'dan itibaren bütün Orta Doğu bölgesine etkide bulunan toplumsal değişim olduğunu kaydetti.

Davutoğlu, “Küresel ekonomik kriz döneminde eğer küresel ekonomilerini istikrarlı tutan havzalardan bahsedeceksek bunlar Körfez ve Türkiye olurdu. Yine bu siyasal gelişmelerde de son bir yıl içinde birlikte çok yoğun çaba sarf ettik. Yine bölgemizde istikrar, barış ve refah havzası oluşturma çabalarında Türkiye ile Körfez İşbirliği Konseyinin vizyonları tamamıyla örtüşmektedir” dedi.

DIŞ TİCARETTE YÜZDE 36'LIK ARTIŞ

İkili ilişkiler bağlamında 2010 yılının Ekim ayında Kuveyt'te 2011-2012 Ortak Eylem Planı'nı açıkladıklarını hatırlatan Davutoğlu, bu eylem planı çerçevesinde ticaret ve yatırım, tarım ve gıda güvenliği, ulaştırma ve iletişim, enerji, su, elektrik, sağlık, turizm ve çevre alt komiteleri kurduklarını, bu komitelerin bu dönem zarfında çok yoğun çalışmalar yaptığını anlattı.

2002 yılından bugüne kadar Körfez'den Türkiye'ye 30 milyar dolarlık yatırım geldiğini hatırlatan Davutoğlu, bunun da hem yatırım, hem de ticaret alanında ilişkilerin ne çapta gelişmiş olduğunun önemli bir göstergesi olduğunu söyledi.

Davutoğlu, “Ulaştırma alanı başta olmak üzere bu ticaret ve yatırım havzasını geliştirmek konusundaki pratik çalışmaları takip etmeye devam edeceğiz. Körfez'den Türkiye'ye tren yolu projesinde olduğu gibi sağlık ve turizm konusunda önemli komite raporları hazırlandı. Bu alanda ciddi çalışmalar planlıyoruz. Ayrıca Şubat ayı içinde de Türk ve Körfez İşbirliği Konseyinden gelen iş adamları, odalar birliği çerçevesinde ortak çalışmalar yürütecekler” şeklinde konuştu.

BİR SONRAKİ TOPLANTI BAHREYN'DE YAPILACAK

Davutoğlu, toplantıda 2013-2015 yılları arasındaki ortak eylem planını hazırlamak üzere memurlara ve diplomatlara gerekli talimatlar verildiğini dile getirerek, “Türkiye ve Körfez İşbirliği Konseyi yetkilileri bir araya gelerek önümüzdeki toplantıya kadar 2013-2015 eylem planını hazırlayacak. Önümüzdeki toplantı için de Bahreyn ev sahipliği yapma teklifinde bulundu. Büyük bir memnuniyetle kabul ettik. İnşallah önümüzdeki yıl Bahreyn'de tekrar bir araya geleceğiz” dedi.

Davutoğlu, konuşmasını tamamlarken, bu çalışmanın bölgede barış ve huzura vesile olmasını diledi.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu Davutoğlu, “Türkiye'nin, İran ile petrol ticaretini askıya alması halinde Körfez ülkelerinden petrol konusunda bir beklentisi var mı?” şeklindeki soru üzerine de İran ile enerji konusunda yaptıkları çalışmaların yürüdüğünü belirterek, “Bu konuda zaten BM Güvenlik Konseyi dışındaki kararların bizim açımızdan bir bağlayıcı yönü yok” dedi.

Kaynak: AA

Haber Ara