27 Mayıs darbecilerinin İngilizce propagası
27 Mayıs darbecilerinin İngilizce propagası
Bosna'da savaş kurbanları toprağa verildi
Bosna'da savaş kurbanları toprağa verildi
Karzai rejimi: Yardımlar sadece lafta
Karzai rejimi: Yardımlar sadece lafta
Mood: Hula'da en az 32 çocuk öldü
Mood: Hula'da en az 32 çocuk öldü
Bakan Şahin'den açıklama: 4 gözaltı var
Bakan Şahin'den açıklama: 4 gözaltı var
Karakter boyutu 12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto

Efendimiz'in unutamadığı kişi

Peygamber Efendimiz'in vefatından yıllar sonra dahi her fırsatta onu hayırla yâd ettiği, onun geride bıraktığı dostlarıyla yakından ilgilendiği kişi kim? Ve o isim ne yapmıştı ki, Efendimiz kendisine böylesi bir alaka gösteriyordu?

07 Ocak 2012 Cumartesi - 10:57

Eline aldığı kuru bir hurma dalına dayanarak Resûlüllah'ın kapısına kadar gelmiş olan yaşlı bir kadın, içeri girmek arzusunu izhar etmesi üzerine:

Yâ Resûlâllah, kim olduğunu bilmediğimiz bir ihtiyar kadın, zâtınızı görmek istiyor, dediler. Resûl-i Ekrem Hazretleri: Müsaade edin, gelsin, buyurdular. İhtiyarlıktan âdeta rükû eder halde duran kadın, hurma dalından edindiği asâsına dayana dayana Efendimiz'in kapısından içeri girdi. Bir-iki adım ilerledikten sonra, kendisini tanıyan Allah Resulü hemen ayağa kalktılar; altlarındaki içi hurma lifi dolu minderlerini göstererek oturmasını istediler.

Peygamberimiz'in bu kadına gösterdiği hürmet ve alâka, orada hazır bulunan Hazret-i Ömer'in dikkatini çekti. Hatta kim olduğunu merak ettiği yaşlı kadına gösterilen bu ikramı, biraz da fazla gibi bulduğu içindir ki, kalkıp gittikten sonra: Yâ Resûlâllah, bu kadın kimdi ki, kendisine ayağa kalkacak kadar hürmet ettiniz, minderinizi verecek kadar alâka gösteriniz, dedi.

Efendimiz'in cevabı tek cümleden ibaretti:  Bu kadın, bizim Hatice'nin dostlarındandı! 

Efendimiz, Hz. Hatice'yi niye bu kadar seviyor?


Burada aklımıza şöyle bir soru geliyor. Peygamber Efendimiz, senelerce evvel vefat etmiş olan Hatice validemize, neden bu kadar alâkâ duyuyordu ki, onun dostlarına bile ayağa kalkıyor, minderlerini vermek kadirşinâslığında bulunuyorlardı?

Hatice validemizin kendisini bu derece sevdiren hususiyeti ne idi? Bu sualin cevabını da Hazret-i Âişe validemizin hazır bulunduğu bir mecliste cereyan eden şu hatırada bulmak mümkündür.

Efendimiz, bir aile sohbetinde, Hazret-i Hatice validemizi uzun uzun yâd etmiş; bazı hatıraları yeniden anlatarak, geçmiş günlerini dile getirmişti. Hazret-i Âişe validemiz: Yâ Resûlâllah, senelerce evvel ölüp gitmiş olan bir yaşlı kadını, bu kadar hatırlayıp yâd etmekte ne fayda var? Allah, size, ondan daha genç ve güzelini ihsan etmiş; ağzında dişi bile kalmamış bir ihtiyar kadın yerine daha gencini vermiştir, dedi.

Âişe validemizin bu sözlerine karşı Allah Resulü'nün, Hz. Hatice validemizi niçin unutmadığını bildiren şu cevaplarını, dikkat ve ibretle okumaktayız:

'' Âişe! Seneler geçtiği halde Hatice'yi unutmayışım, onun dış güzelliğinden değildir. Âişe! Seneler geçtiği halde Hatice'yi unutmayışım, onun dış güzelliğinden değildir. İnsanlar benden bir pulu esirgediği zaman, Hatice, bütün servetini önüme sürerek, "Bunların hepsi emrindedir, istediğin kadar harcayabilirsin" dedi. Dünyada yalnız kaldığım günlerde, Hatice, benden asla geri kalmadı; "Bunların hepsi geçicidir, üzülme, ileride bu güçlükleri kolaylıklar takip edecektir" dedi.

Samanyolu haber







ahmet
İllaki bu zamanda da vardır öyle kadın ve erkekler
Ispatı da Nur suresi önce kendimizi düzene sokmalıyız sonrasını mevlam verir hepimize...
21.01.2012 13:53:20
erdal bucak
s.a.
şimdi nerede, öyle muhterem , ileri görüşlü ve onurlu kadınlar. şimdikiler varsa yoksa tüketelim,günümüzü gün edelim vaziyetindeler. modern çağın girdabına kapılmış ne kadınlar var. Allah hepimizi ıslah etsin
07.01.2012 13:02:12
Yazarlar
Alıntı
Çeviri
Piyasalar
  Değer Artış
Euro 2,3110
Dolar 1,8470
Altın 93,4081
Röportaj
Gazeteler
Facebook