27 Mayıs darbecilerinin İngilizce propagası
27 Mayıs darbecilerinin İngilizce propagası
Bosna'da savaş kurbanları toprağa verildi
Bosna'da savaş kurbanları toprağa verildi
Karzai rejimi: Yardımlar sadece lafta
Karzai rejimi: Yardımlar sadece lafta
Mood: Hula'da en az 32 çocuk öldü
Mood: Hula'da en az 32 çocuk öldü
Bakan Şahin'den açıklama: 4 gözaltı var
Bakan Şahin'den açıklama: 4 gözaltı var
Karakter boyutu 12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto

'Başörtülü aday yoksa oy da yok!' kavgası

Bazı kadınlar bir araya gelip 'başörtülü aday yoksa oy da yok' adlı bir kampanya başlattı. Türkiye'nin tanınmış İslamcı yazarlarından Ali Bulaç, bu girişim hakkında ağır bir yazı kaleme alınca önce twitter'de sonra gazete köşelerinden cevap gecikmedi.

03 Nisan 2011 Pazar - 21:35


HABER MERKEZİ / TİMETURK


Zaman Gazetesi yazarı ve Türkiye'nin tanınmış İslamcı yazarlarından Ali Bulaç, aralarında başörtülü yazarlarında olduğu ve kendilerine "Başörtülü Milletvekili İstiyoruz İnisiyatifi"adını veren girişimin 'Başörtülü aday yoksa oy da yok' kampanyasını eleştirince kıyamet koptu.

"Bana öyle geliyor ki 'iyi saatte olsunlar' bu sefer iyi niyetli bayanlar üzerinden AK Parti'ye yeni bir tuzak kuruyorlar" diyen Ali Bulaç'ın bu girişimın Ak Parti'yi kapattırabileceğini belirtmesi önce twitter'de tartışma başlattı sonra da inisisiyatif üyesi kadın yazarların tepkisine neden oldu.

İŞTE ALİ BULAÇ'IN YAZISI VE NİHAL BENGİSU KARACA'NIN ALİ BULAÇ'A CEVABI:

ALİ BULAÇ: Başörtülü aday

12 Haziran seçimleri için 'adaylar'ın tespit edildiği şu günlerde başörtülü bayanların da aday olup seçime katılmalarını sağlamaya matuf bir platform oluşturuldu.

Kadın adayları destekleme dernekleri milletvekillerinin tam yarısının, yani 275'inin kadınlardan seçilmesini istiyorlar. Ancak her üç kadından ikisinin başını örttüğü bir ülkede başörtülü kadınlara getirilen seçilme yasağı bu talebi bir ölçüde havada bırakıyor. Bazılarının açıklamasına bakılırsa genel kampanyayı desteklemek üzere başörtülü kadınların da seçilebilmelerini savunan platform oluşturulmuş bulunuyor. Sloganı şu: "Başörtülü aday yoksa oy da yok!"

Kişisel olarak bu platforma pek sıcak bakmadığım gibi, bana 'işin içine iyi saatte olsunlar' karışmış gibi de geliyor, sebebini anlatmaya çalışacağım.

Önce genel bir gözlemimi aktarmayı gerekli görüyorum: Başından beri başörtüsü davasını canla başla savunan önemli sayıda insan, iki sebepten dolayı son yıllarda bu mücadeleden soğumuş bulunuyor:

İlki, başörtüsü mağdurları olarak öne çıkan "bazı bayanlar", bunu bir ticaret ve statü aracı haline getirdiler, adeta başörtüsü mağduriyetini birtakım yerlere gelmenin, mesela yerel ve merkezî iktidardan iş koparmanın, çeşitli kurum ve kuruluşlarda mevki kapmanın vasıtası olarak kullandılar, bu alanda hayli de mesafe aldılar.

İkincisi, zaman içinde bu dinî vecibeyi savunmak her inanmış erkek ve kadın üzerinde bir görev iken, yine aynı sözcüler ve onların 'başkaları'yla bir araya geldikleri kişiler, resmî, yarı resmî veya tamamen sivil oluşum ve platformlar, başörtüsünü dinî muhtevasından kopardılar, içini boşalttılar, feminizmden mülhem basit kadın hakları seviyesine, kişisel tercih ve bireysel özgürlüklere indirgediler; başörtüsü üzerinden 'birbirlerinin velisi' (yardımcısı, dostu, koruyucusu, destekçisi, kardeşi ve savunucusu) olan erkeklerle kadınların arasına cinsiyetçilikte, yani kadın ırkçılığında ifadesini bulan ayrışmalara, kutuplaşma ve rekabetlere dönüştürdüler.

Başörtülü kadınlar ve kızlar büyük acılar yaşıyor, ezici çoğunluğu yoksul, bir kısmı asgari geçim derdinde, doğru dürüst iş bulamıyorlar, araştırmalara konu olduğu üzere, iş bulabildikleri yerlerde de yarım ücret alıyorlar, kötü şartlarda çalışmak zorunda kalıyorlar. Başörtüsünü araçsallaştıranlar ise para, şöhret ve statü kazandıkça cemaati, sıradan Müslüman halkı, içinden çıktıkları ve nimetinden istifade ettikleri çevreleri, mahallelerini küçük görmeye, onların mütevazı, dindarâne hayat tarzlarına ve masum taleplerine tepeden bakmaya başladılar. Yetkin birer fakih edasıyla dinin asli referanslarını keyfi okuma ve yorumlara tabi tuttular veya ikincil referans çerçevesi durumuna düşürdüler. Dinî hayatın ve tesettürün anlamını yitirdikleri gibi dinin dilini de bir kenara bıraktılar.

Gelelim ikinci noktaya! Soru şu:

12 Haziran 2011 seçimleri öncesinde "başörtülü aday" konusunun gündeme gelmiş olmasında 'iyi saatte olsunlar'ın payı var mı? Elbette bu platform içinde yer alanların tamamına yakını iyi niyetli insanlar ve artık başörtülülerin de diğerleri gibi siyasi haklarını kullanmaları mücadelesini veriyorlar. Bu hanımları istisna ediyorum. Ama içlerinde öyleleri var ki, başından beri ilişki ve sıkı dostluk içinde oldukları bazıları, kendilerine İslamî çevreleri ve İslamî hareketleri içeriden çökertmek, zihinsel haritayı değiştirmeyi görev yapmışlardır. Birer 'beyaz casus' gibi beşinci kol faaliyeti yürüten bu kimseler devşirme ve zihin haritasını değiştirme işinde bir miktar başarılı da oldular. Bunların bazıları son olaylar dolayısıyla deşifre oldular.

Daha birkaç sene önce başörtüsü konusu neredeyse AK Parti'yi kapattırıyordu. Para cezasıyla kurtuldu. Bana öyle geliyor ki 'iyi saatte olsunlar' bu sefer iyi niyetli bayanlar üzerinden AK Parti'ye yeni bir tuzak kuruyorlar. Ne değişti ki, AK Parti yeni bir kapatma davasıyla karşı karşıya gelmesin! Bana sorarsanız bu seçimde de başörtülü milletvekili olmayıversin, seçimden sonra yeni ve sivil bir anayasa çıksın, herkesle beraber başörtülüler de rahatlasın.

Nihal Bengisu Karaca: İslamcı aydın oryantalizmi
 
ALİ Bulaç, cumartesi günü yazdığı yazıda “Başörtüsü yoksa oy da yok” sloganıyla ortaya çıkan ve siyasi partileri seçilebilecek sıradan başörtülü aday göstermeye davet eden kampanyayı masaya yatırmış. Bir cerrah gibi değil ama Dr. Mengele’yi andıran bir haletiruhiye ile. Platforma olmadık amaçlar, tekinsiz niyetler yüklemiş; o da yetmemiş, kampanya dolayısıyla öne çıkan kadınların dindarlık kalitesini masaya yatırmış, handiyse “dalak sorgusu” yapmış. Bir mail grubuna mensup olmaktan başka hiçbir araca sahip olamayan ve tamamen “spontane” olarak gelişmiş bir kampanyanın “iyi saatte olsunlar” dediği bir çıkar grubunun maşası olduğunu iddia etmiş. Kullandığı “soğuk savaş” dili, bazılarımızın beşinci kol faaliyeti gösteren “beyaz casus” olarak suçlanmasına, başörtüsünü ticari amaçla kullandığımızı iddia etmesine kadar gitmiş.

Buzdan kılıcını çekmiş, düşmanına hamle etmiş adeta. Düşmanlık evet, çünkü normal şartlarda oylarını AK Parti-Has Parti-SP çizgisinde kullanacak kadınlardan oluşan bir girişimi, KADER’in “alt kampanyası”, “tamamlayıcısı” olarak gösterme “hesabı”, ancak azmetmekle mümkün olabilecek bir çarpıtma. Gerek bu vurgu, gerekse “iyi saatte olsunların sızdığı hareket” ithamı, “Başörtülü kadınlar tek başlarına bir şey yapamaz, kesin bunlara bir yol gösteren var” noktasından hareket ediyor. Gerçekten yazık. Kim derdi ki, dindar insanların bir-iki nesline önemli katkılar yapmış, onları seküler, üsttenci ve sömürgeleştirici mantığın içimize sokmaya çalıştığı aşağılık kompleksine karşı uyarmış biri, içinden çıktığı kesimin kadınlarına aynı aşağılık kompleksinin içinden bakacak?

Size göre sadece çoraplarınızı yıkaması gereken dindar kadınlar sizin de yıllarca yaptığınız gibi, bazı ticari faaliyetler içine girmişlerse ya da meslek sahibi olmuşlarsa bunu mutlaka “başörtüsü mağduriyetlerini kullanarak” yapmışlardır, öyle mi? Size göre sadece çoraplarınızı yıkaması gereken başörtülü kadınlar, sizin de yıllarca yaptığınız gibi düşünce kuruluşlarıyla, sivil toplum örgütleriyle yani kamusal hayatla temas eder, sorunları birlikte tartışır hale gelmişlerse, bu olsa olsa “casusluk” ya da “statü kazanma ihtirası” ile açıklanabilir, öyle mi? Size göre sadece çoraplarınızı yıkaması gereken başörtülü kadınlar “Başörtüsü İslam’ın beş şartı içinde yok” diyenleri eleştirdiği zaman bu Kuran’ın bir emrini hatırlatmak değil, “cemaati ve mahalleyi küçümsemek (!)” olmak olur, öyle mi! Öyle ya, “mahalle eleştirilecekse”, bu “eleştirme hakkı” olsa olsa, sizlerin hakkı olabilir. Biz başörtülü kadınların tek bir hakkı vardır: Sizi ve sizlerin temsil ettiği gücü ve iktidarı övme ve ona hizmetçi olma, hazır kıta olma hakkı! Kadın ve erkek, mutfak ve banyo, bütün üç oda bir salon evler, bu hakikati böyle bilsin! Öyle mi?
Buna içine Mahmut Esat Bozkurt kaçmış oryantalizm denir.

Bu esef veren bakış açısı, yakın zamanlara kadar sadece kendisini Kemalist ve laik çizgi üzerinde konumlandırmış olan, başörtülü kadınları “çağdışı” gören kesimin militanlarında görülüyordu. Ne zaman ki, muhafazakâr demokratlar baskıcı rejime karşı demokratikleşmeyi savunarak belirli bir başarı kazandılar, yeni statülerini koruma çabası içine girdiler, başörtülü kadınlara karşı mesafe alma gereği duyanların da sayısı arttı, niteliği değişti. “Batılı modernist” kalıplardan devşirdikleri “ideal”ler tarikiyle başörtülü kadınları aşağı bir varlık düzeyi olarak konumlandıran bir dindar erkek tipi ortaya çıktı. Başı açık kadınlarla son derece arkadaşça ve eşit ilişki kurabilirken başörtülü kadınlarla aynı kareye girmekten kaçınmaya başlayan bir muhafazakâr tipi...

Çoğunu tenzih ediyorum, ama bugün “başörtüsü görünmeyen erkek” cenahında ciddi bir çarpıklık söz konusudur.
Hem başörtülü kadınlara karşı “klasik Batı modernleşmesine özgü” derin bir aşağılama hissi taşımaktadırlar, hem de başörtülü kadınların “hak taleplerini” feministleşme, modernistleşme, dünyevileşme gibi İslamcılığa özgü bir jargon yoluyla boğmaya çalışmaktadırlar.

Ali Bulaç “Başörtülü kadınlardan soğudum” demeden önce, bu “paradoks” üzerine biraz düşünseydi keşke; o zaman bizim nasıl buz kestiğimizi anlardı. Tabii içinde bir parça “adalet” duygusu kalmış olsaydı.





cemaldurra-1
Yorumlara bakıyorum da bir çoğu Nihal Bengisu başta olmak üzere oturumdaki bayanları eleştiriyorlar, garip bir savunma mekanizması...
Buradaki bayanların kimliği, kişiliği ya da kıyafet tarzı taleplerini haksız kılmaz... Yaklaşık 10 yıllık iktidarında AKP bu bayanlar da dahil tüm bayanların İslami tesettüre uygun giyinmelerine yönelik hem yasal düzenleme hem de eğitim yöntemleri geliştirmesi gerekirken bunları sürekli ertelediği gibi toplumu İslamsızlaştırma yönünde oldukça ciddi hatalar yaptı..
19.04.2011 12:10:55
mustafa altuntaş
sayın bulaç bu bir taleptir bu talepte bulunanlar akp nin 2002 seçim beyannemesine göre haklı bir talpleri var ve dile getiriyorlar bu kadar rahatsız olmanıza gerek yok akp başörtüsünden dolayı kapatılma tehlikesi atlatmış hikayesi eskidi 12 eylül referandumu ile kapatılmalar hemen hemen imkansız hale geldi.tenkit yaparken baş örtülülerden soyuduğunu söylüyorsun aslında ben buna hiç şasırmadım.çünkü ta 1970 senelerden ortaya konulan demokrat misyona karşı yapılan kavganın sonu geldiğin noktadır
18.04.2011 16:13:29
ahmet
Şeyda Akyıldız hanımefendiye yaptığı güzel açıklamardan dolayı hem şahsım hem de tüm din kardeşlerim adına teşekkür ediyorum.Selam ve dua ile
06.04.2011 17:40:44
murata kayaduman
kusura bakmayın ama ben örtüsünü artistik bir şekilde başına saran, modernist görünümlü liberalizmden bozma nihal bengisuyu kızlarıma örnek rol model olarak gösterme niyetinde olamayacağım. olan olsun. buradan varılacak son ucube yeşil kuşak islamdır. gelenekten vazgeçmeyeceğim.
05.04.2011 21:19:23
seyda tacyildiz
bulaç'ı başkasından değil kendi yazdıklarından takip edin. bizim kızlar sinirlediğinde vicdansızlaşıyorlar. ben 28 şubat döneminde yalpaladığına şahit olmadım. bu miti ahmet hakan uydurdu. varın siz ona inanın. ben çalışmak zorunda olduğum için çalışıyorum, keşke gerek olmasa evde otursam. bu şekilde bir süre sonra eve ekmek getiren sadece biz oluruz. bu yükü kaldıracak mıyız? hiç birimiz samimi değiliz. cahil olan sizsiniz.
05.04.2011 21:17:36
SALİH
Ak parti 8 senedir bu ülkenin basinda ama basörtüsü meselesi oldugu yerde duruyor. Burada bir yanlislik var! Bu durmu degismeli!! Parti kapatilicak edebiyati bayatladi artik! Basörtülü kadinlar bu ülkede hak ettigi yeri bulmali artik!!! Daha ne kadar sabretmek zorundayiz???? Bazi yorumcular basörtüsü meselesi hakkinda biz elimizden geleni yaptik, bacilar yoldan ciktilar diyorlarya... aynaya iyice baksinlar!
05.04.2011 13:40:16
arif
Ali Bulaç referandum sürecindede benzer bir yazı kaleme almış özgürlüklerin önünü açan bazı maddeleri özellikle de kadınların önünü açan maddeleri eleştiriye tabi tutmuştu... Elbette de eleştirebilir. Ancak onun eleştiri ekseni genel anlamda olumsuzluğa doğru bir ivmede.... Ve nedense bana hep egemenlerin ve egemen anlayışın safında yer alır gibi geliyor... Ali bulaç 28. şubat ta da nisan muhtırasında da iyi bir sınav vermemişti... Onun bu durumu riski göze almayan bir aydın tipi olduğunu gösteriyor.ali bariz bulandırıyor.
05.04.2011 09:06:30
zencefil
bulac haksiz Seyda... bazi bayanlar ömür boyu es ev ve cocuk ücgenine yasamayi secebilir, herkesin tercihi kendinedir! Ama daha farkli yol secmek isteyenlerin önü niye kesiliyor??adaletsizlik var! ülkemizdeki tüm kadinlarin esitlik hakki! ve bu hak HER türk kadinina taninmak zoruna! Basini nasil ve ne kadar örteserse örtsün, takdir etmesi gereken bana göre sadece Allah'tir! Bulac dindar takilip sonra, basörtülü bayanlara destek olmasini gectik, köstek olmaya calisyorsa, burada sorun var!
05.04.2011 00:18:23
şeyda taçyıldız
ne nihal hanım, ne de hilal hanım bence olanı biteni görüyor. hayata modern şemsiye altında liberal taraftan eklemlenince karşımıza ucube birşey çıkıveriyor. 2002'den beri beklediniz, şimdi ne oldu böyle galeyana geldiniz ki. bu sorunun samimi, şeffaf cevabı varsa anlatın dinleyelim. ali bulaç haklı. meşruiyetinizi ve tabanınızı kaybettiniz. bir bayan olarak utanıyorum sizden. hakkı değil ihtirası öne aldınız siz. yeter artık, beni siz temsil etmeyin, istemiyorum.
04.04.2011 21:11:27
ahmet
Kadınlarımız ne zaman annelikleriyle övünecekler. ne zaman evlerine dönmeyi düşünecekler bilmiyorum. öylesine bir hırs ve tamahları var ki bıraksan kendi işleri dışında herşeyi yapıp erkekleri eve gönderecekler.Her türlü hakları elde ettiler şimdi devlet yönetmek kaldı.Meclisi ele geçirdikten sonra sırada ne var ne yapacaklar hangi hakla ilgilenecekler merak ediyorum.Allah bizi feministlerin Şerrinden korusun.
04.04.2011 20:32:15
selim can
kendini örtülü sanan nihal hanım bir suçluluk psikolojisiyle tepinmiş ama ali bulaç ın kalemine sağlık gerçekleri yazmış
04.04.2011 18:33:02
metin sakin
nihal hanım neden bu kadar öfkeli? adeta kinini kusmuş, neden alınıyor? samimiyse mesele yok, zaten bulaç onları ayırmış. yoksa meselenin arkasında asabi abla mı var? hani şu sivil diktacı olan kadın. onların içtiği yediği ayrı gitmez. bence bulaç yerden göğe kadar haklı. herkes sotede bekliyor, mhp ve chp gazı veriyor bizim kızlar maşallah sektirmeden alıyor bu gazı. 9 sene beklediniz şimdi ne oldu aniden ortaya çıktınız hem de saldırgan ve şiddet yüklü bir şekilde? nedir amacınız? madem öyle önceleri nerdeydiniz? inanmıyorum size. çoğunuz iht
04.04.2011 17:57:47
arif serin
Sa. Nihal hn. A. Bulaçı tenkid ederken ondan fazla topuzu kaçırmış gibi. Ali bey söylediklerini bazı gerekçelere oturtuyor ki haklılık payı yok değil. platormun hepsini feministlikle suçlamadığı gibi, başörtülü aday olmasın da demiyor. sadece zamanlamaya (muhtemel tehlikeye) dikkat çekiyor. bunlar açık okunduğu halde nihal hn.ın maksadını aşar şekilde savunma çephesi açması onu haklı iken (niyetini faş ederek) haksız konuma itiyor.
Oldum olası bu kabil yaklaşımları 'okuru aptal yerine koma' olaral telakki ettim hep; sanki okur okuduğunu
04.04.2011 17:51:02
İRFAN SİNCAR
Ali Bulaç referandum sürecindede benzer bir yazı kaleme almış özgürlüklerin önünü açan bazı maddeleri özellikle de kadınların önünü açan maddeleri eleştiriye tabi tutmuştu... Elbette de eleştirebilir. Ancak onun eleştiri ekseni genel anlamda olumsuzluğa doğru bir ivmede.... Ve nedense bana hep egemenlerin ve egemen anlayışın safında yer alır gibi geliyor... Ali bulaç 28. şubat ta da nisan muhtırasında da iyi bir sınav vermemişti... Onun bu durumu riski göze almayan bir aydın tipi olduğunu gösteriyor.... Aynı zamanda ataerkil bir paradigma ile d
04.04.2011 17:27:03
Kemal ER
Başörtüsü meselesi ile bu meseleyi semirmeye devam eden Partiler ve particiler, sizden gına geldi herbir problemi bir güzel cevvalce hallediyorsunuz ama konu başörtüsüne gelince Kıvamına gelmedi bu konu oluyor. Toplumu ikna etme teraneside cabası,Hangi konuda ikna cabası göstermediniz, referandum vs.. ile bıçak gibi hallettiniz ,amma konu başörtüsü konusu olunca süründür babam süründür.Başkanlık için referandum hemde kendi arkadaşlarına rağmen ama konu başörtüsü olunca sus pus.Yok kardeşim başörtülü adayda olmalı ,Sizin aday yaptığınız bayanla
04.04.2011 17:01:41
salih
'başkanım aç derse açarım' diyen bir adaya ve partiye başörtülü aday gösterdiler diye oy vermek saflıktır
04.04.2011 15:23:39
hayatcemresi
Bir kadın olarak sayın Ali Bulaç'a destek veriyorum,çok haklı,diğer yazıları gibi kimsenin söyleyemediklerini söylemiş,kalemine kuvvet,
Başına, her örtü nevi bir şeyler alanda kendini tesettürlü zannetmesin,kulağı boynu görünen,başında örtü vb.de olsa tesettürlü değildir,İslamın emrettiği tesettür ayan beyan ortadadır...
04.04.2011 15:17:36
Islam Kara
Bir kere O bas ortulu kadinlar kendilerini Allahin emirlerine gore mi ortunuyorlar ki itirazlari var?! Kukonaya benziyen birer sal sarip ortulu mu olduklarini zannediyorlar...? Tam da CHP`li modeli olusturuyorlar. Her sey bir zamani var, erken dogan cocuk sakat dogar, onlar bunu daha iyi bilirler!
04.04.2011 15:04:44
bir kere O bas ortulu kadinlar....
Bir kere O bas ortulu kadinlar kendilerini Allahin emirlerine gore mi ortunuyorlar ki itirazlari var?! Kukonaya benziyen birer sal sarip ortulu mu olduklarini zannediyorlar...? Tam da CHP`li modeli olusturuyorlar. Her sey bir zamani var, erken dogan cocuk sakat dogar, onlar bunu daha iyi bilirler!
04.04.2011 15:04:14
osman
Nihal hanım yüzündeki bir ton makyajla kendini tesettürlü sanıyor. sorun şu; bugün tesettür başörtüye indirgenmiş durumda. oysa tesettür cezbedici yönlerini örtmektir. piyasaya çıkan başörtülü kadınlarımızın kaçında makyaj yok acaba.
buradan olaya yaklaşırsak konuyu daha doğru okuruz zannederim. başörtüye evet diyenler, tesettürlü bayanları ne kadar kabul edecekler, sorulması gereken soru bu...
04.04.2011 14:56:09
Ahmet Kartal
Basortulu aday yosa oy da yok. Ne var bunda Sn Ali Bulac. Her halukarda ben bu platformu destekliyorum. Icimden oyle geliyor.
04.04.2011 14:09:14
burak
yapılan yorumların hemen hemen tamamını okudum ve bu tür tartışmaları değerlendirirken hem müslüman hanımların hem de müslüman erkeklerin fevrî bir takım duygular yahut düşüncelerle olayı feminist/anti-feminist zeminde tartışmaya çalışması gerçekten de çok üzücü. Neden erkeklerimiz 'siz kadınlar zaten hep..' ve neden kadınlarımız 'siz erkekler zaten hep..' ile başlayan cümleler kurmaya her an için hazırlar? Nihal hanım da Ali beyin yazısını İslamcı erkekler cephesinden İslamcı kadınlar cephesine atılmış bir taş olarak değerlendirmiş ve bu y
04.04.2011 13:47:01
zencefil
Ak parti 8 senedir bu ülkenin basinda ama basörtüsü meselesi oldugu yerde duruyor. Burada bir yanlislik var! Bu durmu degismeli!! Parti kapatilicak edebiyati bayatladi artik! Basörtülü kadinlar bu ülkede hak ettigi yeri bulmali artik!!! Daha ne kadar sabretmek zorundayiz???? Bazi yorumcular basörtüsü meselesi hakkinda biz elimizden geleni yaptik, bacilar yoldan ciktilar diyorlarya... aynaya iyice baksinlar!
04.04.2011 13:32:12
derya torun
Bende başörtülü bir bayanım tabiki Nihal hanımın söylediklerine hak vermemek mümkün değil amaa Ali bulaç ın söylediği bazı şeylerde yabana atılır cinsten değil bencede başörtülüler yeni anayasayı beklemeli yoksa başörtüsü görünce al görmüş boğaya dönenler bu sefer masum boğadan daha azgın hale bürünür ve sonucu kestirmek hiçte zor değil
04.04.2011 13:11:15
bEn
üç adlı kadın bu kompleks nerden? ali bulaçın dediği kadar var o zaman. bu yazıdan ancak bunu mu anladın?
04.04.2011 11:22:41
ebu said
'her bahar bir çiçekle başlar' sancıdan korkanlar doğum yapamazlar.
yanınızdayız KADER. bu arada ali bulaç önceden sancıyı bırakın ölümden bile korkmazdı. imtihan dünyası...
04.04.2011 11:01:30
aydın temel
sn.bulaç yazıda samimileri ayırmış zaten.ama hiçte yabana atılmayacak şüpelere ve gerçekliklere karşıda haklı uyarılarda bulunmuş.sağolsun.
04.04.2011 10:21:14
MALİK SEYHADE
Bu siyasal iktidarın borazanlığını yapmaya gerek yok.akp hükümeti başından beri başörtüsü sorununu kullandı.halada baş örtüsü yüzünden bir çok üniversite sorun yaratıyor.başörtüsüne destek verilmiyor.başörtüsüne önem gösterilmiyor.sayın ali bulaçı kınıyorum.kendisine yakıştıramadım.hilal tv deki programını hiç kaçırmazdım.ama bu yazıdan sonra artık sizi dinlemeyeceğim gibi sizi okumaktanda vazgeçtim.sizi şidetle kınıyorum.biraz başörtüsünü ve önemini okuyun.
04.04.2011 10:18:58
irfan
ifade etmek istediklerimi bu şekilde yazıya döktüğünden dolayı teşekürler
04.04.2011 08:04:24
ramazan kavas
Ak Parti'li Vekil'in Başörtüsü hassasiyeti: Aç denirse açarım. 'Zaten listeye girersem gerilim taraftarı olmam. Genel Başkanım ne derse, kapalı ya da açık, onların verdiği her karara uyabilirim. Genel Başkanımın dediği her doğrultuda ben hareket ederim. 'dedi. Ve AK Parti'nin Diyarbakır milletvekili aday adayı olan 10 yılık öğretmen Türkan Gürler; TBMM'ye girmem halinde ise oranın yapısına uygun hareket edeceğim. Seçmenim başımı açmamı isterse açarım, ancak beni bu şekil kabul ederse örtümle devam ettiririm' şeklinde konuştu. (Not: Yorum
04.04.2011 01:16:29
Halil
Ali Bulaç da Nihal Karaca da gündeme gelmek için bu tür konuları ele alıyorlar. Bırakın kardeşim başka işiniz mi yok? Seçim zamanı ortalığı bari siz bulandırmayın.
04.04.2011 01:09:03
Yavuz A.
Baylar ve bayanlar önce Ali Bulaç'ı bir anlayın. Ali Bulaç başörtülü bayanların bir oyuna geldiğini ve bu oyun yüzünden AK partinin sorunlar yaşayabileceğini söylüyor. Bizim başörtülü bayanlarımız da her zaman olduğu gaza çabuk geldikleri için duygusal olarak bu oyunun üzerine yatıyorlar. O grubun içinde birileri bunları kullanıyor. umarım çabuk oyunun farkına varırlar. Ali Beye de bu cesuryazısından dolayı çok teşekkür
04.04.2011 01:03:35
Serhat Ay
Nihal hanım Ali bulaç'a gereken yanıtı iyi vermiş. Müslüman kadınların modernleşmesini hazmedemiyor bu tür yazarlar. Başörtüsü üzerinden iktidar olacan ama kadınları ikinci plana atacan öylemi? AK Parti analarımızın, bacılarımızın, kızlarımızın ve eşlerimizin başörtüsü el kaldıranlara verilen bir yanıttı. Bunun kaymağını yiyen erkekler, parlamentoya gidince eşleri çiftliyorlar ya da altadıyorlar. isterseniz tek tek ak partideki ve onların yalakacısı medyadaki eşlerini aldatan yüzlercesini adını zikredim. Bırakın kadınlar yürüsün...
04.04.2011 00:59:13
Rustem
Arkadaşlar, 12 haziran seçimleri geşecek için çok önemli bu dönemde bu konuların çok fazla tartşılmaması taraftarıyım. Ayrıca başörtüsü bir gün çözülecekse bu sessiz olacak. Çok gürültü her zaman karşı tarafı tahrik ediyor. Yaşananlar bunu gösteriyor.
04.04.2011 00:51:11
selim can
ne yapmaya çalışıyorlar bu kime hizmettir
04.04.2011 00:44:29
ustun bol
bu güne kadar kadın üzerinden siyaset yapıp, emeğini sömürüp, gerektiğinde hakkını çiğneyen/çiğnetenler şimdi utanmadan birilerinin casus olduğundan, başörtüsünü şahsi çıkarı için kullandığından bahsediyor. seçim zamanları kadınları kapı kapı dolaştırıp Allah rızası için oy dilendirenler şimdi bu emek üzerinden kazandıkları statülerin tadını çıkarırken, utanmadan bir yandan da çemkiriyorlar. casus arayan 28 şubata bir baksın bakalım kimmiş casus! utanmayanlar etraflarına bir baksın bakalım kimmiş kişisel çıkarları için dini fırıldak gibi kullan
04.04.2011 00:37:50
ONUNCU KÖY
'başörtüsü mağdurları olarak öne çıkan 'bazı bayanlar', bunu bir ticaret ve statü aracı haline getirdiler, adeta başörtüsü mağduriyetini birtakım yerlere gelmenin, mesela yerel ve merkezî iktidardan iş koparmanın, çeşitli kurum ve kuruluşlarda mevki kapmanın vasıtası olarak kullandılar, bu alanda hayli de mesafe aldılar.' derken kimi kastediyor Ali Bulaç? İsim vermeden yaptığı bu suçlama ile birçok kadını töhmet altında bırakıyor. Bununla da kalmayıp, başörtüsü düşmanlarının ekmeğine yağ sürüyor. Ben başörtülü olduğu için iş bulan, bir yerl
04.04.2011 00:29:38
Mustafa Sirin
Kesinlikle mecliste basortulu kadinlarin olmasi taraftariyim. Basiortulu kadinlarimiz ciddi bicimde baski altindalar ve kendilerini gelistirecekleri dogru duzgun bir ortam bulmaktan uzaklar. Egitim hakki gibi secilme hakki da elinden almis durumda. Bu durumu suistimal edenler bahane edilerek her kapi basortulu kadinlarimizin suratina kapatilamaz. Her durum suistimal edilmeye uygun sartlar barindirir. Her durumu da suistimal edenler vardir. Ama bu bahane edilerek cozumlerden uzaklasmayi gerektirmez. Bu baglamda basi kapali kadinlarimizin meclist
04.04.2011 00:27:26
havva yılmaz
Ali Bulaç birkaç başörtülü kadını hedef göstererek ne yapmaya çalışıyor acaba? Madem casusculuk oynayacağız, burada da bir art niyet aramayalım mı yani? Nedir bu kadınlardan ali Bulaç'ın istediği? Zaten sahip oldukları halde kendilerine verilmeyen bir hakkı talep ettiler, yani bir zulme karşı çıktılar diye nedir bu öfke yani? Yoksa Ali bey bu yazıyı yazarken aynaya mı bakmış?
04.04.2011 00:17:54
İpek Tanır
Nihal Hanım, Ali Bulaç'a hakkettiği cevabı vermiş. Artık çok daha iyi anlıyoruz ki dindar erkeklerin başörtülü kadınlara tahammülsüzlüğü kemalistlerden bin kat daha fazla... bu kampanya bu gerçeği de açığa çıkarmış oldu...
04.04.2011 00:09:42
dertli dolap
ali bulaç eskiden böyle şeyler demezdi.
artık o da içinde bulunduğu kabın şeklini alarak konuşmaya başladı.

nerde o eski ali bulaç nerde bu ali bulaç.

ali bulaç başörtüsü için, kadının toplumdaki yeri için eski yazdıklarına bir baksın hele. aradaki fark dağlar kadar olmuş.
04.04.2011 00:04:00
nurullah tuna
Ali Bulaç'ın yazısına imzamı atarım.. çok doğru tesbitlerde bulunmuş.. cesur bir yazıydı cahillere karşı
03.04.2011 23:52:03
Yasemin
Nihal hanımın yazısı çok yerinde bir yazı. Bu yazıyo çok güzel bir cevapta şu linkte: http://www.demokrathaber.net/turbanli-erkekler-veya-turbanlilari-unutan-erkekler-makale,756.html
03.04.2011 23:45:46
Sıdıka Çetin
Haberin başlığı 'kavga' olunca ne de çabuk hizalanıyoruz arkadaşlar..Kim kimin yanında, kim kimin karşısında olma durumundan çok konunun kendisiyle ilgili konuşsak.Ali Bulaç ın başörtülü kadınların gerek bireysel olarak gerek biraraya gelerek yaptıkları işleri küçümsemek, onları değersizleştirmek gibi bir huyu hep vardır.Bu ilk değil sanırım son da olmayacaktır. Ancak bu süreçleri yakından takip eden ya da yaşayan arkadaşlar bunu bilebilir.Dolayısıyla bu yazıda da Ali Bulaçın öncelikli hedefi başörtülü kadınların biraraya gelerek bir iş yapm
03.04.2011 23:32:05
nesrin
okul kapılarından kovulmadan, sadece başörtülü oldukları için her türlü hayallerinden vazgeçmenin, iş aramak için gittikleri kapılardan 'benimde eşim başı kapalı ama biz her kesimle çalışıyoruz' diyerek kapılardan kovulmanın nedemek olduğunu bilmeden, başları sıkışır sıkışmaz yaptıkları ilk iş parmaklarında ki gümüş yüzüğü çıkarmak olan müslüman erkeklerin bir kaç başörtüsü eylemine katıldık diye, gasp edilmiş haklarının peşine düşen kadınlar aleyhinde futbol takımı tutar gibi yanınızdayız ali bey falan demeye hakları olmadığını düşünüyorum..
03.04.2011 23:30:36
MUHAMMER EREN
Öncelikle söyleyim yıllarca Allah'ın emri için mücadele ettik. başörtüsü için bir çok aktiviteye katıldık. ancak gelinen noktada Bulaç'ın işaret ettiği konuların gerçeği yansittığını içimiz yana yana şahit olduk... Acı da olsa... Bengisu hanım konuya biraz normal koşullar altında baksa... şöyle biraz geriye çekilip konuya uzaktan baksa... bir nefis muhasebesi yapsa daha yerinde olacaktır...
Ancak önemli olan; birbirimizi incitmeden nasihat ve uyarıları yapmak
gerek.. taraf tutmadan..
03.04.2011 23:01:33
mızgin
Ali bulaç yanındayız!.. Ruslar kaybettikleri zaferin ardından kendilerini hesaba çekerlerken; Ülkenin düzene girmesi için iki şey mutlaka düzelmelidir der çar: 'erkekler votkayı bırakacak, kadınlar eve dönecek!'... rus çarı bile bunu itiraf etmişse, nietzsche moderninetin götürüsü olarak modernizm'in kadınları sokağa attığını belirtiyorsa buyurun bayanlar, meydan sizin...!
03.04.2011 22:58:50
Melahat
Başörtüsü yasağının sıkıntısını yıllarca başka ablalarımız çekti. Şimdi yazar olan birkaç bayan yazar ise bunun kaymağını yemeye çalışıyor. Kesinlikle Ali beyin yanındayım. Sıkıntıyı çeken ablalarımız ya Avrupa'da ya da herhangi vakıf veya dernekte çalışıyor.
03.04.2011 22:56:25
mizgin
Ali bulaç yanındayız!.. Ruslar bile kaybettikleri zaferin ardından hesap sorarlerken kendilerine; ülkenin bu durumdan kurtulması için iki seçenek var demişti çar: 'erkekler votkayı bırakacak, kadınlar eve geri dönecek!!! Rus çar'ı bile bu itirafta bulunduysa, nietzsche bile modernitenin getirisini eleştiriyorsa konuşun o halde ey kadınlar!
03.04.2011 22:55:34
Erhan Türüdü
Başörtülü adaylar seçildiklerinde meclise başlarını açmadan girecekleri hususunda teminat versinler oy verelim.Yoksa tekrar tekrar ısıtılan çorbaya döner iş.
03.04.2011 22:43:40
aslanbeq Qocas
Nihal hanım , yanındayız ..gerekirse papuç temini noktasında yardıma hazırız.. şaka bi tarafa kadınlar haklı ...erkek dünyasındaki çarpıklıktan dolayı kadınlar kadınlıklarından utanır haldeler ,suç bizde ..
03.04.2011 22:33:27
Yazarlar
Alıntı
Çeviri
Piyasalar
  Değer Artış
Euro 2,3110
Dolar 1,8470
Altın 93,4081
Röportaj
Gazeteler
Facebook