Karakter boyutu 12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto

Obama, Filistin sorununu `kurban ediyor`

Afganistan ve Irak’taki durumu dikkate alırsak Obama’nın dış politikada bir başarı gerçekleştirmeye duyduğu ihtiyacın derecesini kavrarız. Bedel, Filistinlilerin boğazlanması ve haklarının zayi edilmesi olsa dahi.

13 Şubat 2010 Cumartesi - 12:15

HALİL EL ENANİ*

Amerikalı ve Avrupalı çevreler, Filistin lideri Mahmud Abbas’a İsraillilerle müzakere masasına zaman takvimi belirlemeksizin veya Kudüs ve Batı Şeria’daki yerleşim birimlerinin tamamen ve derhal durdurulmasını istemeksizin dönmesi gerektiğine ikna etmek için büyük baskı yapıyorlar. Bu baskılar ABD’nin Ortadoğu temsilcisi George Mitchell’in birçok kimse tarafından başarısız olarak görülen son turu sonrası arttı.

Bu baskıların iki sebebi var: İlki ABD Başkan Barack Obama yönetiminin bölgedeki Amerikan imajını düzeltmek için barış girişimiyle ilgili harcadığı çabaları kurtarma girişimi.

İkincisi Abbas, yönetimden ayrılmadan önce İsrailliler için daha büyük Filistin ödünleri elde etme eğilimi. Mitchell, müzakerelerin sonunda yeni anlaşma veya çözüme varma noktasında bir Amerikan garantisi olmasa dahi Filistinlilerin müzakerelere dönmesinde bir beis görmüyor. Hatta Filistin devletinin kurulması konusunda dahi bunun gerçekleşmesine dair hiçbir garanti yok. Görünen o ki İsraillilerden bundan daha fazlasını elde etme noktasındaki bütün girişimlerinin başarısız olması sonrası Obama yönetiminin maksimum yapabildiği bu.

Mitchell İsraillilerin yerleşim birimleri konusuna yönelik tutumlarını yumuşatmakta başarısız olması sonrası şimdi de Filistinlileri müzakere masasına çekmek için baskıda bulunmaya çalışıyor. Bu yüzden Fransa Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner’in bu eğilime karşı çıkması, Mitchell’den İsraillilerle müzakerelerin sonunda Filistin devleti kurulacağına dair ciddi Amerikan garantileri ve müzakerelerin başında bunun açıkça metne dökülmesini istemesi şaşırtıcı olmadı. Basın açıklamalarına göre Kouchner, bunun gerçekleşmesi için bazı ‘çözümler’ önerdi. Güvenlik Konseyinden, dörtlü komisyondan veya uluslararası bir konferanstan bir kararla Filistin devletinin kurulduğunun ilan edilmesi bu önerilerden. Fransa’nın çağrısı bu yönde ancak Mitchell bu çıkış yollarının yanı sıra Filistinlilere ve İsraillilere Amerikan garantileri verilmesi düşüncesini reddetti.

Mitchell’in müzakerelere dönüş için ilk adım olarak önerisi ise Filistinliler ile İsrailliler arasında müzakerelerin düşük düzeyde ve dolaylı olarak başlaması ve buna Batı Şeria’da güvenlik engellerinin kaldırılması ve Filistinli esirlerin serbest bırakılması gibi toprak üzerindeki pratik önlemlerin eşlik etmesi. İsraillilerin bu öneriyi kabul ettikleri görülüyor ancak müzakerelere dönüşün derhal olmasını, müzakere ve müzakerecilerin düzeyinin belirlenmemesini şart koşuyorlar. Filistin başkanı Mahmud Abbas hâlihazırdaki durumun donukluğu gölgesinde tek seçenek olduğundan bu seçeneği kabul edecek görünüyor. Şayet kabul ederse Filistin sorununun ‘boğazlanması’ ve Benjamin Netanyahu hükümetine kurban olarak sunulması gerçekleşecek. Hiçbir çözüme ulaşmadan ‘müzakere için müzakere’ formülüne dönülmüş olacak.

Abbas’ın çıkmazı, müzakerelerde deforme ve yetkinliğini yitirmiş de olsa Filistin devletinin kurulması gibi tarihi bir başarı elde edebileceğini düşünmesi. Fakat bunun siyasi ve güvenlik açısından asıl bedelini idrak etmiş değil. Yüzeysel de olsa ortada bir Filistin devleti olduğu zaman bu durum Filistin direnişinin çözülmesi, mültecilerin dönüşü ve Kudüs gibi diğer sorunlardan ve Filistin haklarından ödün vermenin yanı sıra hâlihazırdakinden daha büyük Filistin fitnesi çıkarılması anlamına gelecektir. Bu şekilde bir devletin kurulması üzerinde anlaşılmaması sebebiyle bir Filistin iç savaşı yaşayabiliriz.

Amerikalılar Filistinlilere gerçekçi ödünler vermesi için benzer baskıları İsraillilere yapmaksızın başkan Abbas üzerindeki baskılarını sürdürürlerse bu bir felaket olacaktır. Zira Obama yönetiminin şu anki hedefi ikinci başkanlık dönemine destek olması için başkan Obama’nın ilk görev süresinin sona ermesiyle birlikte bir Filistin devletinin kurulmasıdır. Belki de Obama’yı başarı kaydetmenin zorluğunu itiraf etmesine rağmen Filistin ile İsrail tarafları arasında rol oynamayı sürdürmekte ısrarlı kılan bu. Afganistan ve Irak’taki durumu dikkate alırsak Obama’nın dış politikada bir başarı gerçekleştirmeye duyduğu ihtiyacın derecesini kavrarız. Bedel, Filistinlilerin ‘boğazlanması ve haklarının zayi edilmesi olsa dahi.

* El Vatan gazetesi, Umman / Mısırlı akademisyen, Durham Üniversitesi-İngiltere

Bu makaleyi Halil Çelik Özgün Duruş gazetesi için çevirmiştir.


Yazarlar
Alıntı
Çeviri
Piyasalar
  Değer Artış
Euro 2,3280
Dolar 1,7650
Altın 97,4209
Röportaj
Gazeteler
Facebook

Copyright © 2007 TIMETURK
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz