Karakter boyutu 12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto

Patates tarlasına dönen sahalar

Sahalarımız yağmurda patates tarlasına dönüyor. Çözüm golf sahası uzmanlarında!

06 Şubat 2010 Cumartesi - 00:03


Behram Kılıç'ın haberi...

Futbol sahalarımız patates tarlasına döndü. Peki, Avrupa’daki sahalar neden böyle olmuyor? Bu haberi okuyunca ‘Kulüp başkanlarını golf sopasıyla dövmek lazım’ diyeceksiniz!

Digitürk yıllık 321 milyon dolar vererek naklen yayın ihalesini aldıktan sonra hemen her kesimden futbolun marka değerini yükseltmek için harekete geçilmesine dair açıklamalar geldi. Markanın ilk kurbanı Erman Toroğlu oldu. Ama hemen akabinde gördük ki futbolun marka değerini kurtarmak için bir Erman Toroğlu feda etmek yetmiyor.

Zira ligde geçen hafta oynanan maçlar, çağın ne kadar gerisinde kaldığımızı gözler önüne sermesi bakımından ibretlikti. F.Bahçe-Denizlispor maçının oynandığı Türkiye’nin en modern stadında futbolcular âdeta suda boğulmamak için mücadele etti. Avni Aker’de Trabzon ile Orduspor arasındaki kupa maçında saha patates tarlasına döndü. Diğer maçlarda da benzer görüntüler vardı. Futbolun ne seyir zevki kaldı ne de marka değeri. Tek sevindirici yanı milyon dolarlar ödenen futbolcuların böylesine bozuk zeminlerde önemli bir sakatlığa maruz kalmamasıydı.

Türkiye’de stadyumların bu kadar bozuk olmasının sebebi ne? Daha çok yağış almasına rağmen neden Avrupa’nın stadyumlarında bu tip görüntüler yok? Böylesi zeminlerin sorumlusu kim ya da kimler? Tüm bu soruları golf sahası uzmanlarına yönelttik. Evet evet, şaşırmayın. Avrupa’nın en iyi golf destinasyonu seçilen Antalya Belek’teki birçok golf sahasını inşa eden ve buraları “Avrupa’nın en iyi 100 sahası” listesine sokmayı başaran çim doktorlarıyla konuştuk. Meğer sorun çok basitmiş. İşin ucu yine kulüp yöneticilerine dayanıyor.

1986 yılından beri Türkiye’deki birçok golf sahasının geliştirmesini yapan Golf International firmasının sahibi Bora Yenigün ile Belek’teki Cornelia Golf Club’ün saha müdürü Fatih Şen sahaların bu hâle nasıl geldiğini ve bundan sonra neler yapılması gerektiğini anlattı.

Golfla futbol arasındaki benzerliklere kısaca bakarsak; 18 delikli standart golf sahasında çimlendirilmiş alan yaklaşık 350 bin metrekare. Bir başka ifadeyle 44 futbol sahası. Çimin yüksekliği golf sahasında genelde 3 mm-20 mm arasında. Bu çim yüksekliği futbol sahasındaki çim yüksekliğinden epey düşük. Çim kısaldıkça bakımı daha da zorlaşıyor. Ne kadar uzunsa zemin hataları görsel olarak o kadar kapanıyor. Golf hatasız, mükemmel bir zemin istiyor. Futbol zemini ile golf zemini arasındaki farkı kabaca ipek kumaş ile palto kumaşı arasındaki farka benzetebiliriz. Buna rağmen binlerce metrekarelik golf zeminleri mükemmel kalıyor, ancak futbol sahaları tarlaya dönüyor.

Futbolla golf sahalarını karşılaştırıyoruz; çünkü, Bora Yenigün, herhangi bir çim zemin oluşturulurken tabanda yapılan işlemin teorik olarak aynı olduğunu söylüyor. Ancak bu işin uzmanı olarak ülkemizdeki futbol sahalarında gerekli standartları göremediğini belirtiyor. Ona göre, ihalelerle alınan stat zeminlerinde doğru malzeme kullanılmıyor. “Futbol sahalarımızda yanlış drenaj, homojen olmayan sulama sistemi, steril olmayan turf, inşaatlık kum, kırma taştan drenaj çakılı gördüm. Futbol zemininin yüzey eğimlerine tabanda neredeyse hiçbir sahada rastlamadım. Kullanılması gereken kum ve çakıl kalınlığı hiçbir yerde birbirini tutmuyor.” Yenigün’e göre, bir başka sebep, sahanın yapıldığı yerde uygun malzeme bulunmaması. Malzemeyi uygun yerden getirmek maliyeti yükseltiyor. İhale ile işe giren firmalar kâr etmek için buna yanaşmıyor. Bu şekilde yapılan zemin, dünyanın en iyi çiftliğinden hazır çim getirseniz de 2-3 ay sonra bozulmaya mahkûm.

Peki, iyi bir saha nasıl olmalı? Bu konuda master yapmış Fatih Şen bir futbol sahasının hem çim bitkisinin yetişmesine imkân vermesi, hem oyun açısından doğru sertlikte olması, hem de yüzeyindeki suyu filtre gibi süzüp uzaklaştırması gerektiğini belirtiyor: “Bunu sağlamadığınız takdirde zaten maça 1-0 yenik başlıyorsunuz. Bu şartları yerine getirdikten sonra sahanın yıllık bakımının profesyonel anlamda hazırlanıp sahanın kullanımına ve bulunduğu iklim şartlarına göre yapılması lazım. Doğru yapılıp iyi bakılmayan bir saha aynı şekilde kısa sürede balçık tarlasına döner.”

Doğru drenaj sistemi sahanın bulunduğu bölgenin yıllık yağış ortalamaları göz önüne alınarak kurulmalı. Kullanılan toprağın su geçirme potansiyeli özel testlerle ölçülmeli. Bu ölçümlerden sonra da toprağa yerleştirilecek drenaj borularının sıklığı, eğimi ve büyüklüğü belirlenmeli. Tabii ki, yüzeyde yapılacak profesyonel eğim çalışması da bunun bir parçası. Bunlar yapılırsa aşırı yağmurda bile sorun yaşanmaz. Saha buna hazırlıklı değilse sahanın bozulmaması için dua etmekten başka yapacak şey yok.

Fatih Şen, saha yapımı ve bakımı konusunda Avrupa seviyesine ulaşmanın zor olmadığını söylüyor. 15 yıl önce golf sahaları yapmaya başlayan Türkiye’nin bugün Avrupa’nın en iyi golf sahalarını yapıyor olması buna örnek. Ona göre, sadece kulüplerin sahip olduğu zihniyeti gözden geçirmek gerek. Çünkü sahalar mümkün olduğunca ucuza ve yeterli bilgiye sahip olmayanlara yaptırılıyor ve sonra mucize bekleniyor. Ayrıca kulüplerde konu ile ilgili yeterli bilgi ve donanıma sahip eleman çalıştırılmıyor. Zaten Türkiye’de çim üzerine eğitim veren bir yer yok. Üniversitelerin ziraat ve peyzaj bölümlerinde teorik ve yüzeysel bilgiler gösteriliyor. Çim bakımı büyük oranda tecrübe gerektiriyor. Ve bu tecrübe arazide ustalardan öğreniliyor. Fatih Şen’e göre, kulüplerimizin ziraat fakültesi mezunu, golf alanlarında yetişmiş insanlara yönelmesi gerekiyor. Avrupa’da özellikle büyük kulüplerde yeşil alan konusunda uzmanlaşmış (genelde golf kökenli) çim uzmanları sahaları yönetiyor.

Bora Yenigün de, 23 yıllık meslek hayatı boyunca stat bakımında ‘groundsman (çim doktoru)’ seviyesine yakın bir uzman görmediğini belirtiyor. Avrupa’da bu işi yapan insanların 3 bin avro maaş aldığını belirten Yenigün, “İyi bir groundsman sahanın yıllık bakım programını, o bölgenin mikro klimasına göre hazırlar, gübre, mikro element, muhtelif besinler ve kimyasalları o sahaya en doğru zamanda uygular.” diyor. Yenigün’e göre bir futbol sahası bakımı için işi bilen uzmanın altında 3 kişinin çalışması yeterli. Tabii, bakım bununla bitmiyor. Yeterli motorize makine ve donanım olması da şart. Bunlardan bir kısmı şunlar: Silindir bıçaklı çim kesme makinesi, homojen gübre atıcı, kum serme makinesi, havalandırma makinesi, özel ilaçlama spreyeri, tırmık, silindir, çim lastikli traktör, verti-cut makinesi. Bunun yanında özel granüllü organik sentez gübreler ve toprak kimyasalları işin ayrılmaz bir parçası.

Bora Yenigün açıklamalarını bir örnekle taçlandırıyor: “Örneğin Rely II denen bir wetting agent (ıslatıcı madde) malzemesi var. Bunu neredeyse futbol sahası bakımı yapan hiç kimse bilmez. Suyun toprakta eşit emilimini sağlayan bir katalizördür. Lokal sıkıştırma problemi olan yerlerde çim sarı gözükürken bu malzeme ile 2-3 günde oraları yeşil alana döndürebilirsiniz.”

Yenigün, bir İngiliz firması ile birlikte F.Bahçe Şükrü Saraçoğlu Stadyumu’nu 2009 UEFA Kupası finaline hazırlayan ekipten. Hâliyle stadın problemlerini en iyi o biliyor: “Fenerbahçe stadının 3 temel problemi var. Hava sirkülasyonu, havadaki sodyum, stadın dere yatağına yakınlığına bağlı bakteri üremesi ve buna bağlı zeminin kolay hastalanması. Size bugün her stat için birçok sorun sayabilirim. Türkiye’nin en yeni, en modern stadyumu Kayseri Kadir Has’ın zeminini 1200 kg ağırlığındaki bir makineyle havalandıramadık. 3 tonluk bir basınçla zeminde 19 mm çapında, 25 cm derinliğinde delik açamadık. Normal şartlarda 30 yıllık bir statta bile böyle sorun yaşamazsınız. Baktığınız zaman neredeyse stat zeminindeki her şey yanlıştı. Böyle bir zeminde çim kökleri 20-25 cm derinlikte olması gerekirdi. Fakat çim kökü gelişme imkânı bulamadığından yüzeyde kalmıştı.”

Futbol sahalarında kullanılan çimler Türkiye ve Avrupa’da farklılık göstermiyor. Çim kullanımı tamamen sahanın bulunduğu bölgenin ve sahanın şartlarına göre belirleniyor. Fatih Şen, İstanbul’da stadyumların serin iklim çimleri dediğimiz (lollium, poa, festuca vs.) türlerle yapılmasını; ancak güneyde sıcak iklim çimlerinin (Paspalum, Bermuda vs.) kullanılması gerektiğini belirtiyor. Çim bitkisinin de tüm bitkilerde olduğu gibi farklı iklim koşullarına adapte olabilen türleri bulunuyor.

Bugün ülkemizdeki en iyi çim zemine sahip sahalar Antalya-Belek’te bulunuyor. Kış aylarında her gün neredeyse 2 saatte bir, dünyaca ünlü futbol takımlarının antrenman yaptığı bu sahaların zeminlerinde en ufak bir problem yaşanmıyor. Evet, bu sahalar golf sahası işinde çalışan agronomistlerce ve doğru malzeme kullanılarak yapıldı ve doğru bakım uygulanıyor. Kulüp yöneticilerine duyurulur...

Futbol sahasının zemini nasıl yapılmalı?

Sağlam ve düzgün tesviye edilmiş bir zemin oluştururken; doğru planlanmış drenaj sistemi, gronometrisi doğru seçilmiş toz ve tuzdan arındırılmış drenaj çakılı, tane büyüklükleri doğru seçilmiş kum, özel gübre ve organik malzemeler gerekiyor. İnşaat aşamasında yüzey eğimleri aynen tabanda verilmeli. Taban ve ara katmanlar yüzeydeki eğimlere göre çıkmalı. Çok doğru sıkıştırma yapılmalı. Sıkıştırma yapılırken kum kompakt olmalı. Çim büyüme tabakasında asidite oranı nötr olan homojen yapılı turf kullanılmalı. Bütün bunların yanında homojen bir sulama sistemi ve doğru seçilmiş tohumlardan oluşan çim bu işin olmazsa olmazı. Hava sirkülasyonu, taban suyu, sahanın dere yatağına yakınlığı, denize yakınlığı gibi kriterler çim kalitesini etkileyen diğer faktörler. Bu şartlarda yapılmış bir futbol sahası temelde doğru inşa edilmiş olur. Bundan sonraki aşama ise sahanın bakımına dair. Bu işin çim uzmanınca yapılması lazım geliyor. Golf kulüplerinde green-keeper veya superintender denen bu unvan futbol sahalarında groundsman (çim doktoru) olarak geçiyor.

Kaynak: Aksiyon



Yazarlar
Alıntı
Çeviri
Piyasalar
  Değer Artış
Euro 2,3280
Dolar 1,7650
Altın 97,4209
Röportaj
Gazeteler
Facebook

Copyright © 2007 TIMETURK
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz