SON HABERLER
Sol Ok
Sağ Ok
ANASAYFAGÜNDEMPOLİTİKADÜNYAGÜNCELEKONOMİYAŞAMSPORÇEVİRİSAĞLIK5 SORUKÜLTÜREMLAKFOTOVİDEO
Maduro, Chavez'in mirasının ne kadarını ayakta tutabilecek?

Maduro, Chavez'in mirasının ne kadarını ayakta tutabilecek?

Chavez, Küba modelinden esinlendiği başarılı diplomatik ilişkileri ve petrol antlaşmaları sayesinde kurduğu bağlantılarla, kendisi ve devleti için dünyada iyi bir alan oluşturmuştu. Halefi Maduro, yaşadığı çöküntüyle bu mirasın ne kadarını ayakta tutabilecek?

Maduro, Chavez'in mirasının ne kadarını ayakta tutabilecek?
09.08.2017 11:28:02

TIMETURK | ÇEVİRİ

Petrol fiyatlarının uçuk olduğu ve dünyanın Latin Amerika solunu hayranlıkla izlediği yıllarda Chavez, Bolivarcı devrimi dünyaya en iyi şekilde pazarlamıştı ve ülke maddi açıdan iyi durumdaydı. Amerikan karşıtı çizgideki devletlerle global seviyede ittifak kurmuştu. Ancak, Chavez'in ölümünün üzerinden dört yıl geçti ve şimdi durum çok farklı. Maduro önderliğinde işler yolunda gitmiyor, petrol merkezli ekonomi de çöktü. Fakirlik ve açlık oranı devrim yıllarına kıyasla çok daha yüksek, kıtlık hiç görülmemiş boyutlara yükseldi. Hükümet, halkın büyük bölümünün reddettiği bir diktatörlüğe dönüştü.

Bu bağlamda, uluslararası destek zayıflamaya başladı. Arjantin ve Brezilya gibi müttefik ülkelerin hükümetleri, Venezuela'ya yönelik politikalarını değiştiriyor. Güney Amerika Uluslar Birliği ile Latin Amerika ve Karayip Devletleri Topluluğu işlemez hale geldi. Mercosur (Güney Ortak Pazarı), cumartesi günü beş yıl önce hayal bile edilemeyecek bir şey yaptı ve Venezuela'nın üyeliğini askıya aldı. Birçok Latin Amerika ülkesi günler öncesinden aldığı kararla, hükümetin gücü tamamen ele almak amacıyla oluşturduğu Kurucu Meclis'i tanımama kararı aldı.

Yine de Maduro global anlamda hala yalnız değil. Chavez'den kalan global ağ, zayıflasa da yerinde duruyor. Evet, 52 ülkenin Kurucu Meclis'e karşı tavır aldığı bir gerçek. Sadece 8 ülke Kurucu Meclis'e karşı olmadığını belirtti, ama potansiyel müttefiklerin gerçek sayısı çok daha fazla olabilir.

Infobae'ye konuşan, Kosta Rika'daki Universidad Para la Paz'ın rektörü ve uluslararası danışman olan Francisco Rojas Aravena "Halen Maduro'ya büyük destek var, çünkü petrol size çok müttefik kazandırır. En önemlisiyse Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin yaptırım uygulama imkanı yok, çünkü Rusya bu kararı veto edecektir" açıklamasını yaptı.

Uluslararası barışı sağlamayı amaçlayan bir organizasyonun Latin Amerika'daki çatışmalar üzerinde çalışan üyesi Ivan Briscoe ise "Müttefikler üç farklı gruba ayrılabilir. Birincisi Latin Amerika'daki Bolivarcılar. Eskiye kıyasla daha azlar. Küba ana ideolojik, ekonomik ve politik müttefik. Meclis üyelerine yönelik oylamadaki sistemde bunun izleri görüldü. Bolivya'da Evo Morales ve Nikaragua'da Daniel Ortega da kayıtsız şartsız Maduro ve Kurucu Meclis'e desteğini bildirdi. Ekvador ise daha isteksiz görünüyor" şeklinde konuştu.

İkinci grupta Karayip adalarına bağlı ülkeler var. Chavez bu ülkelerle "Petrocaribe" aracılığıyla uluslararası ittifak kurdu. Bu ittifak sayesinde Bahamalar, Belize, Haiti, Jamaika, St. Vincent gibi birçok ülke petrol desteği alıyor. "Aynı bloktalar ve Venezuela'yı kınama yolundaki baskıları reddettiler. Güçlü değiller, ama çoklar, bu yüzden Amerikan Devletleri Örgütü'ndeki olası bir oylama durumunda rolleri olacaktır" diye ekledi Briscoe.

Üçüncü grup Amerika kıtası dışındaki ülkelerden oluşuyor. Bunlardan biri İran. Chavez, Ahmedinejad ile güçlü bir ittifak kurmuştu. Eskisi kadar yakın olmasalar da hala müttefikler. Ancak, Venezuela için bu anlamda en önemli konu Rusya ve Çin.

Uluslararası ilişkiler profesörü Victor Mijares, "İki büyük güç konusunda ortada net bir şekilde ekonomik çıkarlar var. Çin, Venezuela'nın en büyük uluslararası kreditörü ve Chavezciliğin ilk yıllarında Çin, Orinoco ağır petrol rezervlerine özel bir ilgi göstermişti. Aslına bakarsanız, Çin bugün Orimulsion'ın (Venezuela patentli bir pazar ürünü) tek alıcısı durumunda. Rusya ise Orinico ağır petrol rezervlerine ana ortak olma yolunda Çin'le rekabet halinde" açıklamasıyla iki dev gücün rekabetine vurgu yapıyor.

Putin'in, Maduro'nun Kurucu Meclisi'ni desteklemesinin sebebi sadece ekonomik çıkarlar değil. Jeopolitik boyut da bu destekte kilit rol oynuyor. Mijares "Moskova'nın Karayip'te müttefik limanlar ve havalimanlarına ilgisi olduğu biliniyor. Venezuela, Nikaragua ve Küba üçgenini tamamlayan önemli bir köşe olacak, Putin'in açıklamaları bunu gösteriyor. Rus gemileri ve hava araçlarının bölgeyi ziyareti ABD ile anlaşmazlıklara sebep olmuştu" diyerek açıklamasını sonlandırıyor.

"Rusya ve Çin açıkça Maduro hükümetini destekliyor, ama öte yandan verdikleri borçları geri alamamaktan korkuyorlar. Ekonomini gittiği yönden dolayı hükümete güvenemiyorlar. Nitekim Çin yaptığı yatırımlara ilişkin kaygıları olduğunu belirtti ve %80'i tamamlanmış olan hızlı tren çalışmalarına son verdi, çünkü eline para geçmiyordu. Mevcut durum tahammül edilemez durumda. Böyle devam ederse Maduro'nun boyun eğmekten başka çaresi kalmaz" diye ekliyor Briscoe. (…)

Her şeye rağmen, masada halen bir alternatif var. Rejimin bu seviyeye varan baskısını göz önüne alırsak, hükümetin pozisyonunu ve yaptıkları yeniden değerlendirmesi için daha çok gelişme yaşanması gerekiyor.

Kaynak: Infobae.com/DarioMizrahi


    YORUM YAZ

YORUMLAR

/ 09.08.2017 12:42:11
Amerikan emperyalizmi,sömürüsüne karşı vede milli bir devlet olarak kalıp yaşamak isteyen tüm Venezuela halkı MADUROya destek çıkmalı.Böylece Amerika her gittiği yerde Özgürlük getireceğiz plavrasının tutmayacağını anlamalı.Bu özgürlük plavarasının arkasında koskoca bir sömürgecilik sevdasının olduğu unutulmamalı.Kahrolsun Batıllla birlikte olanlar.
Foto Galeriler Videolar Yazarlar Günün Özeti
TİMETÜRK SON HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR