Eğitim
Karakter boyutu : 8 Punto 10 Punto 12 Punto 14 Punto
HEDER OLAN İSTİDAT VE KABİLİYETLER-2
29 Kasım 2008 / 08:30

     Yani insana hak ettiği değeri verme meselesi halledilmeden tam bir eğitimden bahsetmek mümkün değildir. O zaman insana hak ettiği değeri kim veya kimler veriyor onu araştırıp bulmak ve bize yol gösterici olarak orayı başlangıç noktası edinmek en sağlıklı yol olacaktır. Burada antrparantez arz etmek isterim ki insanı ilahlaştırmak veya putlaştırmak ona hakiki değerini vermek demek değildir, bilakis ona kaldıramayacağı bir yük yüklemek gibidir, daha doğrusu insanlıktan uzaklaştırmanın insana fayda getirmeyeceğini bilmek herhalde izah haricindedir. Yani insan ne beşeri bir ilahtır nede konuşan bir hayvandır o istidat ve kabiliyetleriyle hakiki insan olmaya aday potansiyel bir varlıktır.



          Eğitim işine temelden mübaşeret edilecekse insanla ilk muhatap olan anneler ve babalar hedef kitle olarak seçilmelidir ki insanımız temelden heder olma yoluna girmesin. Burada aileler için ideal bir anne baba profili bulmamız icap ediyor ki ebeveynler kendilerini idealize etme imkânı bulsunlar. Esasen, bu eğitim sürecinde bir zaaf söz konusudur; çünkü eğitimin ihmal edildiği toplumlardaki fertleri bir anda eğitilmiş kılmak mümkün değildir; çünkü bir önceki nesil mutlaka bir sonraki nesli etkilemektedir ve bu etkileyiş dozu zannettiğimizden daha fazladır, dolayısıyla eğitim ihmal edilmiş bir toplumda ideal eğitim dikişi tutturmak tam olarak mümkün değildir; başlangıçta yama bir eğitimle sonraki dikişlerde ideal olana döneceği ümit edilir sadece. Ebeveyn eğitimi adına bir şey söyleyecek halimiz yok; ama bir ebeveyn sertifikası  çıkarılması ve nikah için gerekli kılınması belki de ideale yaklaşma adına bir adım olabilir, fakat bu sertifikayı da ranta dönüştürme ihtimalimizden korkuyor ve aman ha sürücü belgesi almak gibi olmasın diyorum.




         Ebeveyn eğitimi bizim toplumumuz için çok ciddi bir iştir ve her anne ve baba adayının evlenmeden önce düşünmesi gereken “ben ebeveyn olmak için hazır mıyım? Ve yahut eğitim adına aldığım ve vereceğim şeyler yeterli mi? gibi soruların bize biraz sorumluluk katacağı muhakkaktır. Burada işin temel esprisi belki de insanımızın evlenme sebeplerini tam tahlil etmeden anlaşılamaz. Aile kurma sorumluluğuna kendini hazır hisseden kaç insanımız var acaba? Veya vatanıma milletime hayırlı bir evlat yetiştirme vakti geldi diyen… Yoksa biz sadece kendimizi tatmin için mi aile kuruyoruz veya kendi ailemizin zoruyla mı? Bizi biz yapan değerlerden uzaklaştıkça ve sorumluluk bilinciyle kendimizi yetiştirmedikçe bizden köy de olmaz kasaba da. Sadece kendini günübirlik tatmin vadilerinde dolaştıran bir mahlûka döneriz ve zaten o zaman toplumumuza zararlı bir unsur olarak virüs saçarız, bir de aile kurar gibi yapıp virüsleri toplu saçmayalım, başkalarının hayatını zehir ederek ve kendi değersizliğimizi değerli olmaya aday olan çocuklarımıza ve eşlerimize yaftalayarak…



         Ebeveyn eğitimi için kollar sıvanmalı, herkes kendinden başlayarak okumaya- okutmaya, anlamaya-anlatmaya, yaşamaya-yaşatmaya başlamalı ideal ebeveyn profilini. Bu nasıl bir profil, onun da çok yakınımızda olduğu kanaatindeyim belki de aynı odada bulunuyoruz kim bilir. Bunu da devletten bekleme gafletine düşmeyelim, devletin sorumluluk alanı çok geniş ve yapması gereken daha önemli(!) işler var, onlara da temas etmek istikbaldeki vakitlere kaldı, hayırlısı deyip üç noktayı koyuyoruz…

Okunma Sayısı : 121
Yorum Sayısı : 0